Geri Dön

“Kimsede olmayanı keşfetmeyi seviyorum”

Stiliyle büyük ilgi çeken ve sosyal medyada soru yağmuruna tutulan Yasemin Özilhan: “Daha çok kimsede olmayanı keşfetmeyi seviyorum ve sonra o markaları başkalarının üzerinde de görünce ilgimi kaybediyorum... Çok uçuk markalardan alışveriş yapmıyorum”

“Kimsede olmayanı keşfetmeyi seviyorum”

O, işadamı İzzet Özilhan’la evlendikten sonra oyunculuğu bıraktı fakat hayranları onun peşini bırakmıyor, özellikle stiliyle çok takip edilip sosyal medyada soru yağmuruna tutuluyor. Şimdilerde eşinin ablası İpek Özilhan Özkan tarafından Türkiye’ye getirilen çocuk markası Carter’s Türkiye’nin mağaza görselliği, ürün dağılımı gibi konularıyla ilgilenen Yasemin Özilhan, stilini ve güzellik sırlarını anlattı.

- Stilinizi nasıl tanımlarsınız?

Çok uçuk bir tarzım yok aslında. Sadece detaylarla hareketlendirip çok sade olmak yerine hep bir farklılık yaratabildiğimde kendimi mutlu hissediyorum. Tabii yerine göre değişiyor.

- Nerelerden alışveriş yapıyorsunuz?

İnternetten, özellikle de yurt dışındaki sitelerden çok alışveriş yapıyorum. En sık ziyaret ettiklerim net-a-porter.com, fwrd.com ve saksfifthavenue.com. İnternetten alışveriş yapmaya başlayalı sekiz yıl oldu ve çok alıştım. Çok rahat buluyorum. Bir tişört almak için mağaza mağaza gezmek beni yoruyor. Sitelere girince aklımda olan bir marka varsa adını yazıp bedenini, rengini, tüm seçeneklerini görmek fikir de veriyor bana. Bugüne kadar aldığım her şey üzerime tam oldu, bir defa dışında. Türkiye’de ise Zara ve İpekyol’dan alışveriş yapıyorum.

- Favori tasarımcılarınız kimler?

Zimmerman’i çok sevmeye başladım. Daha önce bikini ve tunik tarzı şeyler yaparken şimdi biraz daha elbiselere dönmeye başladı.
Bir ara Self Portrait’i çok seviyordum ama şimdi pek giymiyorum. Sanırım daha çok kimsede olmayanı keşfetmeyi seviyorum ve sonra o markaları başkalarının üzerinde de görünce ilgimi kaybediyorum. Jean’lerimi hemen hemen her zaman Frame’den, tişörtlerimi Rag&Bone ve V yaka kesimlerini çok sevdiğim LNA’den alıyorum. Tibi’nin düşük omuzlu üstlerini de beğenirim. Çok uçuk markalardan alışveriş yapmıyorum yani.

“Tek bir lüks markaya bürünmekten hoşlanmıyorum”

- Defileleriyle size ilham veren modaevleri var mı?

Erkek giyim tasarımcısı Joshua Kane var. Siyah-beyaz ağırlıklı tasarımlar yapıyor. Londra’da ziyaretine gitmiştim, konuşmaya devam ediyoruz. Pötikare takımlarını, uzun atkılarını seviyorum, bana ilham veriyor. Chanel’in defilelerine bakmayı çok severim tabii. Ama aslında tepeden tırnağa tek bir lüks markaya bürünmekten hoşlanmıyorum. Ben o değilim.

- Bu yaz için neler aldınız kendinize?

Zimmerman’in ince beyaz dantelli plaj elbiselerini ve bikinilerini, PilyQ’nun plaj tuniklerini ve Mikoh’nun bikinilerini aldım. Mikoh’nun bikinilerini ve arkası örümcek ağı gibi iplerle örülü mayolarını çok beğeniyorum. Aynı modelden renk renk var gardırobumda. Güneşlenmeye pek müsait olmasalar da...

“Elmacık kemiğimi de burnumu da yaptırmadım”

- Güneşlenmeyi seviyor musunuz?

Abartılı olmayan hafif bir bronzluk bana kendimi iyi hissettiriyor. Fakat güneş alerjim var. Bir de her ay hamama gidiyorum, dolayısıyla güneşlensem de o bronzluk gidiyor.

- Hamam dışındaki güzellik rutinleriniz neler?

Tam anlamıyla rutinlerim
var aslında. Her sabah ve akşam alerji ilacı alıp yüzüme ve gözaltıma nemlendirici sürüyorum. Çok fazla çay içtiğim için dişlerimde leke problemi oluyor, bazen dişçiye giderek bazen de evde kendim özel temizleyiciler kullanarak leke temizliği yapıyorum. Bir de makyaj yapmasam bile eve geldiğimde yüzümü tonikle temizlerim çünkü etraftaki toz, duman cildimi yorgun gösteriyor.

- Cilt bakımı yaptırıyor musunuz?

Çok kuru bir cildim var normalde, onun hep nemli görünmesinden hoşlanıyorum. Forever Young BBL tedavisinden çok memnun kaldım, cildin hep nemli ve parlak görünmesini sağlıyor pudralanmış hissi vererek. PRP de çok memnun kaldığım bir diğer uygulama.

- Estetik müdahalelere nasıl bakıyorsunuz?

Karşı değilim aslında. Benim için sürekli “Estetik yaptırmış” diyorlar çünkü insanlar “Doktorlar” dizisindeki kilolu halime alışmış. O zamanlar 21 yaşındaydım ve 56 kiloydum. Şimdi 31 yaşındayım, yüzüm oturdu ve arada yedi kilo fark var. Elmacık kemiğimi de burnumu da yaptırmadım yani. Bence yüz iyice sarktıktan sonra onu gerdirmektense sorunları hissettiğin an ufak müdahalelerle önlem almak mantıklı. Botoks da dozu iyi ayarlandığı sürece mimik çizgilerinin oturmasını engelliyor. Neden olmasın?

- Makyaj yapmayı seviyor musunuz?

Günlük hayatta hiç makyaj yapmıyorum. Özel günlerde ise haki yeşili ve kahve tonları tercihim. Ya da kırmızı giydiysem kırmızı ruj ve sadece eyeliner sürerim. BB krem gibi cilt tonunu dengeleyen likit fondötenler tercihim.

- Kaşlarınız?

Kaşlarım aslında gri ve kontrol etmesi çok zor, hemen kıvrılıyor. Bebek’teki Belkıs Kaş Tasarım’a gidiyorum, o iki-üç ayda bir çok derine girmeden dolgu yapıyor, beni çok rahatlattı.

“Siyah camlı gözlükler çok kasvetli geliyor”

- Stilini beğendiğiniz isimler kimler?

Victoria’s Secret modelleri eşofman giyseler bile güzel görünüyorlar. Tabii herkesin kendine özgü bir stili var ama Türkiye’de Edvina Sponza ve Ezgi İçel’i, yabancılardan ise Jennifer Aniston ve Sarah Jessica Parker’ı beğenirim. Kendall Jenner ve Gigi Hadid de çok güzel kadınlar ama pazarlamaları iyi yapıldığı için mi giydikleri çok göz önünde yoksa kendileri gerçekten iyi mi giyiniyorlar emin değilim.

- Gardırobunuzda en çok ne var?

Gömlek, beyaz tişört, jean, kemer ve şapka.

- Güneş gözlükleriniz de çok beğeniliyor.

Aslında güneş gözlüğü işine beni eşim alıştırdı. Bir dönem herkes çok büyük gözlükler takarken geldi ve “Yasemin, ben bir yer keşfettim” dedi. O küçük gözlüklerden almış. Önce tuhaf geldi ama taktıkça alışmaya başladım ve zamanla koleksiyon haline geldi. Etiler Optik’ten aldığım renkli camları biliyorsunuz. Onlar bayağı tuttu. Aslında ben yıllardır takıyordum ama o zaman Instagram olmadığı için insanlar görmüyordu sanırım. Özellikle mavisi çok meşhur oldu. Siyah camlı gözlükler artık bana çok kasvetli geliyor, renkli camlara alıştım.

“Günlük hayatta topukluyla aram pek yok”

- Markalardan işbirliği teklifleri alıyor musunuz?

“Kimsede olmayanı keşfetmeyi seviyorum”

Birkaç kere geldi. Kendimi bağdaştırabileceğim, anlaştığım bir yer olursa elbette düşünebilirim.

- Ayakkabı ve çantayla aranız nasıl?

Çantada Givenchy ve Celine’i tercih ediyorum genelde. Günlük hayatta topukluyla aram pek yok ama Gianvito Rossi’nin topukluları çok rahat. Bir de son zamanlarda Schutz’un petek petek gibi görünen ayakkabılarını beğenmeye başladım.

- Eşinizle fikir alışverişi yapıyor musunuz stil konusunda?

İzzet benden daha zevklidir aslında. Bir de erkek giyimi bana çok zor geliyor, pek anlamam. Hardal rengi bir kravat gösterip “Olmuş mu?” diyor, olmuş diyorum, sonra bordo kravat takıyor, o da oluyor bence.

“Çok su içiyorum”

- Çocuklarınızı nasıl giydiriyorsunuz?

Kızlarımın biri dört, biri üç yaşında. Küçük kızım Ela daha rahat kıyafetleri ve kırmızı rengi çok seviyor. Büyük kızım Emine ise benim topuklu ayakkabılarıma, çantalarıma merak sarmaya başladı bile evin içinde.

- Beslenme ve spor alışkanlıklarınızdan bahsedersek?

Çok su içiyorum. Eskiden bulgur hiç yemezdim, şimdi spor yaptığım ve içerden yakmak istemediğim için etin yanında bulgur ve yoğurt yiyorum. Biraz kilo almak da istediğim için... Sabahları mutlaka yumurta, iki dilim kızarmış ekmek, zeytin ve peynir yerim. Ekmeğin son diliminin yarısından azını da çilek reçeliyle yiyorum. Aralarda muz ya da meyveli probiyotik yoğurt, akşamları ise balık ya da et yerim. Bir ara pilates yapıyordum ama fitness, crossfit ve kardiyo yapmak ve ağırlık çalışmak daha çok hoşuma gidiyor.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber