Geri Dön
PazarBu musibet hepimize ders olsun

Bu musibet hepimize ders olsun

Kısa süre önce geçtiğim Marmaris, Bozburun ve Datça bugün yangın illetiyle kavruluyor. Güzelliklerini anlatacak kelimeler üretemediğim, delikanlılık ve gençlik yıllarımın geçtiği Bodrum, Marmaris, Bozburun ve Datça yollarında mola verdiğim o koca çınar bugün ne halde kim bilir

Bu musibet hepimize ders olsun

Dostlar merhaba! Bu hafta yolculuk maceramda 15-18 Haziran arasındayız. Ne acıdır ki bundan sadece 1.5 ay (bile değil) kadar önce geçtiğim, güzelliklerini anlatacak kelimeler üretemediğim, delikanlılık ve gençlik yıllarımın geçtiği Bodrum, Marmaris, Bozburun ve Datça bugün yangın illetiyle kavruluyor. Cennet cehenneme dönüşmüş durumda. Ciğerimiz yanıyor, çocuklarımızın yarını yanıyor, börtü böceğimiz, hayvanlarımız, doğamız yok oluyor. İnsanlar evlerinden, işlerinden ve dahi canlarından oluyor. Çok ama çok üzgünüm. Okurken bilin ki şu anda içim/içimiz acıyor. Ağustos ayı sonunda bu bölgelere yine motosikletimle gideceğim. Acı tahribatı kendimce belgeleyip takipçilerimle paylaşacağım. Bu musibetin her birimize ders olmasını dilerim.

Bu musibet hepimize ders olsun

1.5 ay önceydi…

Geç akşamüzeri vardım Selvin ve Ali Naci Maral’ın Bodrum’daki evlerine. Muhteşem yemekler hazırlamışlar. Laflama kısmı ise zaten epey birikmişti. Hem ortak birikmişlerimiz hem de benim 9 günlük maceram. Ertesi gün dinlenme günümdü. Yol yapmadım. Öğleden sonra Bodrum’da motosiklet eğitmeni olan Şadan Okay Elaldı’ya uğradık. Sevgili Selvin de iki tekere niyetlendi. Hem Şadan hocayla tanıştım hem de Selvin’in eğitimi konusunu konuştuk. Ardından dostlarımla bol sohbetle günü ve geceyi geride bıraktık. Sabah sevgili Selvin’in yaptığı muhteşem 3 yumurtalı omlet ve ev reçelinden sonra Ali Naci’nin nefis kahvesini içip yola koyuldum.

Bu musibet hepimize ders olsun

Gökova Körfezi

Bugünün rotası bildiğim bölgelerdeki en zengin rotaydı. Gökova Körfezinde kıyı kıyı yol aldım. Torba kavşağından Yalıçiftlik, Mazı, Çökertme derken yolda karşı sahili görüp, “öğleden sonra da o taraftan bu sahile bakacağım” dedim. Nitekim öyle de oldu. Gökova’daki ağaçlı yola girdim (Âşıklar yolu) ve Pınarbaşı’da klasik tostumu yedim. Yola çıktım ki Gökçek’i geçtikten sonra artçılı bir Afrika Twin. Sollarken selamlaştık. Sonrasında o beni solladı ve Marmaris’i pas geçerek yola devam için Okluk yoluna saptığımda durdular. Ben de durdum. Artçısı benim 1995 yılından bu yana tanıdığım ama uzun zamandır sosyal medya haricinde görüşmediğim sevgili Tansel değil miymiş! Büyük sürpriz oldu. Arkadaşı İskender’le de tanıştım. Ardından Datça’nın keyifli virajlarının tadını çıkararak Knidos’a kadar sürdüm. Knidos’ta Türkiye’nin Ege Denizi ile Akdeniz’i birbirinden ayıran sınır noktasına gitmiş oldum. Aynı zamanda Enez’de başlayan Ege Denizi kıyı parkuru burada yerini Akdeniz’e bıraktı. Bu gidişle daha epey “en”lerim olacak gibi.

Knidos’tan doğruca Datça merkeze döndüm ve çocukluğumuzdan bu yana kadim dostluğumuz olan sevgili Burak Eldem’e misafir oldum. Meraklıları bilecektir; Burak yazar ve son kitabı “Tavuskuşu Güncesi”. Konuşacak çok şeyimiz birikmiştir. Gece haliyle uzun oldu. Akşam sofrası olduğu gibi sabah kahvaltısı da harikaydı. Sevgili Burak mutfak işini iyi çözmüş! Kahvaltıdan sonra yollara düştüm. Datça-Marmaris yolunu bitirmeye yakın Hisarönü’den içeri süzüldüm ve Orhaniye, Kızkumu, Turgut, Selimiye derken Bozburun’a oradan da Taşlıca’ya kadar sürdüm. Hava muhteşem serin (durmadıkça tabii) manzara harika, fotolar bol.

O koca çınar

Bayır köyünü çok severim. O koca çınarın altında mola verip kahve ve sodamı yudumladım. Sevgili Ünzüle Yenigün’e “ben sana alırım” dediğim sarı kantaron yağını aldıktan sonra acayip keyifli bir yola saptım. Daha doğrusu navigasyon saptırdı. Tam “U” döndüm, şimdi tam olarak hatırlamıyorum; “Camiyanı” mı ne yazıyordu tabelada. Aslında navigasyon kurgum Kumlubük’tü. Netekim! Sonunda Kumlubük’e çıkan yola girdim. Kumlubük, Turunç derken İçmeler’e indim ve Marmaris Gece Yolcuları Motosiklet Kulübü üyesi kardeşlerimle buluşmak üzere İçmeler Turkuaz Beach Restaurant’a saat 18.00 gibi vasıl oldum. Tansel ve İskender’in de dâhil olduğu yemekte dostlarla keyifli bir akşam geçirdim. Kulüp başkanı sevgili Yunus Genç kardeşimle sticker paylaşımı seremonimiz çok hoştu. Sevgili Yunus Genç ve Çağatay Çarpıcı kardeşlerime ve geceye güzellik katan tüm kulüp üyesi kardeşlerime teşekkür ederim.

Bu musibet hepimize ders olsun

Osman Kromer annesi Serap Kromer ile birlikte.

Anne ziyareti

Ardından Marmaris’te yaşayan canım annem Serap Kromer’in yanına geçtim. Ee, az buz değil, epey özleşmişiz. Ertesi gün, akşamüzeri Motosikletli Kardeşler grubundan kadim kardeşlerimle hem verimli hem eğlenceli vakit geçirdik. İki gecelik Marmaris konaklaması annemle vedalaşarak sonlandı. Enişte kardeşim Kemal Tarakçı bana Fethiye’ye kadar eşlik etme güzelliğini gösterince öğlene doğru tekerlerimizi döndürdük. Döğüşbelen sapağından Ekincik yoluna saparak Köyceğiz Gölü’nün yanından sürerek Dalyan Çayı’nı feribotla geçtik. Ardından Dalyan’da Cafe Lee’ye gittik. Sahibi Nur, iki teker sevdalısı ve mekânı tamamen motosiklet sevdalılarına yönelik. Şirin köpeği Lee ile işletiyorlar mekânı. Ardından Kelebekler Vadisi’nin tepe seyir noktasına gittik. Yol fena virajlı ve muhteşemdi, manzara da keza öyle. Son olarak, Çalış mevkisindeki otelimize, Golden Moon’a geçtik. Burada bizi otelin sahibi dostumuz sevgili Mete Ay ve diğer kardeşlerimiz karşıladı. Güzel bir akşam yaşadık hep birlikte. Yol maceramın daha fazla detayına Instagram: Oskrom ve Facebook Osman Kromer hesaplarından ulaşabilirsiniz. Dostlar üzüntü içinde bu kadar yazabildim affedin ve haftaya görüşmek üzere hoşça kalın!

 

bu haberleri kaçırma

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler