Molatik Nostaljik: Adile Naşit

Türk sinemasının en tatlı, en iyi kalpli, en annesi olan Adile Naşit kâh acı kâh tatlı yaşamıyla karşımızda olmuştu. Aramızdan ayrılışının üzerinden yıllar geçmiş olsa da onu hala çok seviyoruz. Peki, Adile Naşit’i bu kadar sevmemizin sebebi nedir? İşte karşınızda güzel insan Adile Naşit…

Molatik Nostaljik: Adile Naşit

Tiyatrocu anne baba

Tiyatrocu anne baba

Adile Naşit’in bu kadar başarılı olmasının sebebi anne babasıyla ilgiliydi belki de. Tiyatro sahnelerinde yaşama merhaba demişti. Ayrıca gülen yüzü adeta babası Naşit Özcan'dan mirastı, çünkü babasının lakabı "Sultan Hamid'i bile güldüren adam"dı. Diğer ismi ise Komik-i Şehir (Şehrin komiği)’ydi.

14 yaşında sahnede

14 yaşında sahnede

Baba mesleğini çok seven Adile Naşit henüz 14 yaşındayken babasını kaybedince soluğu sahnede buldu. “Her Şeyden Biraz” isimli çocuk oyunuyla seyirci ile ilk kez buluştu. Tüm Türkiye’yi saracak sevgi böylelikle başlamıştı.

Sinemaya merhaba

Sinemaya merhaba

17 yaşına geldiğinde ise sinemacıların dikkatini çekmeye başladı. İlk filmi olan Yara filmiyle daha geniş kitlelerle buluşmaya başladı. Ancak 70’lere gelinceye kadar çok fazla kamera karşısına geçmedi. Daha çok kardeşi Selim Naşit ile birlikte kurdukları tiyatroda seyirciyle buluştu.

Tonton anne

Tonton anne

Kısa boyu ve hafif kilolu haliyle anne rolleri için biçilmez bir kaftan olmuştu Adile Naşit. Yavaş yavaş filmlerde rol almaya başladı.

Gülümsemesinin ardında bir dram

Gülümsemesinin ardında bir dram

Bu dönemde yaşadığı bir dram da vardı Adile Naşit’in. Hepimizin annesi olan Adile teyzenin de bir çocuğu vardı. Adı Ahmet’ti ve oğlunu çok seviyordu. Ziya Keskiner ile birlikte türlü zorluklara göğüs geriyorlardı.

Şansız doğum

Şansız doğum

Oğlu Ahmet Keskiner kalp sorunlarıyla dünyaya gelmiş. Kalbi delik olan Ahmet 15 yaşında kalp ameliyatı olmuştu. Ailesi onun iyileşmesini bekler, hayata yeniden tutunmasını ister.

ABD’ye gitmesi gerekliydi

ABD’ye gitmesi gerekliydi

Aslında ameliyat ABD’de gerçekleşmesi gerekiyormuş ve ünlü tiyatrocuların o kadar parası yokmuş. Arkadaşları, dostları araya girip bu parayı toplamasına yardım etmiş, gişe hasılatlarını bağışlamışlar.

Üzen haber

Üzen haber

Ancak ameliyat başarılı geçmez, Ahmet Keskiner fenalaşarak komaya girmiş ve hayata veda etmişti. Oğlunun vefatını öğrendiğinde sahneye çıkmaya hazırlanan Adile Naşit yine de oyununu, içi kan ağlamasına rağmen sergilemiş.

Doğum günüydü ama…

Doğum günüydü ama…

Bu olaydan bir gün sonra Adile Naşit’in doğum günüydü. Ancak oğlu vefat edince, bir daha doğum gününü kutlamadı. O gün oğlunun cenazesine gelmek için bindiği uçağa bir daha hiç binmemiş.

'Süper ikili'

'Süper ikili'

Sinemaya adadığı hayatında en çok Münir Özkul ile yakıştırdık onu. Hatta bazıları onları karı koca bile sandı. Gerçekten çok yakışıyorlardı. Bizlere aile sıcaklığını, güçlü olmayı, sevgi ve saygıyı, aile olmanın güzelliğini aktardılar.  

Masalcı teyzemiz oldu

Masalcı teyzemiz oldu

Yaşadığı dramlar onu çok mutsuz etti. Yeğeni, Selim Naşit'inoğlu, ünlü oyuncu Necip Naşit Özcan halası hakkında “Sakin, dışa dönük gibi gözükse de aslında içine kapanık biriydi. Girdiği her ortamı neşelendiren, esprileriyle kahkahaya boğan bu kadın, 15 yaşındaki oğlunu kaybettikten sonra hep mutsuz yaşadı. Ve bu sıkıntısı onu ölüme kadar götürdü." demişti bir röportajda. Oğlunun ölümünün ardından adeta bizleri “Kuzucukları” olarak görmüştü. Uykudan Önce programıyla bizlere masallar anlattı.

Üzüntüyle ayrıldı bizden

Üzüntüyle ayrıldı bizden

57 yaşına geldiğinde bizlere veda etti Adile Naşit. Kalın bağırsak kanseri olan Naşit, geride onlarca güzel film ve kuzucuklarını bıraktı.

selcuk.bulut@milliyet.com.tr

Bu makaleye ifade bırak