Geri Dön

”102 yıllık Ece’nin plastik cerrahiye ihtiyacı yok”

Ece Ajandası, geçtiğimiz hafta Karaköy’e beş katlı bir mağaza açtı. Ancak 102 yıllık markanın bu limana demir atmaya niyeti yok. Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde ve Japonya’da temsilcilikler yolda

”102 yıllık  Ece’nin plastik cerrahiye ihtiyacı yok”

Bazen bir üst düzey yöneticinin randevuları, bazen bir lise öğrencisinin günlük ödevleri, bazen bir manifaturacının aylık alacak listesi, bazen de bir ev hanımının pazardan alınacaklar listesi... Eğer bir Ece Ajandası kullanıcısıysanız, içine ne yazıyor olursanız olun dünyanın en önemli insanıymışsınız gibi hissedersiniz. İkinci Meşrutiyet’e tanıklık etmiş, “krokodil muhtıra” modeli ile Kurtuluş Savaşı için çalışmakta olan Mustafa Kemal’i kullanıcıları arasına katmış, II. Dünya Savaşı’nın kıtlık günlerinde bile üretime devam etmiş bir marka o. Zamana ve “fikir ayrılıkları”na direnen bir aile markası. Engin Ardıç’ın 2009 tarihli yazısında andığı gibi “ajandaların kraliçesi”... 102 yılı geride bırakan marka bugün binlerce cicili bicili çeşidin ve süper teknolojik muadillerinin yanında hâlâ her yaştan kullanıcıya hitap eden bir klasik. Ece Ajandası’nın marka yönetimiyle artık Murat Günşiray ve kızı Sedef Günşiray ilgileniyor. Ünlü aktör Orhan Günşiray’ın oğlu olan Murat Bey, anne tarafından ortağı olduğu Ece Ajandası’nı yönetme görevini yaklaşık iki ay önce devralmış. Markanın tarihini ailenin genç temsilcisi Sedef Hanım’dan dinliyoruz. Sohbetimize sonradan katılan Murat Bey önümüzdeki günlerde Ece’yi önce Avrupa’da sonra da Japonya’da göreceğimizi söylüyor.

Ece Ajandası neden bu kadar geniş bir kitle tarafından kullanılıyor sizce?

Sedef Günşiray: Öyle bir şey ki bu, sizinle yaşıyor... Hayatınızı içine döküyorsunuz. Vaktiyle dedeleriniz dökmüş, anne-babanız dökmüş, şimdi siz döküyorsunuz. Ve biliyorsunuz ki, bir aksilik olmazsa, sizin torunlarınızdan dokunacak bu deftere. Geçmişe dönüp fotoğraflara bakar gibi bakıyorsunuz eskiden yazdıklarınıza da... Bir de Ece Ajandası, sayılı yüz yıllık firmalardan. İnsanlar ister istemez o bildikleri isme yöneliyor.

Markanın tarihini anlatır mısınız biraz?

Sedef G.: Mehmet Sadık Bey, Erzurum depreminden sağ çıkıp 14 yaşında İstanbul’a geliyor ve Afitap’ı açıyor. Afitap İstanbul’un ilk kırtasiyesi olarak biliniyor. Sonra Maarif Kütüphanesi’ni, Saatli Maarif Takvimi’ni kuran Hacı Kasım’ın zeki ve sivri dilli kızı Talat Hanım’la evlenip 1910’da da Ece Ajandası’nı kuruyor. Oğulları Mürteza Bey işletmeye devam ediyor. Mürteza Bey’in karısı Cahit Uçuk ünlü çocuk kitapları yazarı. O da bir süre Ece için çalışmalar yapıyor.
İsmini aslında Ahmet’le evlenmesine izin verilmeyen Afgan Ece’den alıyor

İsmini güzellik kraliçesi Keriman Halis Ece’nin soyadından almış değil mi?

Sedef G.: Aslında şöyle, Mehmet Sadık’ın Mürteza’dan başka bir oğlu daha var, Ahmet. Ahmet günün birinde başını alıp Afganistan’a gidiyor. Orada bir kadına âşık oluyor. Adı Ece. Ece’yi Ahmet’e vermedikleri için evlenemiyorlar. Ahmet bu acıya dayanamayarak intihar ediyor. Ahmet’in intiharından sonra ajandalar “Aşkın Defterleri” olarak satılmaya başlıyor. Keriman Halis dünya güzeli seçildikten ve Ece soyadını aldıktan sonra da ona adanıyor. Ahmet’ten sonra ailede herkesin istediği kişiyle evlenmesine izin veriliyor.

Mürteza Bey’den sonra işi kim devam ettiriyor?

Sedef G.: Mürteza Bey öldükten sonra telif problemleri baş göstermiş. Ece ismini Mürteza Bey’in çırağı, o öldükten sonra kaydettirmiş. Sonra aile ile o kişi arasında bir telif sorunu olmuş.

”102 yıllık  Ece’nin plastik cerrahiye ihtiyacı yok”

Sedef Günşiray: “Karaköy’e Cağaloğlu’ndaki mağazayı taşıdık aslında. Alt katı mağaza, ikinci katta arşivi sergileyeceğiz. Üçüncü kat showroom olacak. Üst katlar yönetim ofisleri... Cağaoğlu’ndaki mağaza da yenileniyor, bitince orayı da açacağız.”

“İtalya, İspanya, Hollanda ve İngiltere ile görüşüyoruz”

Murat Bey, siz nasıl devraldınız markanın yönetim görevini?

Murat Günşiray: Benden önceki jenerasyon, büyük teyzeler, kuzenler mahkeme süreçleriyle ilgilendiler. O dönemde üretim devam ediyor ama çok az. Ben çok fazla bilmiyorum o dönemi, araştırmak da istemiyorum. Markanın zarar gördüğü bir dönem çünkü. Benim babam artist, Orhan Günşiray. Ben İngiltere’de tekstil teknoloji yönetimi okudum. Yaklaşık 26 yıldır giyim markası Barbour’ın Türkiye temsilcisiyim. Bir sene kadar önce aile markayı benim yönetmemi istedi. Uzlaştırıcı bir yapım vardır, biraz ondan belki... Ben de aile söz konusu olduğu için hayır diyemedim. Bir de 100 senelik firmalar kolay bulunmuyor. Dünyada çok var ama tek ailede kalmış çok fazla yok. Avrupa’da herkes geçmişinde hikaye olan yeni marka arıyor.

Ne gibi yenilikler olacak sizden sonra?

Murat G.: Bu seneden itibaren hepsinde hologram kullanmaya başladık. 2014 ajandalarında Avrupa kökenli kağıt kullanacağız. Yakında Ece’nin Avrupa macerası başlayacak. İtalya, İspanya, Hollanda, İngiltere ile görüşüyoruz. Onun dışında Japonya’da birkaç üst seviye mağaza Ece’yi satmak istiyor. Seneye çok farklı ürünler ve seriler göreceksiniz.

Neler aynı kalacak?

Murat S.: Ece Ajandası 100 küsur senedir İstanbul’da üretiliyor. Bu değişmeyecek. Bir de tasarımda büyük bir değişim olmayacak. Bizim yüzümüz bu, değiştirmeye gerek yok.
Sedef G.: Plastik cerrahiye gerek yok yani (gülüyor).

“Amerika’da tıp okuyacaktım, babam kandırıp buraya getirdi”

Siz nasıl dahil oldunuz bu işe?

Sedef G.: Ben Türkiye’ye döneli bir 1.5 sene oldu. Amerika’da okudum. Tıp fakültesine başlamak üzereyken babam kandırdı beni (gülüyor). “Üç ay dene burada çalışmayı, seversen kalırsın” dedi. Nasılsa döneceğim diye arabamı bile satmadan geldim. Bir daha gitmedim.

Keşke dönmeseydim dediğiniz zamanlar oluyor mu?

Sedef G.: Babamla kavga ettiğimiz zamanlarda diyorum (gülüyor). Onun dışında burada olmaktan, aile işinde çalışmaktan çok mutluyum.

Babanızla aranızda bir görev dağılımı var mı?

Murat G.: Bizimle çalışan kimsenin bir görev tanımı ya da titri yoktur. Herkes her şeyi yapar. Kurumsallığın getirdiği teknolojiyi kullanıyoruz ama kurumsal bir şirket olmak istemiyoruz. Akşam 6’da çıktıktan sonra ertesi gün işe gelene kadar burayı bir kere bile düşünmeyen adam benimle çok uzun süre çalışamaz.

Ece Ajandaları beş farklı seride, 29 çeşitten oluşuyor. Fiyatları 9 ile 89 lira arasında değişiyor.

“Yakında iPhone aplikasyonu olacak”

Kimler kullanıyor Ece Ajandası’nı daha çok?

Sedef G.: Geçen gün Horhor’da bir eskici dükkanına gittim, ajandası Ece’ydi. Oradan Karaköy Lokantası’na gittik Ece Rezervasyon kullanıyorlardı, oradan The House Cafe’ye gittik, onlar da aynı şekilde... Karaköy’de mağazanın arka sokağındaki mermer atölyesine gidin, oradaki usta da Ece Ajandası kullanıyor. Öğrencisi de kullanıyor, yöneticisi de...

Akıllı telefonlarla, tabletlerle rekabet zor oluyor mu?

Murat G.: Avrupalıların, Amerikalıların akıllı telefonları, tabletleri var ama ellerinde bir ya da iki ajanda da var. Bilgisayar çok üst düzey bir şey ama 15 gün evvel tuttuğum bir notu bulabilmek için 20 numara yapmam gerekiyor.

Sedef G.: Benden daha çok iPhone’la yaşayan insan yoktur.
Ama hiçbir şey kağıt kalemin yerini tutmuyor. Ece’nin de ileride bir aplikasyonu olacak ama o yazma hissinin verdiği mutluluğu hiçbir
şey veremez.

25 Şubat 2020 Magazin Haberleri Bülteni25 Şubat 2020 Magazin Haberleri Bülteni

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber