Geri Dön
Pazar“Bir elin beş parmağı gibiyiz”

“Bir elin beş parmağı gibiyiz”

Ritmik Cimnastik Avrupa Şampiyonası’nda “3 çember 2 labut” aletinde altın madalya kazanan Türkiye Kadın Ritmik Cimnastik Grup Milli Takımı’nın yıldızları: “Emeğimizin karşılığını altın madalya ile taçlandırdığımız için mutluyuz”

“Bir elin beş parmağı gibiyiz”

Ritmik Cimnastik Grup Milli Takımımız pandemi şartlarında hazırlandığı ve yarıştığı Avrupa Şampiyonası’nda tarihi bir başarıya imza atarak “3 çember iki labut” aletinde altın madalya alınca böyle bir dal olup da yarıştığımızdan haberdar olduk önce. Sonra terazi lastik jimnastik ne ara “cimnastik” oldu onu anlayamadık! Konuşulacak onca şey varken biz konuyu yine “etek boyu”na indirmeyi başardık. Peki, altın madalyalarıyla tüm şekilcilere ve yapamaz edemezcilere kısa ve öz bir yanıt veren ve geleceğe pırıl pırıl bir ışık yakan milli sporcularımız tüm bu atmosferden nasıl etkileniyor? Ekmek yapmaktan başka çıkar yol bulamadığımız pandemide online antrenmanlarla zafere ulaşmayı nasıl başardılar? BM Kadın Birimi’nin kadın ve kız çocuklarına yönelik siber şiddetin son bulması için başlattığı ve Milliyet’in medya desteği verdiği “Bir ateş böceği yak” çağrısı sürerken söz hepimizi gururlandıran milli ateş böceklerimiz Azra Akıncı, Eda Asar, Duygu Doğan, Nil Karabina ve Peri Berker’de.

“Bir elin beş parmağı gibiyiz”

Eda Asar (17)   “Türk kadının neler başarabileceğini gösterdik”

On bir yıldır cimnastik yapıyorum. Bu grupla beraber 4’üncü yılımız, artık hepimiz birbirimizi çok iyi tanıyoruz, konuşmadan bile sadece bakışlarımızla anlaşabilir duruma geldik. Pandemide biz de herkes gibi evlere kapanmak zorunda kaldık. Günde 4 saat birbirimizle her an görüşerek antrenmanlarımıza devam ettik. Mayıs ayının ortasında bakanlığımız ve federasyonumuzun desteğiyle normal antrenmanlara spor salonumuzda başladık. Bütün yarışmaların iptal olması bizi etkilemedi. Biz tam gaz Avrupa Şampiyonası’na odaklanmıştık. Böyle bir başarıyı elde etmek bizim için tarif edilemez bir duygu. Bu başarıyı Türk halkına ve doktorlarımıza armağan etmek istiyorum. Bir Türk kadınının neler başarabileceğini göstermiş olduk. Kadının gücünü ortaya koyduk.

Azra Akıncı (17) “Karantinada çalıştık”

Bu grupla beraber 4 yıldır çalışıyorum. Her birimizin birbiriyle ilişkisi çok güçlü. Mart ayında pandemiden kaynaklı bir karantina sürecine girdik. Bu süreçte çalışmalarımıza ara vermeden devam ettik. Evde olmanın verdiği imkanları kullanarak denge, esneklik, kondisyon ve koordinasyon açısından kendimizi geliştirdik. Ritmik cimnastik ülkemizde hâlâ gelişmekte olan bir branş ve Türkiye grup tarihinde henüz finale bile kalınmamışken bizim altın madalya almamız gerçekten çok gurur verici bir his. Kürsüye çıktığımız ve İstiklal Marşımızı okuduğumuz an, yaşadığımız duygular kelimelerle tarif edilemez. Diğer yandan üzücü durumlar da yaşanıyor. Ülkemizde kadına şiddeti önlemek açısından düzeltilmesi gereken şeyler olduğunu düşünüyorum.

Duygu Doğan (20) “Emeklerimiz altIn madalyayla taçlandı”

Ritmik Cimnastik Grup Milli Takımı kaptanıyım. Takım arkadaşlarımla aramda 3 yaş var. Ben büyükler kategorisinde yarışırken onlar da gençlerde yarışıyordu. 2018 Dünya Şampiyonası’ndan sonra grubum dağıldı ve şu anki takımımla çalışmalara başladım. Takım sporlarında ekip ruhunu koruyabilmeniz için çok mütevazı olmanız gerekiyor. Takım oyunlarında “Ben” yerine “Biz” olduğunu tüm takım arkadaşlarım çok iyi biliyor. İlişkimiz çok güzel, hepimiz çok iyi arkadaşız. Ritmik cimnastik grup kategorisinde Avrupa Şampiyonaları’nda henüz finale bile kalamayan bir ülkeyken, altın madalya kazanmak bizim için çok büyük bir gurur. Bu altın madalya sadece ritmik cimnastiğin değil, tüm cimnastik branşlarının ilk Avrupa altın madalyası. Bu kadar emeğin karşılığını altın madalya ile taçlandırdığımız için mutluyuz. Ritmik cimnastik çok fedakarlık gerektiren bir spor ancak birçok getirisi de var. Küçük yaşta öğrenilen disiplin sayesinde bu fedakarlıklar bize çok gelmiyor, bizim yaşam biçimimiz böyle şekillendi. Bu madalyayı üzerimizde emeği geçen herkese ama en çok da aileme ithaf ediyorum. Kadına şiddete dur dememizin zamanı geldi. Ritmik Cimnastik Milli Takımı olarak bu konuda yapılan her projenin arkasındayız ve destekçisiyiz.

Nil Karabina (17) “Bakışlarımızla anlaşıyoruz”

Dört buçuk yaşında annemin yönlendirmesiyle ve onun arkadaşının beni fark etmesiyle cimnastiğe başladım. Dört yıldır birlikte çalışıyoruz. Birbirimizi artık çok iyi tanıyoruz hatta bakışlarımızla anlaştığımız zamanlar oluyor. Birlikte çalışmaktan çok keyif alıyoruz ve antrenman dışında da çok iyi bir iletişimimiz var. Ülkemize böyle büyük bir başarıyı ilk kazandıran olmak da ayrıca bizi çok özel hissetiriyor. Yarışmaya çıkmadan önce serimizi çok fazla tekrar ettik. Mental ve fiziksel olarak kendimiz çok iyi hazırlamaya çalıştık. Bu sporu profesyonel yapabilmek için çok çalışmak gerekiyor. Zaman zaman kamplarımız oluyor. Böyle zamanlarda ailemizle geçirdiğimiz zamandan ve bazen de okulumuzdan fedakarlık yapmamız gerekiyor. Madalyamı bu yolda desteğini hiçbir zaman esirgemeyen aileme ve ardından bizi kendilerinden çok önemsemiş olan antrenörlerimize ithaf etmek isterim. Bu ülkede kadına şiddetin bu kadar fazla olması tabii ki bizleri de çok üzüyor ve açıkçası içten içe korkutuyor. Kadınlar olarak ülkemize böyle başarılar getirmeye devam ederek kadınların da sesi olduğunu ve ne kadar güçlü olduklarını herkese göstermek istiyoruz.

Peri Berker (17)  ”Biz istersek her şeyi başarabiliriz”

Birbirimizi artık çok iyi tanıyoruz. Bir elin beş parmağı gibiyiz, yumruk olup kenetlendiğimizde çok daha motive çalışıyoruz. Antrenman dışında da çok iyi anlaşıyoruz. Yaklaşık bir buçuk aylık bir karantina sürecinden sonra özel izinlerle salonda izole bir şekilde çalışmalarımıza devam ettik. Bu büyük başarıyla bir ilke imza atmış olmak bizi çok mutlu ediyor.  Mental ve fiziksel olarak kendimizi çok iyi hazırlamaya çalıştık. Ailemizle geçirdiğimiz zamandan, bazen okulumuzdan ve çoğu zaman boş vaktimizden fedakarlık etmemiz gerekiyor. Bu çabayı gösterdiğinizde de başarı kaçınılmaz oluyor. Öte yandan bu ülkede kadına şiddetin bu kadar fazla olması tabii ki bizleri çok üzüyor ve açıkçası bu tür olaylar bizi içten içe korkutuyor ve güvensiz hissettiriyor. Ama onlara inat ülkemize kadınlar olarak böyle başarılar getirmeye devam ederek, sesimizi duyuracağız. Kadınlara kimsenin dokunamayacağını ve biz kadınların aslında ne kadar değerli ve güçlü olduğunu herkese göstereceğiz. Çünkü biz istersek her şeyi başarabiliriz.

 

bu haberleri kaçırma

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler