Geri Dön

“Avrupalı seyyahları kıskandım”

Bir İstanbul aşığı olan kentçizer Tarık Tolunay, Fractal İstanbul projesinin ikinci ayağı Haydarpaşa’nın ardından çalışmasına Eminönü ve Galata Köprüsü ile devam edecek

“Avrupalı seyyahları kıskandım”

Otuz yıllık çizerlik geçmişi olan Tarık Tolunay’ın, İstanbul’a olan sevgisini haritalara olan duyarlılığıyla harmanladığı çalışması Fractal İstanbul’un ikinci ayağı olan Haydarpaşa projesi kısa bir süre önce tamamlandı. Kendisini “kentçizer” olarak tanımlayan Tolunay ile bir araya geldik ve hayranlık uyandıran çalışmasının ortaya çıkış hikayesini ve yeni duraklarını konuştuk.

Tolunay kendisine İstanbul’u piksel piksel çizdiren dürtüyü “Tarihten geriye kalan tüm İstanbul çizimleri, hep Batılı seyyahlar tarafından bırakılmış. Bir tek Matrakçı Nasuh, Kanuni döneminin İstanbul’unu gayet güzel anlatmış ama bu bir gelenek olamamış. İstanbul çok ayrıntı barındıran bir şehir. Bundan çok korksam da bir şekilde başlama gereği duydum. Beni esas harekete geçiren olay, kıskançlıktı. Avrupalı seyyahların çizdiği resimleri kıskandım ve istedim ki bu şehirde yaşayanlar da şehre dair kayıt düşsün. Ve bu konuda bir sorumluluk alarak İstanbul’u çizmeye başladım. Bu İstanbul’a olan borçluluk duygumdan kaynaklanan bir durum” sözleriyle anlatıyor.

Bütün bu zorlu çalışma sürecinde Tarık Tolunay’ı şaşırtan pek çok detay olmuş. Bunlardan biri de Vikingler’in dahi İstanbul’dan geçmesi. Kentçizer, Ayasofya’nın duvarlarında “Halvdan buradaydı” yazısının bulunduğunu belirtiyor ve “Sadece ben değil belki yüzlerce haritacı çalışmalı İstanbul üzerine. Herkesin bir açıdan bakıp İstanbul’u kayıt altına alması gerekiyor” diye ekliyor. Fractal İstanbul’un ikinci ayağı olan Haydarpaşa projesini tamamlamak için yaklaşık iki ay neredeyse evden çıkmadan çalışan Tarık Tolunay, “Bu deliliği yaşamadan böyle bir çalışmayı bitirmek zor” diyor. İstanbul’la ilişkisini aşkın içinde nefreti barındırdığı örneğiyle anlatan Tolunay, “Bu lanet şehri sevmediğimizi sanıyoruz ama aslında o kadar köklü bağlarla bağlıyız ki, çok sevdiğimizi fark ediyoruz dönüp bakınca. Kaçmak istiyoruz ama bir türlü de gidemiyoruz. Üzerinde yaşadığı insanlarda böyle bir etki bırakan başka bir şehir yoktur” sözleriyle açıklıyor.  

“Kent müzesi kurulmalı”

Tarık Tolunay’ın İstanbul’un Tarihi Yarımada, Ayasoyfa, Kız Kulesi, Haydarpaşa, vapurlar gibi öne çıkan sembolleri arasında Haydarpaşa’yı ikinci çalışma olarak öncelemesinin nedeni bu tarihi garın bir süredir kullunılmıyor oluşu karşısında duyduğu hüzün. “Haydarpaşa benim için hem görsel olarak çok kuvvetli hem de kent hafızası barındırmasıyla önemli. Bu yüzden Haydarpaşa projesini önceledim. Şehrin hafızasının korunması ve kayıt altına alınması gerekiyor. Bizim için en tehlikeli şey, unutmak. Unutmamak için kayda almak gerekiyor; ben de bunu yaptım” şeklinde anlatıyor projenin ikinci ayağını. Tarık Tolunay, sanat içinde sanat yaparak Haydarpaşa çalışmasının içine “Gurbet Kuşları” filminden bir sahneyi de detay olarak yerleştirmiş. Tolunay, Fractal İstanbul’da böyle göndermeler yapmaya devam edeceğini belirtiyor ve şehrin hafızasını korumak için bir kent müzesi kurulmasının önemini vurguluyor.

“Avrupalı seyyahları kıskandım”

Darısı diğer berber dükkanı duvarlarına

Şu ana kadar ikisini gördüğümüz bu harita çalışmaları Tolunay’ın hayal ettiği dev kadrajın ilk iki parçası. Bu çalışmalar Eminönü, Galata Köprüsü, Galata Kulesi ve çevresinin ardından Balat, Kız Kulesi ve Üsküdar kıyıları olarak devam edecek. Bu parçalar bittiğinde ortaya dev bir harita çıkacak. Tolunay, bu dev haritanın parçaları yavaş yavaş ortaya çıkarken üç hedef kitle belirlemiş; sanat tarihçileri, mimarlar ve berberler... Türkiye Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Karaköy binasının duvarlarında Fractal İstanbul ve Haydarpaşa haritalarının asılması ve sanat tarihçilerinden gelen olumlu yorumlar, çalışmalarının onaylandığı anlamını ifade ediyor Tolunay için. Hedef kitlenin son halkası berberlerinse çizer için başka bir önemi var: “Kendi berberim bir adet çalışmamı satın aldı. Tesadüfen bir berbere girip de Fractal İstanbul’u görmüşlüğüm yok. İnşallah o gün de gelir. Berberler yaptığınız işin hayatın içine girdiğinin kanıtıdır. Çalışmayı bir berberin dükkanında görüyorsanız bu İstanbullular tarafından sahiplenildiği anlamına gelir” diyor.

“Avrupalı seyyahları kıskandım”

 

 

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber