Geri Dön

İstanbul’un en güzel kiliseleri

Geçtiğimiz günlerde Türkiye’ye gelen Katolik âleminin ruhani lideri ve Vatikan Devlet Başkanı Papa Francis, İstanbul’da kilise ziyaret etti ve ayine katıldı. Bu vesileyle İstanbul’da Hıristiyanların gözünde özel bir öneme sahip kiliseleri anlatmaları için kültür turizminde uzman iki isimle konuştuk

İstanbul’un en güzel kiliseleri

Faruk Pekin (Fest Travel’ın kurucusu, turist rehberi)

Ayasofya

Hayranlık uyandıran yapı
Ayasofya bazilikası tüm zamanların en cüretli, en hayranlık uyandırıcı yapısıdır. Yalnızca Bizans ya da Doğu Roma sanatının en büyük eseri değil, yapıldığı yıl dikkate alındığında orta mekanı örten kubbenin yüksekliği ve çapı açısından mimarlık tarihinin en görkemli yapısıdır. Bazı onarımlarla 1477 yıldır sapasağlam orijinal biçimiyle ayaktadır.
İlk kez Constantinus zamanında, 360’ta ibadete açılan Ayasofya, 1204-1261 yılları arasındaki Latin istilasından çok kötü etkilendi. Katolik Haçlılar içindeki kutsal emanetleri, hazineleri yağmaladılar. Bizanslılar kenti geriye aldığında insanlığın bu ortak mirasını onardılar. İstanbul’un fethinden sonra Fatih, yapıya Ayasofya Cami-i Kebiri adını verdi.
Hiçbir Hıristiyan eseri, Osmanlılarca Ayasofya kadar gözetilmemiştir. Yangın, deprem gibi pek çok yıkımla karşılaşan müze, günümüze kadar gelebildi. Ayasofya 1932’ye kadar cami olarak hizmet gördü. Ardından ufak bir restorasyon geçirdi, mozaikleri açığa çıkarıldı. 1935’te müze olarak halka açıldı. 30 yıldır sürekli tamir görüyor.

Ayios Yeoryios Patrikhane Kilisesi

Ortodokslar için önemli

İstanbul’unOsmanlılar tarafından fethinden sonra Ortodoks Patrikhanesi sürekli yer değiştirdi. Patrikhane önce kentin ikinci büyük kilisesi olan Havariyun Kilisesi’ne, sonra sırasıyla Zeyrek’teki Pammakaristos Manastırı’na, Fener’deki Vlah Sarayı Kilisesi’ne, Ayvansaray’daki Dimitrios Kilisesi’ne taşındı. Patrikhane son olarak 1599’da bugünkü yeri Ayios Yeoryios Manastırı’na yerleşti.

Fener’deki Ayios Yeoryios Patrikhane Kilisesi yüksek duvarlarla çevrili geniş bir avlu içinde yer alır. Bu avluda ayrıca Rum Ortodoks Patrikhanesi yönetim binası, kütüphane, Hagios Kharalampos Ayazması, Rum Ortodoks kiliselerinin törenlerde kullandığı “mür” denilen kutsal yağın üretildiği bina bulunur. Kilisedeki sedef kakmalı patrik tahtı, Rum marangozluk sanatının doruğu olarak kabul edilir. Meryem Anave Vaftizci Yahya ikonaları, Ortodokslar için büyük önem taşır.

Saint Pierre ve Paul Kilisesi

Dominikenlerin mabedi

SaIntPierre ve Paul Kilisesi Galata’da, Galata Kulesi’nin dibinde. San Pietro ve Paulo Kilisesi (Santi Pietro ve Paulo) olarak da bilinir. 13’üncü yüzyıl başında İstanbul’a gelen Dominikenler yerleştikleri manastırdan (bugünkü Arap Camisi) çıkarılınca bir süreliğine Saint Pierre Kilisesi’ne çekilmişlerdi. Burada 1603 yılında sonradan yanan bir kilise inşa ettiler. Tekrar tekrar yanan kilise yerine 1841-43 yıllarında ünlü mimar Gaspare Fossati’ye bugünkü kiliseyi inşa ettirdiler.Dominiken mezhebinin ibadet anlayışına uygun biçimde yapılan, neoklasik ve ampir üslubunun hâkim olduğu yapıda çok güzel heykeller yer alır.

PAPA’NIN AYİNE KATILDIĞI KİLİSE: SAINT ESPRIT

Pekin:“Latin cemaatinin en önemli yapısı”

İstanbul’daki Latin cemaatinin en önemli yapısı olan Saint Esprit Kilisesi Harbiye’de Notre Dame de Sion Fransız Kız Lisesi’nin avlusunda yer alıyor. Aynı avluda Papa
XV. Benedictus’a adanmış bir anıt yükselir. Kilise ve ek binaları mimar ağabeyi Gaspare Fossati ile birlikte Ayasofya’nın restorasyonunu gerçekleştiren Giuseppe Fossati tarafından 1846 yılında inşa edilmiş, 1876 yılında katedral statüsü kazanmıştır. 1865 depreminde zarar gören yapı ciddi bir tamir geçirmiştir.

Üç nefli, dikdörtgen bazilikal planlı yapı beşik çatı ile örtülüdür. Kilisenin ana girişindeki iki sütun orgun da bulunduğu galeriyi taşır. Altı sütundan oluşan iki diziyle mekan üçe ayrılır. Sağdaki dördüncü sütun üzerinde vaaz kürsüsü bulunur. Sağdaki nef Altınağızlı Aziz Hrisostomos’a adanmıştır, Vaftiz Şepali de burada bulunur. Sunak bölümü son derece görkemlidir.

Bornovalı:“Papalar burada ayin yönetti”

Saınt Esprıt Latin Katolik Katedrali Harbiye’de, Cumhuriyet Caddesi ile arka paralelindeki Papa Roncalli Sokak arasında bulunuyor. Genellikle Notre Dame de Sion Fransız Lisesi ile birlikte algılanıyor ve içeriye dikkatle bakmayınca fark edilmiyor.

19’uncu yüzyıl ortalarında barok üslubuna yakın özellikler gösterir şekilde inşa edilmiştir. İstanbul’daki Latin Katolik Piskoposluk merkezi katedralidir. Bu niteliğiyle Türkiye’yi ziyaret eden papaların uğrak yeri ve ayin yönettiği kilise olma özelliğiyle diğerlerinin önüne çıkıyor.

Batı cephesinin iç kısmında Papa XVI. Benedictus’un İstanbul ziyareti için hazırlanan madalyonunun çok büyük boyutlarda bir kopyası hatıra levhası olarak yerleştirilmiştir. İtalyan Giuseppe Donizetti Paşa’nın mezarı dahil olmak üzere dikkate değer mezarlar barındıran bir bodrum katı da mevcuttur. Bahçesinde ise
Papa XV. Benedictus’un heykeli yer alıyor.

Dr. Sedat Bornovalı(Sanat tarihçisi, turist rehberi)

Surp Hovhan Vosgeperan

En geniş mekanlı Ermeni kilisesi

SurpHovhan Vosgeperan Ermeni Katolik Kilisesi Taksim’de Fransız Konsolosluğu’nun hemen arkasında. Katolik Ermeni cemaatine ait olan bu kilise 1860-63 yılları arasında inşa edildi. Yapımına mimar Garabed Tülbentçiyan tarafından başlandı ve kilise kardeşi Andon tarafından tamamlandı.

Merkezi planlı ve sekizgen üst örtülü yapı
1000 kişiye yakın ibadet kapasitesiyle anıtsal bir
iç mekan hissi uyandırıyor. Hem üst örtüsünün
iç yüzeylerinde hem de sunaklarındaki resimlerde çok sayıda dini ve dekoratif figür ve motifler yer alıyor. İstanbul’un en geniş mekanlı Ermeni kilisesidir. 1979 kasımında Türkiye’ye gelen
Papa II. Iohannes Paulus bu kiliseyi de ziyaret etmişti. Kilisede bu ziyareti ölümsüzleştiren
mermer bir levha asılıdır.

Saint Antoine Latin Katolik Kilisesi

Ziyaretçi akınına uğruyor

İstiklalCaddesi üzerindeki Saint Antoine Latin Katolik Kilisesi konumu, büyüklüğü ve görsel etkisi nedeniyle kentin en popüler Katolik kiliselerinin başında geliyor. Farklı dillerdeki ayinlere katılmanın mümkün olduğu kiliseye Katolik inancına mensup olmayan çok sayıda ziyaretçinin de gün boyunca akın ettiğini gözlemek mümkün.

1906-1913 yılları arasında inşa edildi. Mimarı bunun gibi birçok projede mühendis Edoardo de Nari ile birlikte çalışan Giulio Mongeri’dir. Yapı tasarlanırken İstiklal Caddesi cephesinin kilise vakfına ileriye yönelik gelir getirici özelliği değerlendirilmiş ve ibadet yapısı caddeden içeriye çekilerek ön tarafa görkemli bir apartman bloku yerleştirilmiştir. Bu şekilde Beyoğlu’na ufak bir meydan da hediye edildi. Bahçesinde
Papa XXIII. Iohannes’in heykeli bulunuyor.

Panayia Muhliotissa Kilisesi

Bizans’tan beri açık

Fener’de,Haliç’e bakan yamaç üzerinde Patrikhane’den çok daha yukarılarda bulunan ve Meryem Ana’ya adanmış olan Panayia Muhliotissa Kilisesi’nin en azından 13’üncü yüzyıldan bu yana faal olduğu biliniyor. Yapının odağını oluşturan yonca planlı ufacık kubbeli yapının ise çok daha eski olma olasılığı yüksek.

Bizans imparatorluk ailesinden Maria Palaiologina adında bir hanımın Moğol Hanı Hülagu ile evlenmek üzere yola çıkması ve yıllar sonra İstanbul’a dönüşüyle kendini dine adayarak bu kiliseyi mülk edinmesiyle bağlantılı şekilde kilise Moğollukla da bağdaştırılmıştır. Panayia Muhliotissa Kilisesi fetih öncesinde Bizans kilisesi olarak inşa edilmiş ve günümüzde aynı işlevini sürdürerek hâlâ ibadete açık bulunan tek yapı olma özelliğini de gösteriyor.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber