
Molatik Gündem: Bu hafta nelere Molatik olduk? (20 Ağustos 2021)
Günlerde Cuma olduğuna göre yine Molatik Gündem günü gelmiş demektir. Bu hafta nelere Molatik olduk merak ediyorsanız, yazımıza bekliyoruuuuuz.
Ders almak gerekiyor
Bu hafta elbette Türkiye'nin yakın geçmişte yaşadığı en büyük doğal afetlerin başında gelen 17 Ağustos 1999 Gölcük Depremi'ne Molatik oldum. Her 17 Ağustos haftasındaki gibi yine içim buruk bir hafta geçirdim. 17 Ağustos'ta çok ama çok derin bir acı yaşadık. Deprem gerçeğini birçoklar ile tanıştıran bu olayın acı izleri ne yazık ki yıllar geçse de hâlâ çok derin ve taze. Beklenen büyük Marmara Depremi'ne karşı uzmanlar uyarıyor. Peki biz ne kadar farkındayız bu gerçeğin? Yakın bir dönemde Marmara'da büyük bir deprem olma ihtimali 1999'un üzerinden geçen her yılda daha da artıyor. Yani gerekli önlemlerin alınması gerekiyor. Bu konuda ne yazık ki yeterince bilinçli olmadığımızı düşünüyorum. Halbuki depremin büyüklüğü ne denli korkutucu olursa olsun eğer binanız deprem yönetmeliğine uygun yapılmışsa tabii ki içiniz rahat olmalı. Ama ne yazık ki bu konuda birçoklarımız 1999'u çoktan unutmuş durumda. İlla gerekli dersleri almak için büyük kayıplar yaşamak mı gerek? Bu kadercilik ısrarından vazgeçmek için 1999 depreminin merkez üssü Gölcük'te yaşadıklarını yıllar sonra röportajlarda anlatan vatandaşlara kulak vermek yeterli. Deprem değil binalar öldürüyor. Bu gerçeği artık kabullenmeli ve deprem konusuna çok daha hassasiyetle yaklaşmamız gerekiyor.
Mayk Şişman
Tamam anladık, yeter
Bu hafta özellikle yaz aylarının vazgeçilmezi olan nişan, düğün fotoğraflarına Molatik olduk. Yuva kurmak isteyen kişilerin ilk adımı attıkları nişan ve düğünler sosyal medyanın çıkmasıyla çığırından çıktı. Eskiden sakin sakin düzenlenen nişan törenleri artık bir şova dönüştürülmüş durumda. Sebep? Sosyal medyada ilgi çekmek. 'Ben nişanlandım. Kimse böyle nişanlanamaz. Oooh biraz da şurama nişan yapayım' mantığı galiba. Çekilen 2 milyor 390 bin fotoğrafın paylaşılması bizleri gerçekten geriyor. Aynı fotoğrafları post atıp üstüne bir de aynı fotoğrafı story olarak atmak da ne bileyim… Tamam anladık nişanlandın/evlendin.
Bir de evlenme teklifi sırasında aşırı şaşırma durumu var. İnsan etrafta bu kadar şatafat varsa kesin bir durumlar var, evlenme teklif edilecek diye düşünür. TIR’ından kaçak sigara çıkan TIR şoförü gibi "Aaaa onları kim koydu?" şeklinde şaşırıyorlar. Behzat Ç.’nin teklifi gibi olsa neyse diyeceğim de… Neyse çok doluyum.
Selçuk Bulut
'Kirli' bir şey değil!
Bu hafta Molatik olduğum konu reglin hastalık olarak görülmesi. Sosyal medyada kadınlar arasında sıkça tartışılan bir konu. Nedense her regl konusu açıldığında bir hastalık olarak 'grip'le eş değer görülüyor. Hatta bazıları o kadar ileriye gidiyor ki regl olduktan sonra "Kirlendim" ifadesini bile kullanıyor. Bence regli konuşmaktan, söylemekten, 'kirli' bir şey olmadığını vurgulamaktan çekinmemeliyiz. Ne bileyim yıl olmuş 2021 hâlâ regle çeşitli isimler koymak, bunun hakkında konuşamamak garip. Grip gibi görmek de daha garip. Verilen örneklerden biri de "Sen grip olduğunda söylemeye utanıyor musun?" Her ne kadar iyi niyetli görünse de regli doğrudan 'olumsuz' olanın tarafına koyuyor gibi oluyoruz. Bence regle 'hastalık' gözüyle bakılmamalı. Zaten birçok kadın regl ile olan travmalarından dolayı çok ağır bir şekilde regl dönemlerini geçiriyor. Bu sebeple 'hastalık' gözüyle bakmanın doğru olmayacağını düşünüyorum. Bu hafta da dünyayı kurtardığımıza göre iyi haftalar değerli Molatik okuyucuları.
Fazilet Şenol



