Geri Dön

“Evde sıkılmak o kadar güzel bir şey ki”

Koronavirüse karşı verdiği mücadeleyi abisinden alınan antikorla kazanan ve 22 gün sonra hastaneden çıkan 6.5 aylık hamile Güler Tüysüz, “Herkes evinde olmanın, gerekirse sıkılmanın tadını çıkarsın. Biliyor musunuz, evde sıkılmak o kadar güzel bir şey ki... Dışarı çıkıp hava alacağız diye nefessiz kalabiliriz” diyor

“Evde sıkılmak o kadar güzel bir şey ki”
Özlem Ülkü

Tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüse karşı aşı çalışmaları devam ederken Türkiye dahil birçok ülke hastalığı atlatan kişilerin kanlarından alınan plazmalarla tedavi girişimlerine başladı. Koronavirüs geçirip hastalığı yenmiş kişilerin geliştirdiği antikorların durumu ağır hastalara nakledilmesini öngören plazma tedavisi daha kısa bir süre önce başlamasına karşın olumlu sonuçlar doğurdu. 6.5 aylık hamile Güler Tüysüz de bunlardan biri. Virüse yakalanıp, atlatan abisi Murat Akyüzlü’den alınan antikorla iyileşen 35 yaşındaki Tüysüz, şimdi evinde. Telefonla ulaştığımız genç kadınla, 15 gün yoğun bakımla beraber toplam 22 gün süren tedavi sürecini ve yaşadıklarını konuştuk.

Muhasebeci olan Güler Tüysüz, eşi Hakan ve üç yaşındaki kızı Ela Tüysüz’le İstanbul’da yaşıyor. İkinci kez anne olmak için gün saymaya başladığı dönemde, mart ayının ikinci haftası yakalanıyor virüse. Türkiye’deki vakaların yeni yeni ortaya çıktığı o günlerde, işyerinin dışında sadece iki kere markete gittiğini söyleyen genç kadın, virüsü de bu süreçte kaptığını düşünüyor: “Muhasebeciyim ama yalnız çalışıyordum. Zaten birkaç saat durup, evime gidiyordum. Martın başında evden çalışmaya başlamıştım. O süreçte sadece market alışverişine çıkmıştım. O da iki kere. Ve tabii maskesiz, eldivensiz. Kimse kullanmıyordu ki geçen ay. Sonra bir gün, çok fazla ateş ve sırt ağrısı yaşadım. Acısına dayanamadım ve hemen özel hastaneye gittim.”  

“Karnımdaki kızımla direndik”

Yaşadığı acıyla hastane kapısına giden Tüysüz’ün 22 günlük süreci o gün başlıyor. Hastane tarafından yapılan hızlı testle üç saat sonra koronavirüse yakalandığını öğreniyor Tüysüz. Ve hemen tedavisi başlıyor: “Tedavisi olmayan bir tedavi yapılıyor aslında. Hamileliğim de tam orta dönemlerdeydi. Bebek alınması için büyük doğum için küçüktü. Doktorum da ben de işlem yapılması taraftarı değildik. Gideceksek de kalacaksak da beraber olmalıyız diye düşündüm. Aslında karnımdaki kızımla beraber direnmiş oldum” diyen Tüysüz, bir süre sonra yoğun bakıma alınıyor.

15 gün yoğun bakımda kalan Tüysüz, sekiz gün boyunca da uyutulmuş. Eşi ise virüsü ayakta evinde dinlenerek atlatmış. Güler Tüysüz için en zor zamanlar, uyandığı anlar olmuş. Kendine geldiğinde tam olarak ne olduğunu anlayamadığı için hırçınlaştığını ifade eden Tüysüz, “Boğazıma takılan hortumları kendim çıkarmaya çalıştığım oldu. O an tam olarak ne yaşadığımı bilmiyordum ve neredeyim, neden beni tutuyorsunuz diye düşünmüştüm. Boğazımdaki hortumları çıkarmaya çalışıyordum. Aslında o anların çoğunu hatırlayamıyorum. Hatırlamak da istemiyorum ama bittim tamam, tedavi olmak istemiyorum dediğim an karnımdaki kızımı hissediyordum. Ailemi, üç yaşındaki kızımı unutmuştum oysa. Nefes alamamak, hiçbir şey yiyememek, hissedememek, tarifi imkansız acılar çekmek çok zor. O yüzden yeniden uyuttular beni” diyerek yaşadıklarının onu çok yıprattığını söylüyor.

“Bir gün evime gider miyim diyordum”

Plazma tedavisinin uygulanmaya başlanmasıyla önce sosyal medyadan çağrı yapılmış genç anne için. Bu esnada 43 yaşındaki abisi Murat Akyüzlü yetişmiş imdadına. 17 gün hastanede yattıktan sonra iyileşen Akyüzlü’nün kanının plazma üretmeye başladığına karar veren doktorlar, kardeşine bu işlemi uygun bulmuş. 6 Nisan’da yapılan işlemin ardından yaşadığı süreci de şöyle anlatıyor Tüysüz: “Abimden bana yapılan işlemden 5 gün sonra uyandırıldım. Ve kendimi her geçen dakika daha iyi hissetmeye başladım. Normal odaya alındım. Hamilelerde plazma tedavisi ilk bende uygulandı. O süreçte yattığım odanın penceresinden dışarıya bakıp, ‘Bir gün evime gider miyim, şu dışarıda yürüyen insanlar ne kadar şanslı’ diye o kadar çok düşündüm ki... Bir gün ben de dışarıda nefes alabilir miyim, evde sıkılabilir miyim dedim. Ve 11 Nisan günü bütün süreci de atlatınca taburcu oldum.”

“Çevremdeki hamileleri arayıp, evden çıkmayın dedim”

8 gününü uyutularak 15 günlük yoğun bakımın ardından toplam 22 günde hastaneden taburcu olan genç anne, şimdi o çok özlediğini söylediği evinde. Ve bu süreçte kız kardeşinde kalan üç yaşındaki kızıyla beraber, yaşamı yeniden anlam bulmuş: “İlk evime geldiğimde çok fazla yattığım için yürümekte zorlanıyordum ama şimdi salon mutfak arası gelip gitmelere başladım. Normale döndüm diyebilirim. Çevremde ne kadar hamile varsa hepsini tek tek arayıp, sakın dışarı çıkmayın dedim. Eşim de evden çalışıyor. Biz artık korkudan dışarı çıkamıyoruz; o kadar yorucu bir süreç yaşadık ki. Sonuçta tedavisi olmayan bir şey için tedavi istiyorsun. Ben evime bir daha döneceğimi hayal bile edemiyordum. Hâlâ aklıma o günler geldikçe gözlerim doluyor. Evime hasret kaldım. Evim ne kadar güzelmiş diyorum. Koku, tat alma duygularım da geri geldi. Evimizde ne varsa onu yiyoruz. Kızım şimdi yanımızda. Artık hep beraber oyunlar oynuyor, hiç dışarı çıkmak istemiyoruz.”

Evine, kızına kavuşan Güler Tüysüz, şimdi temmuz ayında ikinci bebeğini kucağına almak için gün sayıyor. Ve, zorunlu olmadıkça kimsenin dışarı çıkmamasını vurguluyor: “Herkes evinde olmanın, gerekirse sıkılmanın tadını çıkarsın. Havayı güzel görünce çıkmayın. Ben çok fazla çıkmamama karşın ilk yakalananlardan oldum. Biliyor musunuz, evde sıkılmak o kadar güzel bir şey ki...  Hava alacğaız diye dışarı çıkmak yüzünden nefessiz kalabiliriz.”

Plazma tedavisi nedir?

1900’lerin başından bu yana tıp camiasında bilinen ve uygulanan bir yöntem olan plazma tedavisi, geçmişte dünyayı etkisi altına alan SARS, MERS, Ebola gibi salgınlarda da Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından uygulanması önerilen bir yöntem. Plazma tedavisinde koronavirüs (Kovid-19) tanısı konan ve tedavi sürecinin ardından iyileşen hastalardan alınan kan plazmalarında yer alan “immünglobulin” denilen antikorlar, yoğun bakıma alınmış, solunum sıkıntısına girmiş, durumu kötüye giden ve riski yükselmiş hastaları tedavi edici özellik taşıyor.


“Evde sıkılmak o kadar güzel bir şey ki”

Koronavirüsü atlatan Murat Akyüzlü, kardeşi Güler Tüysüz’e plazma bağışında bulundu.

 



Bu tünelden 7 defa geçenler şifa bulduğuna inanıyorBursa'da bulunan ve içinden su akan tünelden geçenlerin şifa bulduğuna inanılıyor.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber