Geri Dön

“Kavuğun kadınlara da verildiğini görmemiz lazım”

Dümbüllü’nün Kavuğu’nun bir kadın oyuncuya devredilmesi kampanyasının arka planını, kampanyanın mâl edildiği yönetmen Ezel Akay’la konuştuk

“Kavuğun kadınlara da verildiğini görmemiz lazım”
Ceyda Ulukaya

Dümbüllü’nün Kavuğu”, Türkiye tiyatrosunun güldürü geleneğinin manevi değeri yüksek bir nişanesi. Kel Hasan Efendi’den başlayarak sırayla İsmail Dümbüllü’ye, Münir Özkul ve Ferhan Şensoy’a devredilen kavuk, bugün Rasim Öztekin’de. Öztekin de kavuğu bu yıl genç bir sanatçıya devretmek istediğini, pandemi sürecinin geçmesini beklediğini söylemişti. Ancak bu esnada change.org üzerinden “Dümbüllü’nün Kavuğu artık bir kadın oyuncuya verilsin” kampanyası başlatıldı. Yaklaşık 3 bin imzanın toplandığı kampanya, sadece destekçisi olduğu halde oyuncu ve yönetmen Ezel Akay’a mâl edildi. Neyse ki, bundan şikayetçi de değil. Akay’la kavuğun temsil ettiği geleneği ve bir kadın oyuncuya devredilmesi talebinin ardındaki ihtiyacı konuştuk.

“Kavuğun kadınlara da verildiğini görmemiz lazım”



Dümbüllü’nün Kavuğu neden önemli?

Bunu geleneksel tiyatro kavramıyla birlikte düşünmemiz lazım ama şu anda geleneksel tiyatro yapan, yani eskisi gibi meddahlık ya da ortaoyunculuk yapan kimse yok. Geleneksel olan tuluat dediğimiz doğaçlama tiyatrodur. Dümbüllü’nün Kavuğu da doğaçlama ve komedinin bir araya geldiği bir oyunculuk geleneğini temsil ediyor. Bu ülkede, çok eski ve özel bir gelenektir ve bu tür bir mizaha gülmek de bu toprakların çok kadim bir geleneğidir. Ayrıca, ustadan çırağa ya da bir diğer ustaya geçen bir ödüldür aynı zamanda. Bu yönüyle de şahsen çok sevimli bulduğum bir ödül. Dolayısıyla mesele kavuk değil, bütün bu geleneği devredecek o kişi aslında. Türkiye’nin doğaçlama yeteneği olan en değerli komedyenlerinden biri, bir başka komedyene bu geleneği devredecek. Ama baktığınızda bugüne dek yalnızca erkeklere devredilmiş.



Bu bir tesadüf olabilir mi?

Asla değil. Burada da gelenek söz konusu. Kimsenin aklına gelmiyor çünkü. Eski zamanlar o kadar farklı ki bugünden. İnsanların cinsiyet eşitliğini tartışması tüm dünya için yeni bir durum. Yoksa işe yarayan bir şey değil. İnsan aklının yarısını yok sayıyorsunuz sonuçta. İnsanlık olarak bizim, kadınların erkeklerle eşit özgürlüğe sahip olmasına ve eşit bir şekilde taltif edilmesine ihtiyacımız var. Ödül söz konusu olunca da kadın komedyenleri eklediğimizde çok daha cazip ve çeşitli bir komedi dünyası ortaya çıkıyor. Baktığınızda uzun süredir gerçekleşmeyen birçok şey son 4-5 yılda gerçekleşti. Kadın oyuncunun başrolde olduğu filmler yüksek gişe başarısı elde ediyor örneğin, buna Yeşilçam’ın dört meşhur kadınından beri pek rastlanmıyordu. Buna kadın komedi oyuncuları da dahil. Yani kadın oyuncular çok önemli katkıda bulunuyor. Hep bulunuyorlardı ama son dönemde Türkiye’deki oyunculuk kültürü kadın komedyenlerle iyice zenginleşti. Bunun işareti olarak, madem aklımıza geldi, madem Rasim’i tanıyoruz, onu günümüzün bir insanı olarak görüyoruz, o zaman ona “Bu kez kadın seç” diyerek nezaketli bir davette bulunuyoruz. Hepsi bu.

Bahsettiğiniz başarılı kadın komedyenler neden yok sayılıyor peki?

Bu alanın da toplumun diğer alanlarından farkı yok. Kadınlar neden aynı işi yapıp daha az ücret alıyorsa aynı nedenle. Bunların tamamı kötü geleneklerin sonucu. Ama bütün gelenekler gün gelince yıkılmak zorunda. “Kadın arkadan gelsin” geleneği de bitmek zorunda, zaten ha bitti ha bitecek.

Kavuğun kadın komedyene devrinin etkisi ne olabilir?

Etki önemli olduğu için ben de konuşmaya devam ediyorum, nedeni gerçekten şuna dikkat çekmek: Bu ülkede kadın komedi oyuncuları da var ve bu çok iyi bir şey. Bunun çok iyi örneklerine rastlıyoruz. Ve Türkiye’de zannedersem Müjdat Gezen’inki dışında komedi alanında bir ödül de yok. Komedi yeterince önemsenmiyor, halbuki çok ciddiye alınması gereken bir şey. Hele de bu ülkede. Dolayısıyla bu alanda bir ödülü de kadınlara vermeyip sürekli erkeklerin eline tutuşturmak hakikaten anlamsız. Bunu bir hatırlayalım ve bundan bir kere kurtulalım. Bilelim ki bu ödül kadınlara da verilebiliyor, ondan sonra ister kadın olsun ister erkek. Özgürce seçimini yapsın herkes.

Kavuğun pozitif ayrımcılık örneği olarak kadın komedyene verilmesinin, en iyiyi seçmeye engel olacağını iddia edenler de var.

Pozitif ayrımcılık ara ara yapılmalı ama buna tutsak olursak yine başka bir muhafazakarlık türüne dönüşür ve adil olmaz. Kadınlara belli konularda ayrıcalık tanınması bahsettiğimiz geleneğin kırılması için çok faydalı. Ama şunu unutmayalım: En iyi kim yarışı yapmıyoruz. Gerçekten karşısına geçip yerlere düşene kadar güldüğümüz isimler var, biliyoruz ki iyi komedyenler. Hepsine ayrı ayrı gülüyoruz. Yeteneksizleri ayırmak kolay ama yeteneklileri neye göre ayırt edeceksiniz? Bunu boşverelim. Hepimizin bildiği bu iyi komedyenler arasında bir seçim yaptığımızda hata yapmaya imkan yok. O bakımdan haksızlık ihtimali görmüyorum.

Sizin favori adayınız kim?

İsim vermeyi doğru bulmuyorum. Hem şahsi beğenimi gösterecek hem de Rasim’in üzerinde baskı yaratacak. O da oldukça tecrübeli ve yetenekli bir sanatçı, oyuncuları da benden daha iyi tanıyordur. Fakat belli kategoriler önerebilirim. Bana göre, sadece diz veya sinema değil tiyatro deneyimi olan ve doğaçlama yeteneğine sahip, biraz da tecrübeli bir komedyen olmalı. Bu bir ustalık ödülü çünkü.

Bu tünelden 7 defa geçenler şifa bulduğuna inanıyorBursa'da bulunan ve içinden su akan tünelden geçenlerin şifa bulduğuna inanılıyor.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber