Nefret ettiklerimizi neden sosyal medyada takip ediyoruz?

Sosyal medya hayatımızın büyük çoğunluğunu kaplamış durumda. Sevdiğimiz sevmediğimiz birçok kişi bu mecrada mevcut. Genelde sevdiğimiz insanları takip ettiğimizi düşünüyoruz ama durum pek de öyle değil gibi. Sevmediğimiz hatta nefret ettiğimiz birçok kişinin takipçi listesinde adımız mevcut. Peki nefret ettiğimiz kişileri neden sosyal medyada takip ediyoruz? Gelin hep birlikte Molatik olalım...

Nefret ettiklerimizi neden sosyal medyada takip ediyoruz?

Neden takip ediyoruz?

Neden takip ediyoruz?

Şu aralar sosyal medyada nefreti influencer'lar toplasa da; politakıcılardan arkadaşlarımıza, öylesine bir kişiden meslektaşımız olan birçok insana kadar sevmediğimiz birçok kişiyi sosyal medyada takip ediyoruz. İyi de bunu neden yapıyoruz? Sosyal medyada sevmediğimiz bir sürü hesabı takip etmemizin sebebi ne?

Sevmediğimiz sıradan kişileri neden takipliyoruz?

Sevmediğimiz sıradan kişileri neden takipliyoruz?

fellik gezen bir insanı sevmemek ve onu takip etmek kolay. En azından hayatını merak edip kem gözlerimizi şöyle bir Instagram hesabında süzeriz. Ama normal bir vatandaş olup, hayatımızda arkadaşımız diyebileceğimiz herhangi bir kişiyi sevmediğimiz hatta hiç görüşmediğimiz arkadaşlarımızı neden takip ediyoruz. "Of şunun attığı posta ya da storye bak" dediğimiz kişiler neden takip listemizde?

Heyecan duyuyoruz

Heyecan duyuyoruz

Tabii ki her olay gibi bunun da psiklojik bazı açıklamaları var. Psikoterapist ablamız Sally Baker'a göre yapmış olduğumuz bu tuhaf davranıştan heyecan duyuyormuşuz. Çünkü beyindeli nefret ve sevgi duyguları bağlantılıymış.

Kendimizi iyi hissediyoruz

Kendimizi iyi hissediyoruz

Sally Baker bu durumu "Beyin, temelde bu hissiyatları birbirinden ayıramaz. Bir konuya yoğun ilgi gösterdiğimizde oksitosin, serotonin ve dopamin salınımı tetikleniyor. Biriyle duygusal olarak ilişki kurduğunuzda kendini iyi hissetme hormonları salgılanıyor. Bu duygusal ilişkinin pozitif veya negatif olması beyni ilgilendirmiyor. Bu hormonlar da etkileşime girilen kişiye karşı ateşli, duygusal hislere sebep oluyor" diyere açıklıyor. 

Komşularla aşık atıyoruz

Komşularla aşık atıyoruz

Tabii bir de işin içinde "Eltim taktığım bilezikleri görsün" hesabı var. Bir nevi sevmediğimiz kişilerle bir yarış içerisindeyiz. Birbirimize hayatlarımızı sunuyoruz ve altında "Ben senden daha iyi bir hayat yaşıyorum" deme psikolojisi yatıyor. Öyle ki dijital pazarlama stratejisti Charlotte Sheridan da bu durumu komşularla aşık atma alışkanlığına benzetiyor ve "Sosyal medyadan önce komşularınızın sizin hakkınızda ne düşündüğü önemsiyorsanız evinizin dışının güzel görünmesini sağlardınız ve dışarıdan mükemmel bir hayatınız olduğu varsayılırdı. Şimdi komşularınız neredeyse tanıdığınız herkes ve sadece evinizin dışını değil, hayatınızın her yönünü görüyorlar. Tabii siz de onların. Nasıl ebeveynlik yapıyorsunuz, ne giyiyorsunuz, kıskandırıcı aktivitelerle gününüzü gün ediyor musunuz, hepsi ortada" diyor. 
 

En iyisiyle sunuyoruz

En iyisiyle sunuyoruz

Charlotte ablamız pek de haksız sayılmaz sanırım. Sosyal medyada en iyi halimizle var olmaya çalışıyor ve sahip olduğumuz en iyi şeyleri sunmaya çalışıyoruz.
 

Merak duygusu

Merak duygusu

Olayın bir de merak etme kısmı var. Hiç mi kavgalı gürültülü biten ilişkilerin ardından eski sevgilileri, arkadaşları, kişileri ve kurumları "N'apıyo acaba meymenetsiz?" diye merak etmiyoruz. Ediyoruz tabii ki. Onca fake hesap neden var. Keza Newcastle Üniversitesi'nde öğretim görevlisi olan Dr. Martin Farr da aynı şeyleri söylüyor.

Kolay bir çıkış noktası

 Kolay bir çıkış noktası

Nefret edilen kişinin hayatını merak etmek davranışının yeni olmadığını, sadece sosyal medyanın işleri kolaştırdığını söyleyerek "21. yüzyılda nefret etmeyi çok sevdiğiniz kişilerin hayatını şahit olmanın, nahoş her gelişmeye sevinmenin hiçbir ahlaki sonucu yok. Bu durum nefreti son derece arzulanan ve çok kolay bir çıkış noktası haline getiriyor” diyor. 

"Nefretin yıkıcı etkisini..."

"Nefretin yıkıcı etkisini..."

Doktor Farr da bu durumda yapılabilecek en iyi şeyin bu nefretten uzaklaşmak olduğunu söyleyip "Telefonunuzu yere bırakın, ayağa kalkın ve biraz yürüyün. Nefret ettiğiniz birini takip etmenin yıkıcı etkisini sıfırlayan şey tamamen kayıtsızlıktır" demiş ve verilebilecek en doğru tavsiyeyi vermiş diyebiliriz. 

"Beğenmiyorsanız..."

"Beğenmiyorsanız..."

Koskoca doktor adam sonuçta. Yanlış konuşacak değil. Bu sebeple bence yavaş yavaş o başına her kötü iş geldiğinde çaktırmadan sevindiğiniz insanları takipten çıkarmanın vakti geldi. Kötülüğün kimseye bir faydası yok, nefretin de. Bütün ınfluencer'ların dediği gibi "Beğenmiyorsanız takipten çıkabilirsiniz." Aynen öyle... Şimdi herkes sakin olsun ve sosyal medyada aşık atmayı bir de sevmediği kişileri takipten etmeyi bıraksın. Herkese sevgi dolu ve akıl sağlığını koruduğu günler diliyorum. Sağlıcakla iyilikle kalın.


Fazilet.Senol@milliyet.com.tr
twitter.com/SenolFazilet
instagram.com/SenolFazilet
 

Bu makaleye ifade bırak