Geri Dön
Pazar“İşin ruhunu kavramış bir kadroyla çalışıyoruz”

“İşin ruhunu kavramış bir kadroyla çalışıyoruz”

Yarın ilk bölümü yayınlanacak “Alparslan: Büyük Selçuklu” dizisinin yapımcısı ve senaristi Emre Konuk, “Oyuncu seçimi aylarca sürüyor. Dönem işlerinde ayrıca fiziki dayanıklılık, kalabalık bir kadroyla beraber çalışabilme yeteneği gibi özellikler de öne çıkıyor” diyor

“İşin ruhunu kavramış bir kadroyla çalışıyoruz”

Özlem Ülkü - Geçtiğimiz sezonun öne çıkan yapımlarından olan “Uyanış: Büyük Selçuklu”, oyuncu kadrosu, prodüksiyonu ve savaş sahneleriyle reytinglerde de adından söz ettirmişti. Bu iddialı projenin yapımcılığını, genel yönetmenliğini yapan senaryosuna da katkı veren Emre Konuk, şimdi tarih olarak öncesini “Alparslan: Büyük Selçuklu’yu hayata geçiriyor. Birçok festivalden ödül alan projeler üreten, dizinin yapımcısı ve senaristi Emre Konuk’la yarın ilk bölümü ile TRT 1 ekranında izleyici karşısına çıkacak yeni projesini konuştuk.

Selçuklu dönemini seçmenizin sebepleri nelerdi?

Bir projeyi tasarlarken, hedef kitlenizi olabildiğince geniş tutma isteği kaçınılmaz. Hedef kitleden sonra, zamanın ruhunu yakalamak, o ruhla senkronize bir söylem oluşturmak, seyirciyle ortak paydada buluşarak tercih edilmenizi, izlenmenizi, benimsenmenizi sağlar. 

Selçuklu dönemini seçerek, ne kadar isabetli bir karar verdiğimizi geçen sezon gördük. Sezonun sonuna dek izleyicimiz bizimle yol arkadaşlığı yaptı ve bizi reytinglerde birinciliğe taşıdı. Ayrıca projemiz, pek çok ülkeye ihraç edilerek, oradaki seyircilerimizden de olumlu tepkiler aldı. Bu sezon da Selçuklu dönemini anlatmaya devam etmek istedik. “Uyanış: Büyük Selçuklu” dizimizden önce anlatılmamış olan bu dönemin, öz kimliğimizi oluşturan çok önemli bir dönem olduğuna inanıyoruz. Bu defa 1048-1071 yılları arasındaki kutlu dönemi anlatacağız ve tabii kahramanımız Sultan Alparslan olacak.

Sultan Alparslan, en genel tanımı ile “Anadolu’yu Türklere yurt yapan komutan ancak, Sultan Alparslan’ı sadece bir savaşçı olarak göstermek haksızlık olur. Her şeyden öte tarihe baktığımız zaman inanmış bir dava insanı görüyoruz karşımızda. Tarihin en şanlı komutanlarından olan Sultan Alparslan’ı anlatmak için yola çıktık.

“İşin ruhunu kavramış bir kadroyla çalışıyoruz”

Barış Arduç ve Fahriye Evcen’in başrolleri paylaştığı “Alparslan: Büyük Selçuklu” TRT 1’de 8 Kasım Pazartesi yayına başlıyor.

Yönetmen ve senarist olarak birçok proje imza atıp, festivallerden ödül alan biri olarak sizi buraya yönlendiren süreci, motivasyonu nasıl anlatırsınız?

Bence hayal kurabilmek çok kıymetli. Bu iş benim hayalimdi, yapmak istediğim iş buydu. Okumaya araştırmaya, hep çok düşkündüm. Hayatın odağında “insan”ın olduğuna, olması gerektiğine inanırım. Okuduğum, araştırdığım tarih yolculuğundaki “insan” hikayelerini anlatma arzum, beni bu yolculuğa yönlendirdi. Hayallerimi, düşüncelerimi ve ilkelerimi bir hikaye ile anlatıp, sinemanın gücüyle insanlara aktarabilmek benim için çok önemli hatta kendime verdiğim bir görev. Eşim ve kızlarımdan sonra beni en mutlu eden şey bu işi yapıyor olmak. Ömrüm oldukça bu işe devam edebilme düşüncesi ise en büyük motivasyonum.

Tarihi dizilerin Osmanlı dönemini tercih ettiği bir zamanda Selçuklu dönemini anlatarak büyük başarı yakalamıştınız. Şimdi, seyirci ilgisini devam ettirecek mi?

Ben özelde Türk tarihini ve İslam tarihini birbirinden ayırmıyorum, tarihin tamamını bir bütün olarak görüyorum. Bütün bir tarihi, halkalardan oluşan bir zincir gibi tanımlarsak, Selçuklu’nun önemi bir kez daha ortaya çıkar. Bu denli önemli bir tarihin yetim kalması gerçekten üzücü bir durum. Bizim projelerimiz ile Selçuklu tarihi halkın arasında daha yaygın bir hale geldi. Aslında biz bu milletin hikayesini anlatıyoruz. Milletin kendi hikayesine sahip çıkacağını düşünüyorum. Bunun yanı sıra titizlikle uzun bir ön çalışma yaptık, çok sayıda dekor, aksesuar ve kostüm ürettik, teknik olarak dünya standartlarını yakalayan bir donanımımız, güçlü bir görsel efekt çalışmamız var. Oyuncularımız yurt dışından getirdiğimiz aksiyon ve binicilik eğitmenleriyle aylarca zorlu bir antrenman sürecinden geçti. Geçtiğimiz sezon izleyicilerimizle kurduğumuz iletişimin sonucunda edindiğimiz bilgi ve izlenimlerimizi de projeye taşıdık.

Savaş sahnelerinin çekimlerinde özellikle dikkat ettiğiniz unsurlar neler? Zorlandığınız anlar oluyor mu?

Zaman zaman zorluklarla karşılaşıyoruz. Ancak geçen yıl başarısını gösteren, aksiyon sahneleri çekmekten zevk alan, genç, yenilikçi ve dinamik bir ekibimiz var. Ben her yaptığım projede bir öncekinden ilerde olmayı hedef belirlemiş biriyim. Bu nedenle Alparslan’da da kendi rekorumuzu egale edeceğimizi düşünüyorum.

Kostümlerin ve dekorların hazırlanmasında nasıl bir yol izlendi?

Renkli bir dönem olduğu hakkında bütün araştırmacılar hemfikir. Özellikle firuze taşı ile süslenmiş kıyafetler olduğunu biliyoruz. Tabii çok eski bir dönemi işlediğimiz için yeterli görseli bulamıyoruz. Fakat projeye hazırlanırken yerli ve yabancı kaynakların tamamını tarıyoruz. Önce kağıt üzerinde çizimleri ve tasarımları görüyoruz. Daha sonra üç boyutlu ve renkli tasarımları görüyoruz, onay sürecinden sonra atölyemizde üretim yapılıyor.

Türkiye’de tarihi diziler çok seviliyor. Sizce bunun nedeni nedir?

Ülkemizde sosyal bilimlere olan ilgiyi biliyorsunuz. Fakat tarih bizim toplumumuz için vazgeçilmez bir muhabbet kaynağı. Sözlü edebiyatımızın gücü görsel bir mecraya taşınınca aslında bizim toplumumuz için vazgeçilmez oldu.

“Seyircimizi büyük bir seyir keyfi bekliyor”

Barış Arduç, Fahriye Evcen, Mehmet Özgür, Erdinç Gülener, Barış Bağcı, Sarp Levendoğlu gibi sevilen, başarılı oyuncular yer alıyor dizide. Kadroyu oluşturmada hangi unsurları gözettiniz?

Her projede olduğu gibi bu projede de doğru cast seçimi hayati bir önem taşıyor. Anlatmak istediğimiz duyguları en iyi ifade edebilecek oyuncularla buluşmak için yoğun bir çalışma yapıyoruz. Oyuncu seçimi aylarca sürüyor. Dönem işlerinde ayrıca fiziki dayanıklılık, kalabalık bir kadroyla beraber çalışabilme yeteneği gibi özellikler de öne çıkıyor. “Uyanış: Büyük Selçuklu” dizimizde olduğu gibi “Alparslan: Büyük Selçuklu” dizimizde de pek çok başarılı sanatçıyı bir araya getirdiğimizi düşünüyoruz. Mesela Fahriye Evcen uzun zamandır ekrandan uzaktı, Akça Hatun olarak izleyicilerle buluşacağı için çok heyecanlı. Alparslan, Barış Arduç’tan başkası olmazdı gibi geliyor bana. Karakterini içselleştirmiş, her şeyden önce işin ruhunu kavramış çok doğru bir oyuncu kadrosu kurduğumuza inanıyorum. Bana kalırsa, seyircimizi büyük bir seyir keyfi bekliyor.