Hollanda'da kadınlara zorunlu askerliğin gelmesi ne demek?

Geçtiğimiz günlerde Hollanda Savunma Bakanı, 17 yaşına giren yani 2003 doğumlu tüm kadınlara askerlik celbi gönderileceğini açıkladı. Bu kararın cinsiyet eşitliği kapsamında alındığını belirterek kadın ve erkeğin eşit haklara sahip olduğu gibi eşit yükümlülüklere de sahip olduğunu vurguladı. Bu mesele hakkında ikiye ayrılan görüşlerden ne anlıyoruz, hadi Molatik olalım...

Hollanda'da kadınlara zorunlu askerliğin gelmesi ne demek?

Genelde kadınlar ön saflarda görev yapmıyor

Genelde kadınlar ön saflarda görev yapmıyor

Tarihe baktığınızda da şimdi de kadınların erkeklere kıyasla ordularda görece küçük rol oynadıkları aşikâr. Bunun sebebi de kadınların orduya girmelerinin genel olarak engellenmiş olması. Yıllar geçtikçe tabii ki birtakım değişiklikler oldu, bazı ülkeler kadınlara da zorunlu askerlik getirdi, birçoğu da kadınlar için askerliği gönüllülük esasına bağlı tutmayı seçti.

Dünya çapında kadınlar orduda birçok farklı görev alıyorsa da genelde aktif cephede göreve alınmıyorlar. Kadınların aktif cephede göreve alınmamaları hakkındaki tartışmalar yıllardır devam ediyor. Kimisi kadın-erkek eşitliliğini öne sürerek kadınların da erkekler gibi askere gitmesi gerektiğini savunurken, kimisi de bunun saçma ve gereksiz olduğunu düşünüyor.

Hollanda’da zorunlu askerlik yükümlülüğü artık kadınları da kapsayacak

Hollanda’da zorunlu askerlik yükümlülüğü artık kadınları da kapsayacak

Hollanda’da 1997 yılından beri zorunlu askerlik yükümlülüğü kaldırıldı aslında. 2018’de çıkan yasaya göre celp gönderilenler, ihtiyaç halinde savaşmak üzere ordu listesine kaydediliyor. “E peki madem durum bu neden kadınlara da celp gönderiliyor?” sorusu akıllara geliyor tabii.

Onu da şöyle açıklayalım, 2017 yılında eski Hollanda Savunma Bakanı Jeanine Hennis-Plasschaert, ihtiyaç duyulması halinde uygulanan zorunlu askerlik yasasının sadece erkekleri kapsamasını doğru bulmadığını açıklamıştı. Bu düşüncesi Bakan Hennis-Plasschaert’den de destek alınca Hollanda parlamentosu yasayı değiştirerek kadınları da zorunlu askerlik uygulamasına dahil etmişti.

Bu reform büyük ölçüde sembolik ama…

Bu reform büyük ölçüde sembolik ama…

Kadınların da zorunlu askerlik uygulamasında yer alması demek aslında Hollanda’nın vatanın savunması konusunda kadın-erkek ayrımı yapmayacağı anlamına geliyor ki bu aslında kötü bir şey değil. Tüm kadın ve erkeklere 17 yaşına girdikleri yıl askerlik siciline eklendiklerine dair bir mektup gönderilecek ama şu anda ne kadınların ne de erkeklerin orduya katılması gerekmiyor.

Ama şöyle bir durum var; ilerde ne olacak bilinmez, Hollanda’nın güvenliğini tehdit eden bir durum olursa tüm o celp gönderilen kadınlar ve erkekler silah altına alınabilecek. Yani şu an için her ne kadar sembolik bir reform olarak gözükse de 45 yaşın altındaki tüm yükümlüler olası bir tehlikede silah altına alınıp ordudaki görevine ne olduğunu anlayamadan başlamak zorunda kalacak.

Hollanda Prensesi Amalia’ya da celp belgesi gönderilecek

Hollanda Prensesi Amalia’ya da celp belgesi gönderilecek

Bütün bu meselenin içinde bence oldukça küçük bir detay ama zorunlu askerliğe kadınları da dahil ederken kadınlar içinde de eşit davranıldığını belirtmek adına bu konuya da değinmek gerekiyor.

Karar kapsamında celp gönderilecek 100 bin kadının arasında Hollanda Kralı Williem Alexander'in kızı Prenses Amalia’nın da olduğu haberlerine yer verdi Hollanda medyası. 

 

 

Nihai amaç kadınların askeri kariyere başvurmasını sağlamak

Nihai amaç kadınların askeri kariyere başvurmasını sağlamak

Hollanda hükümeti Savunma Bakanlığı’nın daha çok kadını askeri kariyere teşvik etme çabasını destekliyor ve bunun belli başlı sebepleri var. Gönderilecek askerlik celp belgelerinde, kadınların profesyonel askerlik görevlerine de başvurabilecekleri belirtilecekmiş. Sürekli kadın-erkek eşitliğine vurgu yapılıyor olsa da birtakım stratejik sebepleri de var gibi geliyor bana. Personel çeşitlendirmesiyle yani hem kadın hem erkek askerlerin orduda ön safhada savaşması halinde operasyonel kapasitenin güçleneceğine inanıyorlar.

Mesela kadın askerlerin savaş alanındaki belli topluluklarla daha iyi iletişim kuracağına inanılıyor. Bunun en büyük örneği de Afganistan ordusunda görev alan kadın askerlerin muhafazakar kültürlerinden dolayı kocalarının izni olmadan tanımadıkları erkeklerle, yani karşı ordunun erkek askerleriyle iletişim kuramıyor olması. Birçok ülkede kadın askerlerin de görev aldığını göz önünde bulundurunca bu kararın altında kadının kadınla daha iyi anlaşılabileceği ve istihbarat operasyonlarının daha sağlam olacağı inancı da yatıyor yani.

Hollanda’da askeri personelin sadece yüzde 10’u kadın

Hollanda’da askeri personelin sadece yüzde 10’u kadın

Kadınların da askeri kariyere ilgisini çekmek amacıyla birçok kampanya yürütmüş olmalarına rağmen, Hollanda ordusundaki kadın sayısı oldukça az. E, bunun bir sebebi olmalı bence. Gönüllü olarak orduya katılabilme şansları olmasına rağmen başvuran kadın olmaması bir şeyden memnuniyetsiz olduklarını işaret eder bence. Ordudaki kadın oranını yükseltmek için başvurulacak yol zorunlu askerlik yükümlülüğü getirmek miydi? İşte orası tartışmaya açık.

Hollanda hükümetinin kadın-erkek eşitliğinin vurgulayarak yürürlüğe koyduğu yasanın altında yatan iyi niyeti ve çabayı görsem de orduda kadınların azınlıkta oluşu mevcut cinsiyet politikasının yeterli olmadığını düşünmeye itiyor beni.

Kadın-erkek eşitliği ne demek?

Kadın-erkek eşitliği ne demek?

Ayrıca kadın-erkek eşitliğini herkes farklı yorumladığı için bu konuyu da bir açıklığa kavuşturmamız gerekiyor bence. Kadın-erkek eşitliği, kadın ve erkeğin tamamıyla eşit şartlara ve yükümlülüklere sahip olması demek değil.

Kadın-erkek eşitliği, kadın ve erkeğin isteklerinin eşit şartlarla değerlendirilmesi, cinsiyetlerinden bağımsız, birey olarak eşit hak tanınmasıyla alakalıdır. Yani kısacası, ne kadını ne de erkeği üstün, ayrıcalıklı veya kıyasla daha çok söz sahibi görmemekten ibarettir. Hollanda’nın iyi niyetli atılımına rağmen bu noktada bir kafa karışıklığı yaşadığına inanıyorum ben. Çünkü bu yasaya göre kadın da erkek de istese de istemese de ihtiyaç halinde orduda askerlik yapmak mecburiyetinde.

Kadınların orduya katılma isteğini azaltan şey ne?

Kadınların orduya katılma isteğini azaltan şey ne?

Hollanda hükümetinin altını çizdiği üzere bu kararın kadın ve erkeğin haklarının eşit olduğu gibi yükümlülüklerinin de eşit olması gerektiği fikriyle almış olması çok mantıklı gelmiyor bana. Hatta erkeklerin ve kadınların yükümlülüklerin de eşit olması gerektiği fikrinin kadınların orduya entegrasyonunu azalttığını düşünüyorum.

Tabii ki kadınların orduda erkekler kadar yetkin ve başarılı olacağına inanmadığımdan değil, aksine kadının ve erkeğin farklı bakış açıları, çözüm yöntemleri ve stratejik planlar yürüteceğini düşünüyorum. Ama kim ne derse desin kabul edilmesi gereken bir şey var; o da fiziksel farklılıklar. Kadınların erkeklerle aynı yükümlülüklere sahip olup erkeklerle aynı fiziksel görevleri yerine getirmesini beklemek, kadınlardan erkeklere nazaran daha fazlasını talep etmek oluyor.

Beklenen katılımın sağlanması için farklılıklara önem verilmeli

Beklenen katılımın sağlanması için farklılıklara önem verilmeli

Savunma Bakanlığı Hollanda ordusunda daha fazla kadının yer almasını istiyorsa kadınların ihtiyaç ve farklılıklarını mutlaka göz önünde bulundurmak zorunda bence. Evet, bu kadınlara erkeklerden daha farklı davranılması demek ben de farkındayım. Ama kadınların orduda daha rahat olması veya fayda sağlamaması demek de değil.

Herkesin özel ihtiyaçlarının ve farklılıklarının göz önünde bulundurularak ona göre davranılması demek. Yani kadın-erkek eşitliği demek. Örnek vermek gerekirse en basiti kadın ve erkeğin ağırlığından bahsedebiliriz mesela. Erkekler kadınlara nazaran daha ağır, yapılı ve fiziksel anlamda daha iriler. Hem kadın hem erkek aynı yükümlülüğe sahiptir demek yerine ordudaki fiziksel görevlerde bu farklılığı da düşünerek kadın ve erkeği eşitlemek doğru olanı.

Zorunlu askerlik mi profesyonel askerlik mi?

Zorunlu askerlik mi profesyonel askerlik mi?

Oldukça tartışmaya açık bir fikir olduğunun farkında olmakla beraber, zorunlu askerliğin genel anlamda şiddeti ve öldürmeyi vatanı savunup koruma adı altında normalleştirdiğini düşünüyorum. Hatta dünya genelinde erkeklerin cinayet işlemeye daha yatkın olmasının altında militarizmin kilit bir kavram olduğuna inanıyorum. Zorunlu askerliğin milyonlarca insanın yüreğine kor düşürdüğünü göz önünde bulundurunca zorunlu askerliğin kadınlar için de geçerli olması eşitlik yolunda atılmış muhteşem bir adım gibi gelmiyor bana.



Elbette orduya ve tehdit altında kalındığında vatanı savunacak askerlere, kadın erkek fark etmeksizin ihtiyacımız var. Ama bana kalırsa ordular, zorunlu askerlik yoluyla değil de gerçekten askerliği kariyer olarak seçip bu göreve gönlünü verecek insanlarla oluşturulmalı. Profesyonel askerlik uygulamasının tanımı da tam anlamıyla bu işte. Askerlik zorla değil gerçekten isteyerek, tutkuyla yapılması gereken bir şey olmalı.

 

Bu makaleye ifade bırak