Nil Karaibrahimgil'in Corona şarkısı neden olay oldu?

Nil Karaibrahimgil akbabaya, keke, tek taş pırlantaya bile şarkı yazmış bir şarkıcı. E gündem Corona'yken onun bir Corona şarkısı yapmaması imkânsızdı. 'Hayaldi gerçek oldu'. Ama şarkının sözlerini dinleyince kafalar karışıyor epey bi'...

Nil Karaibrahimgil'in Corona şarkısı neden olay oldu?

Corona şarkısı gelmiş

Corona şarkısı gelmiş

Nil Karaibrahimgil'in bu zor günler için bir şarkı yazmaması mümkün müydü? Elbette değildi. Nil Karaibrahimgil, tam da kendisinden beklendiği gibi Corona virüse dair bir şarkı yazmış.

"Şu anki duygularım" diyerek paylaşmış

"Şu anki duygularım" diyerek paylaşmış

Almış eline gitarı her zamanki gibi, geçmiş kamera karşısına ve başlamış 'Corona' konseptli yazdığı şarkıyı söylemeye. "Şu anki duygularım" diyerek de Instagram hesabından paylaşmış.

Şarkının başı gayet güzel gidiyor

Şarkının başı gayet güzel gidiyor

Önce şarkının sözlerini yazalım: "Nasıl oldu biz de anlamadık. Birden evlerimize kapandık. Dünyayı bir virüs mü ne sarmış. Öldürürmüş hiç şakası yokmuş."


 




Buraya kadar her şey normal ilerliyor. Kafalar karışık hepimizin. Nil Karaibrahimgil de özet geçmiş. Devam edelim şarkıya: "Özlüyorum arkadaşlarımı. Annemi babamı özlüyorum. Sokaktan geçen yabancılara. Omzumla çarpmayı özlüyorum." Burası da gayet güzel.

 

Karantina ve Valentina... Nasıl yani?

Karantina ve Valentina... Nasıl yani?

Ancak asıl sıkıntılı bölüm geliyor şimdi: "Nereye kadar bu karantina? Sen biliyor musun Valentina? Çiçekler açıyorlar dışarda. Baharın da hiç haberi yokmuş." Gerçekten mi? Karantina-Valentina kısmı beni benden aldı, Çin'e götürdü şu anda. Ve sosyal medyada gördüğümüz kadarıyla fikrimde pek de yalnız değilim.

Ama her gün insanlar ölüyor

Ama her gün insanlar ölüyor

Nil Karaibrahimgil gayet yaratıcı bir şarkı sözü yazarı olabilir. Çoğu zaman yüzümüzü gülümseten şarkılara imza atıyor. Ama her gün insanların patır patır hasta ve hastanelik olduğu, can kayıplarının giderek arttığı bir durumla ilgili '-tina'lı, kafiyeli bir şarkı yazmak da pek hoş olmadı sanki. Üstelik dünyanın her yerini etkilediği gibi Türkiye'yi de vuran bir virüsten bahsediyoruz.

"'Korona hey, la la' kafasını anlamıyorum"

"'Korona hey, la la' kafasını anlamıyorum"

Şarkıya Ceylan Ertem de Molatik olmuş. "Kimseye karışmak istemem ama bu nedir?" deyip "Eğer hayvanları öldürdük, doğayı katlettik ve layığımızı buluyoruz hikâyesi üzerinden giderse bir şarkı, o zaman belki sevebilirim. Korona hey, la la şa la kafasını gerçekten anlamıyorum" diye devam etmiş.

Ortada 'la la'lık bir durum yok ki

Ortada 'la la'lık bir durum yok ki

Her ne kadar Nil Karaibrahimgil'in yaratıcılığına şapka çıkartsam da bu şarkıda offside'a düştüğünü düşünüyorum. Güzel bir şey yapmak isterken kendi kalesine gol atmak gibi. Ceylan Ertem'e yüzde 1 milyon katılmaktayım. Ortada 'la la la'lık bir durum yok çünkü.

"Gaza geldiler!" diyebilir misiniz?

"Gaza geldiler!" diyebilir misiniz?

Şöyle bir örnek verelim. İnsanlar gaz kaçağından zehirlenip hayatlarını kaybedebiliyor. Peki siz böyle bir haberi "Gaza geldiler!" başlığıyla okur musunuz? Ciddi bir olay üzerinden kelime oyunu yapılabilir mi? Yapılamaz.

'Yaratıcılık kazası'

'Yaratıcılık kazası'

Ortada ciddi bir durum varken, dünyadaki can kayıplarının sayısı her geçen gün artarken 'He-Man', 'Bat-Man', 'Pac-Man', 'Mad-Man' gibi bir kelime oyunu yapılmasını 'yaratıcılık kazası' olarak yorumluyorum açıkçası.

Gülümsetmek isterken...

Gülümsetmek isterken...

Nil Karaibrahimgil belli ki yüzümüzü gülümsetmek istemiş, pozitif enerji akışında olmamızı dilemiş. Ve hepimizi evlere hapseden şey Corona olduğu için Corona üzerinden yapmak istemiş.





Ama sonuç ne yazık ki olumsuz. Pozitif kalmayı Corona üzerinden halletmememiz gerekiyor belki de...

 

twitter.com/mayksisman
instagram.com/mayksisman
youtube.com/mayksisman
can.sisman@milliyet.com.tr

Bu makaleye ifade bırak