Gökkuşağında gerçekte kaç renk vardır?

Uzun süren yaz aylarının ardından sonbaharın gelmesiyle ve yağmurlu havaların içimize huzur serpmesiyle hepimiz bir ohh! çektik gibi. Yağmurlu havaların ardından gökyüzünde  beliren, çocukluğumuzu süsleyen o muhteşem gökkuşağı. Sevmeyeniniz yoktur herhalde. Peki gerçekten gökkuşağındaki renkler bildiğimizle sınırlı mı? Yoksa gökkuşağında bilmediğimiz, göremediğimiz renkler de mi var? Biraz da gökkuşağına Molatik olalım.

Gökkuşağında gerçekte kaç renk vardır?

Bildiğimiz renkler

Bildiğimiz renkler

Hepimiz, çocukken çizdiğimiz resimleri süsleyen gökkuşağının yedi renkten oluştuğunu biliyoruz. En azından bu şekilde öğrendik."Bambaşka bir gerçekle karşınızdayız" demeden önce renkleri sayalım... Kırmızı, Turuncu, Sarı, Yeşil, Mavi, Lacivert ve Mor.

Bilimsel çalışmalar

 Bilimsel çalışmalar

Bildiğimiz renklerin aksine bilimsel araştırmalar, bizlere gökkuşağının içinde daha fazla renk olduğunu söylüyor. Gökkuşakları, su damlacıklarının ışığı yansıttığı meteorolojik bir olaydır.


How Stuff Works'e göre ışık birçok farklı renkten oluşur. Böylece su damlacıkları bir miktar ışığa çarptığında, su renkleri dağıtır. Pencerenin kenarına bir bardak su koyarak bile bu deneyi basit bir şekilde gözlemleyebiliriz.
 

Neden yedi renk görüyoruz?

 Neden yedi renk görüyoruz?

Atmospheric Optics'e göre, gökkuşakları, aslında sadece herkesin aşina olduğu yedi şeritten değil, birden fazla üst üste binen renk bantlarından oluşur.
Yani bir gökkuşağına baktığımızda gördüğümüz şey, insanların genellikle gökkuşağı olarak düşündüklerini oluşturan farklı renklerin bir karışımıdır.
Bilim insanları, bir gökkuşağının kaç rengi dağıtabileceğini bulmak için çalışmalar yapmışlar ve yediden farklı rengin olduğunu gözlemlemişler.
Bir gökkuşağının ortaya çıkardığı renkler, görünür spektrumdaki renklerdir.
Bilim Blogları , gözlerimizin beyaz ışığı oluşturan renklerin yalnızca küçük bir yüzdesini gördüğünü açıkladı. 
İnsanlar yalnızca 400 nanometre ila 700 nanometre dalga boylarını kaydedebilir, yani gözlerimiz yalnızca bu frekans içindeki renkleri ayırt edebilir. 
Ancak ışık, hatta güneş ışığı değişen frekanslardaki renklerden oluşur. Örneğin, insanlar ultraviyole veya kızılötesi ışığı göremezler. İşte bu yüzden
yediden fazla renk olsa da göz yapımız bunu görmeye elverişli değildir.

Newton'a teşekkür etmeliyiz

Newton'a teşekkür etmeliyiz

Minnesota Üniversitesi'ne göre Newton, renk ve rengin nasıl var olduğu hakkında derinlemesine çalışmalar yaptı. Newton, prizmalarla deneyler yaptı ve farklı renklerin nasıl karıştığını anlamaya çalıştı. Ancak Newton'un yapmak istediği şey, renkler fikrini sanatsal değerlerinden ayrı olarak açıklamaktı.
Ressamlar bugün kırmızı, mavi ve sarı olarak bildiğimiz ana renkleri geliştirdiler. Belirli karışımlarla ikincil renkleri elde eden ressamların aksine Newton üç önemli renkten daha fazlası olduğunu düşünüyordu. Böylece renklerin basamaklı gibi yerleştirildiği bir renk yelpazesi fikrini yarattı.
Müzik gibi renkleri gördü; her renk, tam bir oktav oluşturmak için diğerinin üzerine inşa edilir. İlk başta gökkuşağının beş temel renk barındırdığını teorileştirdi. Ama sonra fikrini değiştirdi. Newton'un fikri, gökkuşağında yedi ana renk olduğudur. Renkler? Kırmızı, turuncu, sarı, yeşil, mavi, çivit mavisi ve menekşe. 

 Newton, renkleri bir spektrum olarak düşünen ilk kişi değildi. Eski Yunanlılar da onun gibi düşünmüş olsa da bugün gökkuşağının yedi renkten oluştuğu bilgisini Newton'a borçluyuz.

 

Bu makaleye ifade bırak