Duygusal manipülasyonu ne kadar iyi biliyoruz?

Ülkemizde ve dünyada fiziksel, cinsel şiddet haberlerine ne yazık ki sıklıkla rastlıyoruz. Etkileri somut  bir şekilde görülebilen, somut olarak teşhis edilen bu şiddet türlerinin dışında oldukça yıkıcı ve aslında insanlarda uzun süreli psikolojik hasara sebep olan başka bir şiddet türü var, o da duygusal manipülasyon... Gelin birlikte 'duygusal manipülasyonu' tanıyalım...

Duygusal manipülasyonu ne kadar iyi biliyoruz?

Duygusal manipülasyon nedir?

Duygusal manipülasyon nedir?

Duygusal manipülasyon başka birinin algısını, duygusunu, düşüncesini, davranışını ve hatta hayatını istenilen yönde değiştirmeyi amaçlayan aldatıcı, duygusal olarak tahrip edici ve psikolojik problemlere yol açıcı bir etki türüdür. Ancak kişinin hayat kalitesini ciddi  anlamda etkileyen, değiştiren, bir nevi kabusa dönüştüren duygusal manipülasyonun farkına varmak çok güçtür. Öyle ki kişi duygusal manipülasyona maruz kaldığını fark ettiğinde dahi kendi akıl sağlığından şüphe duymaya başlar!

Duygusal manipülasyona maruz kalan kişi aslında istemediği şekilde davranmaya psikolojik olarak zorlanıyordur, her ne kadar seçimlerinde özgür olduğunun bilicinde olsa da manipülatörün oluşturduğu yoğun duygusal baskıdan dolayı istediği şeyleri yapamaz, yoğun suçluluk duyar. Manipülatör burada karşısındaki kişinin zaaflarının farkındadır, gizli, örtülü bir şekilde ama tamamen bilinçli olarak karşısındaki kişiyi yoğun duygusal baskı altına alır ve bu yolla kendisi maddi veya psikolojik bir çıkar sağlar. Duygusal manipülatörlere örnek olarak sürekli kendisini 'fedakarlık' yapan kişi olarak tanımlayan ama bu 'sözde fedakarlık' ile istediği maddi/manevi/duygusal/psikolojik çıkarı elde edemeyince sitem eden, karşısındakine suçluluk hissettiren kişileri verebiliriz. Bu kişilerin her davranışı belli bir amaca yöneliktir, aslında bütün yaptıkları elde etmek istediği şeylere yönelik birer psikolojik rüşvettir.

Duygusal manipülasyonun etkisi

Duygusal manipülasyonun etkisi

Duygusal manipülasyon kişiye öyle derin hasar verir ki mağdur kişi bir yerden sonra kendi zekasını, mantığını, duygularını, iradesini kullanmaz hale gelir ve durum yavaş yavaş patolojik bir hal almaya başlar. Aslında kişinin duygu ve düşüncelerinin üzerindeki kontrol yetisini kaybetmesi, gerçeklik algısını yitirmesi, kendi duygu ve düşüncelerine inancını yitirmesi travmatik yaşantı ile aynı boyuttadır, bu sebeple duygusal manipülasyona maruz kalan kişinin travmatik yaşantıya maruz kaldığını söylemek de mümkün olabilir. Kişinin duygusal manipülasyona maruz kaldığını fark etmesi uzun yıllarını alabilir hatta hiç fark etmeyebilir.

Peki duygusal manipülatörler nasıl kişilerdir?

Peki duygusal manipülatörler nasıl kişilerdir?

Duygusal manipülasyona sahip kişiler narsist ve antisosyal kişilik bozukluğuna sahip bireyler olabileceği gibi narsizmin ve antisosyal kişilik bozukluğunun kimi özelliklerine sahip kişiler olabilirler.

Genel olarak ifade etmek gerekirse manipülatörler duygu sömürüsü, kurban rolünü oynama, mahrum bırakma, suçluluk duygusu yaratma, yalan söyleme, egoyu okşama gibi stratejileri kullanarak mağduru manipüle ederler. Duygusal manipülatörlere daha çok aile içinde, romantik ilişkilerde ve iş yaşamında rastlarız.

Manipülatörün öfkesinden, gazabından, siteminden, suçlamasından, duygu sömürülerinden çekinen kurban/mağdurlar istenileni yerine getirirler. Bunun yanında manipülatör arkadaşlarına/aile üyelerine/eşine aşırı fedakarca davranarak istediklerini elde etme yolunu da çok sık kullanır. Fedakarlık manipülatör için karşısındakini borçlu hissettirme aracıdır.

Manipülatörlerin büyük çoğunluğu aslında iyi rol oynar ve kendilerini olmadıkları biri gibi gösterebilirler, gerçek özelliklerini saklamakta başarılıdırlar. Gelelim mağdurları en çok zorlayan özelliklerine; manipülatörler gerçekleri paylaşırlar ancak bir kısmını saklayarak; bu noktada manipülatör gerçeği eksilterek ya da dönüştürerek söylediği için karşısındakini etkiler ancak söyledikleri fazlasıyla eksik ve manipüle edilmiştir.

Manipülatörler yakınlarını pragmatist bakış açısıyla seçerler. Kendileri için fedakarlık yapan, duygusal olarak kendilerine bağımlı olan, hayır diyemeyen kişileri yakınlarında bulundurmak isterler, çünkü onları manipüle ederek istekleri doğrultusunda yönetirler bunu yaparken de karşısındaki kişi için zaman zaman aşırı fedakarlıklar yaparlar ki mağdur onların niyetinden şüphe duymasın, tamamen karşılıksız sevgiye dayalı bir ilişki olduğuna inansın.

Manipülatörler özellikle istedikleri olmadığı zamanlarda karşısındaki kişiyi aşağılama, bağırma, tehdit etme ya da suçlama, duygusal mahrum bırakma ile tehdit etme, küsme gibi yollara başvurabilirler. İsteklerini elde etmek için karşısındaki kişiyi bencillikle ya da ilgisizlikle suçlayabilirler. Çok ısrarcı bir yapıya sahiptirler, istedikleri şeyi çok sık tekrar ederek yaptırdıkları çok olur.

Çoğunlukla gerçek niyetlerini insanlardan saklarlar, iyi birer aktördürler. Yalan söylemeden önce inandırıcı olmak için önce küçük doğruları itiraf ederler, üzgün olmadıkları zamanlarda üzgünmüş gibi davranabilirler, mağdur edilmiş kurban rolünü oynayarak, kendilerine acındırarak insanları kolaylıkla ikna ederler.

İnsanların arzuladıkları şeyleri bilmek onları yönetmek için kullandıkları bir yöntemdir. İnsanların egolarını okşamak, onları övmek, pohpohlamak insanlar üzerinde etkili olmak için en sık kullandıkları yöntemlerden biridir.

Haksız olduklarını kabul etmezler ve üste çıkmada, yaptıkları davranışlara bahane ve sebep bulmada iyidirler. Yanlış bir şey yaptıklarında ısrarla inkâr ederek sorunu çözmeye çalışırlar, işine gelmeyen şeyleri görmezden gelmekte iyidirler, saklamak istedikleri bir konu olduğunda laf kalabalığı yaparak konuyu başka yöne çekebilirler.

Duygusal manipülasyon yapan kişiler kimleri seçerler?

Duygusal manipülasyon yapan kişiler kimleri seçerler?

Duygusal manipülatörler daha çok duygusal olarak hassas, çocukluk çağı travmasına maruz kalmış ailesi tarafından duygusal olarak ihmal edilmiş, özgüven ve öz yeterlilik konusunda problem yaşayan bireyleri seçerler. Manipülatör bireyin yakın çevresinden ya da ailesinden biriyse mağdurda çok derin izler bırakabilir. Manipülasyon sonucunda mağdurun benlik saygısı düşer, yoğun bir umutsuzluk duygusu yaşar, kendi duygularından, düşüncelerinden, zekasından her şeyinden şüpheye düşer, çünkü manipülatör sürekli mağdura duygu sömürüsü yapar ve onu suçlar. Sonuçta mağdurda anksiyete, kronik depresyon, panik atak gibi psikolojik rahatsızlıklar görülmeye başlar.

Duygusal manipülasyona maruz kaldığınızı düşünüyorsanız...

Duygusal manipülasyona maruz kaldığınızı düşünüyorsanız...

Duygusal manipülatörün bu özelliklerini göz önünde bulundurduğunuzda siz de hayatınızın bir döneminde duygusal manipülasyona maruz kaldığınızı düşünüyor musunuz?





Psikolojik olarak manipüle edildiğinizi düşünüyorsanız hangi zayıf noktalarınızdan vurulduğunuzu düşünmeye başlamalısınız! Sağlıklı kişilik gelişimi öncelikli olarak olumlu-olumsuz yönlerin ve duyguların farkındalığı, daha sonra da kabulü ile gerçekleşir. Sigmund Freud'un da dediği gibi "Zayıf yanlarınızdan güçlü taraflarınız doğacaktır". Kendi hayatımızın kontrolünü sağlayabilmemiz, kendi aklımızla ve duygularımızla hareket edebilmemiz için öz farkındalığımızı artırmamız şart...
 

Bu makaleye ifade bırak