Geri Dön
PazarEnerjik sarı

Enerjik sarı

Hayatımızı aydınlatan güneşin rengi olan sarı, psikolojik olarak insanları en mutlu eden ve en çok pozitif enerji ve neşe yayan renk.

Enerjik sarı

Pelin Gülşen - Sarının yıllar boyunca birbirinden farklı ve çelişen mesajlar vermesi ilginçtir. Bir yandan hayatın, canlılığın, gücün, neşenin ve enerjinin rengi olmuş; diğer yandan kaygı, kıskançlık, ihanet, kindarlık, korku ve şüphe uyandırmıştır. Sarının bu olumsuz yanları, sarı pigmentlerin çoğunlukla toksik metallerde kadmiyum, kurşun, krom gibi bulunmasına bağlandığı gibi, altın ve altının sağladığı zenginlik ile güç uğruna verilen savaşlardan da aldığı düşünülmektedir. Sarı olumlu anlamlarla olan bağını ise güneş ve yaz mevsiminin enerjisinden alır. Hayatımızı aydınlatan güneşin rengi olan sarı, psikolojik olarak insanları en mutlu eden ve en çok pozitif enerji ve neşe yayan renktir. Bilgelik, akıl, merak ve enerjiyi simgeleyen sarının bilimsel olarak beyindeki sinir sistemini uyararak daha çabuk kararlar vermeyi ve daha mantıklı düşünmeyi sağladığı yapılan araştırmalarda ortaya konmuştur. 

Tarihsel süreç  

İnsanların bedenlerini, çeşitli taşları ve kişisel eşyalarını boyamada kullandığı sarı, tarih öncesi duvar resimlerinde rastlanan ilk renklerdendir. Neolitik dönemin sonlarına doğru kullanılmaya başlanan altın metali ise, Avrupa’da hem sarının hem de altın renginin tarihini etkilemiştir. Uzun yıllar güneşi temsil eden sarı, zaman içerisinde değerli altın metalinin sembolü haline gelmiştir. 

Antik çağlara gelindiğinde ise sarının, yeryüzünün aydınlatıcısı ve insanlığa ısı saçan güneşin rengi olması sebebiyle ışık ile ilişkilendirildiği görülür. Antik toplumlar güneşi sarı renk olarak gördüğü için ışığı da sarı olarak kabul etmiştir. Güneş ve altınla özdeşleşen sarı, tarihin her döneminde önemli anlamlar taşımıştır. 

Sarının çağrışımları  

Mutluluk ve iyimserliği çağrıştıran sarı, güneşin rengi olarak etrafı aydınlatır ve yaratıcılığı artırır. Derin düşüncenin ve algının yoğunlaştığı beynin sol kısmını harekete geçirir. Eğer sorunların içinde tıkandığınızı hissediyorsanız parlak sarı tonlarına bakmak zihninizi açabilir ve yeni fikirler üretmenizi sağlayabilir. Hatta sarının gücüne inananlar kendilerini daha rahat ifade etme, karar verme yetilerini güçlendirme ve farkındalıklarını artırmak için değerli sarı taşlar taşırlar. 

Kutsal ve güzel sarışınlar 

Güzellik denildiğinde ilk akla gelen renklerden biri olan sarı, altın ve sarışınlık ile bütünleşerek aşk ve meleksi güzelliğin simgesi haline gelmiştir. Antik kültürlerden itibaren popüler bir güzellik imgesi olan sarı rengin değerini güneşin parlaklığından aldığı söylenebilir. 

Sarının güzellik algısı ile bağdaştırılması özellikle Antik Yunan ve Roma’da kutsallığın sarı saçla sembolize edilmesini de beraberinde getirmiştir. Antik Yunan mitolojisine göre güneş tanrısı Helios ve tüm sanatların tanrısı Apollon altın sarısı saçları ile özdeşleşmiştir. Parlak sarı kıyafetleri ile ünlenen Helios’un cennetin semalarında ateş saçan dört at tarafından çekilen altın bir arabaya bindiğine inanılmıştır. Altın sarısı saçlara sahip olmaya kutsiyet atfedildiğinden saçları sarıya boyatmak veya güneşin altında saç renginin açılması için beklemek bir akım haline gelmiştir. Ayrıca Rönesans resimlerinde Yunan mitolojisindeki güzellik tanrıçası Afrodit ve Roma mitolojisindeki aşk tanrıçası Venüs, Meryem Ana ve diğer kutsal karakterler de her zaman sarışın olarak resmedilmiştir. 

Paris’in en güzel kızı 

Aptal sarışın stereotipinin kaynağı net olarak bilinmemesine rağmen, kültür tarihçisi Joanna Pitman, ilk aptal sarışın olma durumunu Rosalie Duthe ile ilişkilendirir. Rosalie Duthe 18. yüzyılın ortalarında Fransa’da dünyaya gelir. Güzelliğinin başına dert açmaması için çocuk yaştayken ailesi tarafından manastıra gönderilmesine rağmen, bu durum güzelliğinin dönemin yüksek sosyetesi tarafından fark edilmesine engel olamaz. Manastırdan çıktıktan sonra teyzesinin yanına yerleşen Rosalie, zengin ve evli bir İngiliz’in metresi olur. Sevgilisinin yüksek sosyete sınıfından olması sebebiyle  ortamlarda sıkça boy göstermeye başlar ve uzun, parlak, ışıltılı sarı saçları ile “Paris’in en güzel kızı” olarak nam salar. Rosalie’nin ilk aptal sarışın olarak anılmasının sebebi ise, konuşmadan önce uzun süre duraksamasıdır. Konuşacak bir şeyi olmadığı için mi yoksa konuşmadan önce düşündüğü için mi sustuğu merak konusudur. Yaşadığı lüks hayatı ve edindiği serveti göz önüne alırsak “aptal” sıfatını çok da hak ettiği söylenemez. 

Sarı emojiler  

Emojilerin atası olarak görülebilecek sarı gülen yüzün ilk tasarımcısı Harvey Ball, bu ikonu 1963 yılında çalıştığı şirket için tasarlamıştır ancak patent almamıştır. Bu durum, Philadelphia’da yaşayan iki kardeşin 1970 yılında patent alıp 50 milyon rozet satmasını sağlamıştır. “Smiley”lerin popülerliği emojilerin hızlı bir şekilde hayatımıza girmesinde de önemli bir yer tutmuştur. Japon mobil operatörü NTT DoCoMo’da çalışan Shigetaka Kurita’nın buluşu olan ilk emoji 1999 yılında çıkmış. 2015 yılında ise Oxford İngilizce Sözlüğü yılın kelimesinin bir sözcük yerine gülerken gözünden yaş gelen emoji olduğunu duyurdu. Gülen yüz ikonunun sarı renkte tasarlanmış olmasının arkasındaki sebep ise bilinmemektedir. Ancak sarının güneşi ve mutluluğu çağrıştırmasının ve olumlu hisler uyandırmasının, yaratıcısını bu rengi kullanmaya yönelttiği söylenebilir. 

Enerjik sarı

Sarışınlığın özdeşleştiği isim: Marilyn Monroe 

Saç boyalarının yaygınlaştığı 20. yüzyılın başında, özellikle 1. Dünya Savaşı sonrasında platin sarısı ön plana çıkar. Filmlerde güzel kadın karakterler sarışın kadınlarla özdeşleştirilir ve birçok Hollywoodlu aktris saçlarını sarıya boyatır. Bunlar arasında en bilineni Marilyn Monroe’dur.  

Asıl adı Norma Jean olan Marilyn Monroe’nun kaderi manken olarak bir şampuan firması için kumral saçlarını sarıya boyatınca değişir. Platin sarısı bukleler, ağır makyaj, belirgin göz kapağı ve gülüşündeki, baştan çıkarıcı ifade, dünyanın en güzel sarışını olarak görülmesini sağlar. Zamanla kalıplaşmış mitolojik mükemmel güzelliğin bir sembolü haline gelir. Howard Hawks’ın yönettiği, Jane Russell, Marilyn Monroe ve Charles Coburn’ın başrollerini paylaştığı “Erkekler Sarışın Sever” filmi ile dünya çapında üne kavuşur.  

Zaman içinde sarışınlık büyük bir moda akımı haline gelirken, 2015 yılında The Economist dergisinde yayımlanan ve bahşiş dağılımı üzerine yapılan araştırma sarışın garsonların diğerlerine göre daha fazla bahşiş aldığını ortaya koymuştur. Avustralya’da 2010 yılında yapılan başka bir araştırmada da sarışın kadınların maaşlarının koyu renk saçlı kadınlara göre yüzde 7 daha fazla olduğu ve sarışın kadınların daha yüksek gelirli erkeklerle evlendiği kaydedilmiştir. 

2018 yılında Minnesota’da Augsburg Üniversitesi’nde 110 erkeğin katılımıyla yapılan bir araştırmada ise erkeklere birçok kadının fotoğrafları gösterilerek, hangilerini daha güzel buldukları sorulmuştur. Aslında farklı renklerdeki saçlarla fotoğrafları çekilen aynı kadınlar olmasına rağmen, erkeklerin yüzde 76’sı sarışın kadınları daha güzel bulduklarını ifade etmişlerdir. 

RENKLER VE KİŞİLİK

Sarı seven insanlar, özgür ve bağımsızdır. Eğlenmeyi severler ve herkesle kolayca anlaşırlar. Yeniliklere açık, meydan okumayı seven, idealist, spiritüel, yaratıcı, hayal gücü ve sanatsal yönleri kuvvetli kişilerin tercih ettiği renktir. İlginin ve kontrolün kendilerinde olmasını isteyen kişilerdir. Yaratıcı bir ruha sahip olan sarı severler sürekli yeni fikirler üretirler. Bağımsızlığına düşkün sarıseverler, arkadaş seçimi konusunda da oldukça dikkatlidir. Duygusallaştıkları veya kötü hissettikleri zaman duygularını kolayca başkaları ile paylaşmazlar. Sarı aynı zamanda entrikaların ve ihanetin rengi olarak tarihte boy göstermiştir.