Geri Dön
MimarlıkHaliç kıyılarında bir kırmızı şato

Haliç kıyılarında bir kırmızı şato

Fener’den göğe uzanan o ‘kırmızı şato’nun görkemi, yüzyıllardır İstanbul’da varlığını koruyor. Büyülü mimarisiyle Fener Rum Lisesi, hepimize ilham kaynağı oluyor.

Haliç kıyılarında bir kırmızı şato

Henüz çocukken ayrıldığım İstanbul’a genç bir yetişkin olarak geri döndüğümde, bir gün Fener’in orta yerinde, sırtımı Haliç’in artık epeyce mavileşmiş sularına verip başımı yukarı doğru kaldırmış ve gözlerime inanamamıştım. Uzaktan hep merak ettiğim ama ilk kez bu kadar yakından gördüğüm kırmızı şatonun görkemiyle büyülenirken onun bir okul yapısı olduğuna inanamamıştım. Haklıydım aslında. Okul deyince bizim kuşağın aklına semt içlerinde apartmanlar arasına sıkışmış, çocuk ruhlarımızı kendine çağırmak yerine neredeyse “aman yaklaşma!” diye iten, soluk benizli, kasvetli ve sıkıcı binalar geliyordu. Okul dediğin böyle olmalı, diye düşündüğümü hatırlıyorum. Okul dediğin, kırmızı duvarları, dik ve yüksek merdivenleri, kale burçlarını andıran ve başı neredeyse gökyüzüne değen kuleleriyle Kaf Dağı’nın ardındaki o peri padişahının masalsı şatosuna benzemeli biraz! Tıpkı tam 138 yıldır heybetinden hiçbir şey kaybetmeden Haliç’in kıyısından İstanbul’u izleyen ve kentin zaman içindeki inanılmaz değişimine muhtemelen hayretler içinde tanıklık eden -eski adıyla- “Fener Rum Erkek Lisesi” gibi... Değişmeyen şeyler de vardı elbette. Tam karşısında boylu boyunca uzanan Altın Boynuz’un sularına bir batıp bir çıkarak oynaşan martılar, her sabah gün doğumu ile çapa alıp akşam günün bereketiyle geri dönen balıkçı tekneleri ve kıpkırmızı duvarlarının gölgesinde koşuşturup cıvıltılarıyla ona hayat veren çocuklar gibi...

 

İSTANBUL’UN ESKİ SEMTLERİNDEN

Fener’i bilenler bilir. Haliç’in Batı yakasında, Balat’la Ayakapı arasında yer alan, yığma binaları, dar sokakları ve Rum kökenli sakinleriyle tarihi Bizans dönemine kadar uzanan, İstanbul’un en eski semtlerinden biridir burası. Rum Patrikhanesi ve Ortodoks Kilisesi’nin bulunduğu Fener’de Osmanlı döneminde yoğun olarak Rum vatandaşlar yaşamış. Cumhuriyet yıllarında da bu özelliğini korumuş olan Fener semti o talihsiz 6-7 Eylül 1955 olaylarının ardından Rumların kitlesel olarak ülkeyi terk etmeleri ve İstanbul’a kırsal kesimlerden göç eden yoksul Türklerin bu semte yerleşmeleriyle yavaş yavaş kimlik değiştirmiş.

Fener’de, Tevkii Cafer Mahallesi’nde yer alan ve halk arasında “Kırmızı Okul” olarak da bilinen Fener Rum Erkek Lisesi, Fener’in o kendine özgü atmosferini tamamlayan en önemli yapılardan biri olarak biliniyor. Okul, temeli 1881 yılında atılan ve 1883’te tamamlanan bugünkü binasına yerleşmeden önce “Fener Rum Mektebi” adıyla çeşitli semtlerde eğitime devam etmiş.

Haliç kıyılarında bir kırmızı şato

 

PATRİKLER, VOYVODALAR YETİŞTİRDİ

Fener Rum Erkek Lisesi’nde 15. ve 19. yüzyıllar arasında akademik program uygulanmış. Bu dönemde Rumların birçok patrik ve despotu, Osmanlı saray ve Bab-ı Ali tercümanları, Eflak ve Boğdan voyvodaları yetiştiren okul 1880’den beri klasik lise olarak eğitim veriyor. Okulu 1856 yılına kadar Patrikhane tarafından seçilen beş metropolitten oluşan bir kurul yönetiyormuş. Lozan Antlaşması’ndan sonra metropolit yönetim kurulundan çekilmiş ve kurul bugün de olduğu gibi tamamen sivil üyelerden oluşmaya başlamış. Fener Rum Erkek Lisesi’nin bugünkü geliri Rum cemaatinin vakfettiği taşınmazlardan alınan kiralar ve çeşitli zenginlerin bağışlarıyla karşılanıyor. Cumhuriyet’in ilanından sonra Fener Rum Erkek Lisesi adını alan okul, 1989 yılında hemen bitişiğindeki Yuvakimion Kız Lisesi’nden öğrencileri kabulünden günümüze kadar karma eğitimle faaliyetine “Özel Fener Rum Ortaokulu ve Lisesi” olarak devam ediyor.

 

BÜYÜLÜ MİMARİ

3 bin metrekarenin üzerinde bir kullanım alanına sahip olan Özel Fener Rum Ortaokulu ve Lisesi, 19. yüzyılın eklektik mimari anlayışının izlerini taşıyor. Yapının mimarı Konstandinos Dimadis 19. yüzyılın ikinci yarısında İstanbul’da yaşamış bir Rum’du. Viyana ve Almanya’da eğitim alan Dimadis, Osmanlı hakimiyetindeki topraklarda ve en çok da İstanbul’da pek çok yapının mimari projesine imza atmış bir isim. Örneğin, İstanbul’daki Yunan Başkonsolosluğu binası da Konstandinos Dimadis’in eserlerinden biri. Cepheye rengini veren kırmızı Marsilya tuğlası ve granit taşı ile inşa edilen Özel Fener Rum Erkek Ortaokulu ve Lisesi antisismik özelliği sayesinde İstanbul’un geçirdiği büyük depremlerde zarar görmeden ayakta kalabilmiş. Yüksek kasnaklı ve dilimli kubbeli binada bir de aydınlık feneri bulunuyor. Okulun bugün kullanılmayan kulelerinden birinde eskiden bir de rasathane bulunuyormuş.

Mimari planlaması simetrik bir düzene oturtulmuş olan yapının en etkileyici bölümlerinden biri de hiç kuşkusuz tören odası. Tören odası, palmetleri, yumurta, boncuk dizisi ve kış motifli kompozit sütun başlıklarıyla adeta klasik Yunan tapınaklarını andırıyor.

Geçmişte edebiyat, felsefe ve tarih ağırlıklı eğitim veren Özel Fener Rum Erkek Ortaokulu ve Lisesi’nin tören salonunun duvarlarında filozof resimlerinin bulunması bu anlamda hiç de şaşırtıcı değil. Binanın dış cephesini dolaşan meander motifi içte de sıkça kullanılırken, eski çağlarda zeka sembolü olarak bilinen baykuş motifi de tören salonunun duvar üstlerindeki kabartmalarda göze çarpıyor.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler