Geri Dön
PazarEzber bozan babalar

Ezber bozan babalar

Babalar Gününde pandemide “İlk iş babalık” deyip kolları sıvayan ve AÇEV’in eğitim programına katılıp mezun olan babalar anlatıyor

Ezber bozan babalar

Ceyda Ulukaya - Pandemi döneminde evde kalmak, en çok çocuklu aileleri zorladı, bir anlamda da babaları; çünkü Türkiye’de babaların yüzde 91’i çocuk bakımında birincil sorumlunun anne olduğuna inanıyor. Çocukla evde nasıl vakit geçireceğini bilmeyen babalar, onlarla yakın ilişki kurmakta da zorlanıyor. Anne ve Çocuk Eğitim Vakfı’nın (AÇEV) tam da bu yüzden sağladığı bir babalık eğitimi var. 3-6 ve 7-11 yaş döneminde çocukları olan babalara 10 hafta boyunca tanınan ve bugüne dek yaklaşık 75 bin babaya ulaşan ‘Baba Destek Programı’ sayesinde babalar, babalığa dair doğru bildikleri yanlışların farkına varıyor, çocuk bakımında sorumluluk üstleniyor, onlarla güçlü iletişim kurmayı öğreniyor ve en önemlisi ezberlerin dışına çıkarak yeni nesil babalığı hayata geçiriyorlar. Babalar Günü vesilesiyle, pandemi döneminde bu işin okulundan mezun olan babaların sıradan babalıktan ilgili ve hevesli birer babaya dönüşme hikayelerine kulak verdik.

Babalık ufkunuz genişlesin

AÇEV’in Baba Destek Programı’nın yanı sıra çeşitli anne-baba eğitimleriyle babalık ufkunuzu genişletmek mümkün. Bunun için Milli Eğitim Bakanlığı’nca halk eğitim merkezleri bünyesinde verilen Baba Destek Eğitimi kurslarının yanı sıra üniversiteler, özel eğitim kurumları ve bazı hastaneler tarafından verilen ebeveyn eğitim programlarına katılabilirsiniz.

Ezber bozan babalar

Kenan Taşay: Babalığa çok boş bakıyormuşum

Kızım Elif 3 yaşında. Bir baba olarak evladımın geleceği için kendi eksiklerimi tamamlamak için katıldım bu eğitime. Öncesinde, işten eve geliyordum, genellikle yorgun olduğum için kızımla pek ilgilenemiyordum. En fazla parka götürüyordum, aklıma başka bir çare gelmiyordu. Pandemide onu da yapamaz olduk. Etrafımızda kızımın yaşıtı çocuk da yoktu, akranlarıyla oynayamıyor, iyice ilgisiz kalıyordu. Ben de çocukla nasıl iletişime geçeceğimi bilmiyordum. Sonradan anladım ki baba olarak çok monoton, boş bakıyormuşum. Bu eğitimle birlikte AÇEV’in evimize gönderdiği oyun setlerini kullanarak birlikte oyunlar oynamaya başladık. Kızımın konuşması, el becerileri çok gelişti, kendini daha iyi ifade etmeye başladı. Ben de onun ihtiyaçlarını daha iyi anlamaya başladım. Şimdi hem kızımla daha çok vakit geçiriyorum hem de onun eğitimine daha fazla odaklanıyorum. Artık ilgili bir baba oldum. Kızımla ilişkimiz çok güçlendi. Her şeyde “Babamla yapacağım, babamla gideceğim” diyor. Bu da benim çok hoşuma gidiyor. Bundan sonra başka eğitimlere de mutlaka katılmak istiyorum.

Ezber bozan babalar

Kemal Serdal Yurt: Her şey annede bitmiyormuş

Oğlum Ozan 6 yaşında. İyi ki bu eğitimi almışım; çünkü baba olarak iyi bildiğimi sandığım konuların bazılarının çok yanlış, bazılarının eksik olduğunu anladım. Duygusal-psikolojik yaklaşım, toplumsal, ahlaki konularda çocukların eğitiminde çok yetersizmişim. Örneğin işten yorgun gelince, çocuğa “Bugün bana yanaşma” derdim. Ama şimdi ona açıklayarak, yumuşak bir şekilde söylüyorum, çocuk da babam benimle ilgilenmiyor diye düşünmüyor. Aksine benim dinlenmemi bekliyor, “Şimdi hazır mısın baba?” diye soruyor. Bir de tabii en büyük hatam, her şeyin annede bittiğini sanmakmış. Çocuğun gözünde annenin yeri başka, babanınki başka. Bu eğitimlerde bir de çocuğun da hakları olduğunu öğrendik, bilmiyorduk. Birlikte yaptığımız etkinlikler hem oğlumun gelişimine büyük katkı sağladı hem ilişkimizi sağlamlaştırdı. Önceleri, dışarı çıktığımızda annesinden ayrılmayan çocuk, şimdi babamla gezmek istiyorum diyor. Ergenlik çağındaki kızımla ilişkime de çok katkısı oldu. Babalığa bakışım çok değişti. Özellikle pandemi döneminde bu eğitimi almamız sayesinde evde kalmanın güzel yanlarını keşfettik.

Ezber bozan babalar

Serkan Kurtulmuş: Pandemide kurtarıcı oldu

Oğlum Rüzgar 8 yaşında. Okuldaki öğretmeni aracılığıyla babalık eğitiminden haberdar olduk. Eğitimi aldıktan sonra doğru bildiğim ama yanlış yaptığım çok şey olduğunu anladım. Örneğin çocuğa bir yaptırım uygulamam gerektiğinde kıyamayıp ertelerdim, bunun yanlış olduğunu ve başka problemler yaratabileceğini gördüm. Çocukları takdir ederken de yaptırım uygularken de bunu niçin yaptığınızı detaylı ve direkt bir şekilde söylemenin önemli olduğunu öğrendim. Artık bunlara çok dikkat ediyorum. Bu eğitimi pandemi döneminde almak da hayat kurtarıcı oldu; evde çocukla bir paylaşım alanı yarattık. AÇEV’in programına uygun olarak her hafta farklı etkinlikler yaptık. Bunları yaptıkça çocuğunuzla olan diyaloğunuz da gelişiyor; çünkü normalde işten yorgun gelip çocukla ilgilenemediğiniz oluyor, o zaman çocuk da vaktini ya tablet ya telefonla geçiriyor. Ama birlikte bunları yaptığınızda onunla daha sıkı bir bağ kuruyorsunuz. Bu eğitimi alınca anladım ki, ben babalığı çok sıradan bir görev zannediyormuşum, meğer babalık çok kapsamlı bir sorumlulukmuş.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler