Geri Dön

Bir erkeklik mucizesi: Guiseppe

Bir erkeklik mucizesi: Guiseppe

Bir erkeklik mucizesi: Guiseppe



Cara Donatella,
Uzun süredir sesin çıkmıyor. Nerelerdesin? Hani ben Paris’ten, sen Milano’dan gelip Ravello’da buluşacaktık? Hangi cins spagettiler ayağına dolandı yine? "Capelli d’angelo" mu, "linguine" mi, yoksa "buccaconi" mi? Her neyse. Bu mektubu sana yazmak zorundayım, haberin olsun: Ben senin ülkene aşık oldum!
Gökyüzündeki cenneti istemiyorum, bana yeryüzündeki Costa d’Amalfi’den minicik bir köşe versinler, vermelerine de gerek yok, kiralık köşelerde yaşamaya alışığım, tövbekar olup imana gelmeye razıyım, Donatella.
Biliyor musun? Amalfi kıyılarındaki o güzelim kasabaların kimi 1970’lerin Datça’sını, kimi Bodrum’unu, Marmaris’ini anımsattı bana. Ne doğayı bozmuşlar ne de özgün mimari dokuyu. Vatandaşlarını ayakta alkışlıyorum. Burun kıvırdığını görür gibiyim. Siz Kuzey İtalyalılar, Güneylileri küçümsersiniz. Oysa ben tam da onları sevdim. Başka ülkelerde insanlar sanat yapacağız diye yırtınırken İtalya’da en basit halk sanatı yaşıyor. Masanın örtüsünde, tabakların içinde, balkonlardan sarkan çamaşırlarda, pencerelerden taşan begonvillerde, granite limon lezzetinde, limoncello kadehlerininin, şarap şişelerinin estetiğinde, kiliselerdeki düğünlerde yaşıyor. Ve paylaşmak isteyen herkese yaşatıyorlar!
Kucak dolusu dostla döndük Amalfi kıyılarından. Tıpkı eski Bodrum’dan, eski Datça’dan olduğu gibi "Yine bekleriz" diyen arkadaşlar kazandık. Bunlardan biri var ki, kısaca Peppe diyoruz tabii ama asıl soyadı hoşuma gitti, bizim Peppe resmen Guiseppe Turco adıyla maruf. Üstelik benim çok sevdiğim bir arkadaşıma benziyor; ressam Mahmut Karatoprak’ın hık demiş burnundan ve Peppe’nin soyadına bakılırsa, Mahmut’un dedesinin dedesinin yolu bir ara bu kıyılara düşmüş galiba.

Bir erkeklik mucizesi: Guiseppe
Marina di Praia diye anılan rüya koyunda, İl Pirata diye bir lokantada tanıdık Peppe Turco’yu. Lokantayı kayınpederi Casimiro işletiyor. Yemekleri kayınvalidesi Pasqualina, servisi güzeller güzeli Vera yapıyor, Peppe ise hiç kalkmadığı rejisör iskemlesinde hesapları tutuyor. Çünkü yakışıklı mı yakışıklı Peppe’nin bacakları tutmuyor, ayakları da protez, Donatella.
Yirmi bir yaşındayken büyük bir kaza geçirmiş. Belkemiği kırılmış. Altı ay Fransa’da tedavi görmüş, Fransızca öğrenmiş, İngilizce de konuşuyor. Lokantanın beyni o. Bir de güzel kızları var Vera’yla: Dalila. Altı yaşında. Anneanne bırakıyor, dede alıyor, ağzına yediriyorlar, öylesine mutlu ve şımarık. Ama en çok babasını seviyor Dalila.
Peppe’ye kimse yardım etmiyor. Koltuk değnekleri var, sabah kıyıda rastladığı her ahbabıyla konuşup dinlenerek, çünkü lokantanın yolu onun için epeyce uzun, "Fransa’daki tedaviden sonra az hareket ettirebiliyorum" dediği sakat bacaklarını öne doğru savurup değneklerine tutunarak yürüyor ve oturuyor rejisör koltuğuna.
Karısı Vera’yla kazadan sonra tanışmış ve evlenmişler. Yani güzeller güzeli Vera "Ben seni böyle seviyorum" demiş ve bir çocuk doğurmuş Peppe’ye. Nasıl mutlular, anlatamam.
Bugün 42 yaşında Peppe. Ömrümde onun kadar ince, zeki, hoşgörülü ve feylesof insan az tanıdım. Hele geçen hafta yazdığım porno imparatoru Rocco Siffredi yüzünden "ahlak" krizi geçiren, bazı "sakat olmayan" okurları düşününce. Gelen mektupları okusan senin de gülme krizin tutar Donatella. Ben hayatımda Rocco’nun kendisini bırak, tek bir filmini görmedim. Merak da etmiyorum. Çünkü porno sevmem. Ama hakkında yapılan belgeseller ve çıkan röportajları, çok eğlenceli buluyorum ve okurlar da eğlenir diye yazdım. Meğer milletin içinde ne yareler varmış, ne nemler kapmışlar aklın durur! Anlaşılan fazla Fransız kalmışım halkıma Donatella. Kadının biri bana Afrika’da açlıktan ölünürken Rocco’yu yazdım diye teessüf etmiş. Sanki Türkiye’de her dakikada üç çocuk doğmuyormuş gibi! O çocukları yapmak için cinsel performans gerekmez tabii. Özellikle Türkiye’nin yarısı açlık sınırının altında yaşarken.
Zeki, nüktedan, hoşgörülü ve kompleksiz olunca, sakat bedende de sağlam kafa bulunur ve en güzeli, sağlam kafalı çocuklar yaratılır, bunu en iyi senin ülkende gördüm Donatella.




































Cüneyt Özdemir'in Şeyma Subaşı'na verdiği cevap olay yarattıSosyal medya fenomeni Şeyma Subaşı, gazeteci Cüneyt Özdemir'in Youtube kanalına konuk oldu. Subaşı'nın İbiza daveti üzerine Özdemir, "Ben İbiza'ya gitmeye başladığımda sen lise 2'de felandın sanırım" dedi.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber