Merhaba bozacı, merhaba poğaçacı!

Şu an bedensel olarak var olan hemen hemen her insanın yaşadığı-yaşadığımız; tekinsiz, belirsiz zamana virgül koyarak odanıza başka bir pencere açmak istiyorum. Son aylarda duyamasak bile üst jenerasyonların tanıdığı, ahbaplık ettiği bu "Booo-zaaa" sesinin zihninizde, mahallenizde dolaşıyor olmasını diliyorum...

Merhaba bozacı, merhaba poğaçacı!

Bugüne kadar hep kitaplarda okuduğum, televizyonlarda izlediğim ama sokaklardaki varlığına kışa girerken şahit olduğum bozacı. Üstelik her akşam aynı saatte!

Tükenen bir meslek bozacılık. Geriye gittikçe sanki ellerim daha renkli sayfaları çeviriyor. Tarihi 8-9 bin yıl öncesinin Mezopotamyası'na dayanıyor ve Türklerin göçleriyle birlikte dünyanın birçok yerine yayılıyor. Türklerin gururlarından biri olarak anılan boza, Orta Asya Türkleri tarafından hem gıda hem de içecek olarak kullanılırken daha çok soğuk iklim yaşanan yerlerde tüketiliyormuş.

Bozaya Selçuklularda 'Bekni',  Karahanlılarda 'Buhoun', Araplarda ise 'Mizr' denilirmiş.

Osmanlı döneminde ise en verimli çağını yaşamıştır boza. Bilinen en eski Türk içeceklerinden biri olan boza; ilginçtir ki, başta Beyoğlu olmak üzere, kış aylarında hâlâ yorulmadan her gece sahneye çıkarak yerini korumaya etmektedir. Ama tabii o zamanlar için bahsettiğimiz boza ile şimdilerde tükettiğimiz boza aynı değil. Dönemin Ermenilerinin ürettiği boza; sulu, cıvık ve ekşi iken Hacı Sadık Efendi'nin 1870 yılında Arnavutluk’tan İstanbul’a gelmesi ile birlikte tarifi de değiştiriyor ve günümüzdeki Vefa Bozası halini alıyor. Bölgeye de ismini veren 'Vefa Boza' o zamandan beri kış aylarında boza yaz aylarında ise şıra olarak karşımıza çıkıyor.

 

 

"Bozacının şahidi şıracıdır"

Çok sık duyduğumuz "Bozacının şahidi şıracıdır" atasözünün ne anlama geldiğini biliyor muydunuz? Açıkçası ben bilmiyordum. Araştırırken bu konuda çok fazla hikâye olduğunu öğrendim. Sevdiğim iki tanesini sizinle paylaşacağım.  

İlki, kış aylarında boza yaz aylarında şıranın gelişi ile ilgili aslında. Bozanın bitmesi şıranın, şıranın bitmesi ise bozanın geleceğinin habercisiymiş. Yani aslında birbirlerine şahitlik ederlermiş. Üstelik şahitlik bu kadarıyla da bitmiyor. Diğer bir rivayette ise; Osmanlı’da şarap içilmesinin yasaklandığı zaman, bozacılar ve şıracılar bu etiketle el altından şarap satarlarmış. Hakim karşısına çıktıkları zaman ise birbirlerine şahitlik ederlermiş.

Aslında şıracı ve bozacı iki hikâyede de aynı kişi olduğu için yine aynı cevabı verirlermiş. Satıcı yaz mevsiminde şıracı iken kış mevsiminde bozacı oluverirmiş. Aslında günümüze kadar atasözü olarak gelen bir satış hilesidir.

 

 

Sizlere Mehmet Abi'yi de tanıtayım: Kendisi 30 yıllık bir bozacı, hatta bölgede bilinen, devam eden en eski bozacılardan. Üstelik kış aylarında her gün aynı saatte geliyor, şaşmıyor. İki üç ay önce onunla konuştuğumda, "Ömrüm yetene kadar bozacılık yapacağım" diyordu. Beni bu yazıyı yazmaya motive eden bozacı Mehmet abi zamanında Orhan Pamuk Beyi de roman yazmaya motive etmiş.

'Kafamda Bir Tuhaflık' romanının ana karakteri Mevlüt Karataş, bizim mahallenin de ana karakterlerinden biri aynı zamanda. Öyle dolaşıyor sokaklarda.

Zaten Mevlüt Karataş’ın hikâyesi de Mehmet Abi'nin hikâyesi de Vefa Bozalarının yaratıcısı Hacı Sadık Efendi’nin hikayesi gibi 'göç' ile başlıyor. Bir şekilde yollarının İstanbul’a gelmesi ile...

 

 

Yolu hep İstanbul’da olan Orhan Pamuk ise güvenli alanından, yani İstanbul burjuvazisinden çıkarak çalışmaya başlıyor. Bunu pejoratif anlamda söylemiyorum. 6 yıl boyunca çok fazla sokak gezerek, çalışarak, sokak satıcılarıyla röportaj yaparak yazıyor kitabını. Ayrıntılı ve yalın.

Merhaba poğaçacı!

Kendisinin hazırladığı 'Orhan Pamuk: A Strange Mind' belgeseli ile viral haline gelen poğaçacı Remzi Gelik de o sokak satıcılarından biri. Hatta belki de Pamuk’un ana karakteri Mevlüt'e en yakın hissettiği…

Zaten siz de okurken sanki o bozacı gibi İstanbul sokaklarında yürüyorsunuz. Sokaklar, şehir sizin oluyor. Dönüşüme, gelişime (!) şahitlik ediyorsunuz. Bazen gönüllü bazen de gönülsüz ettiğimiz bir şahitlik bu.

Zaten neydi: “Bozacının şahidi şıracıdır.”

 

Bu makaleye ifade bırak