Geri Dön

Koronavirüsten korunmak için yapmanız gerekenler: Bağışıklık sistemini güçlü tutun!

Son günlerde başta koronavirüs olmak üzere virüs kaynaklı hastalıklar çok yaygın. Buna karşı alınabilecek önlemlerin başında ise bağışıklığın güçlü tutulması geliyor. Propolis ve arı sütü, bağışıklığı desteklerken virüslerin vücutta çoğalarak enfeksiyona yol açmasını da engelliyor

Koronavirüsten korunmak için yapmanız gerekenler: Bağışıklık sistemini  güçlü tutun!

Şu günlerde virüs kaynaklı hastalıklar çok yaygın, özellikle salgın haline gelen koronavirüs enfeksiyonunun bilinen bir tedavisi yok. Antibiyotikler de viral hastalıklarda etki etmiyor, hatta vücuttaki yararlı bakterileri yok ettiği için daha da zararlı olabiliyor. Bu nedenle, tek çare bağışıklığın güçlü tutulması. Bunun için doğal bağışıklık destekleyici propolisin doğru bir şekilde hazırlanmış, en az yüzde 10 oranında saf propolis içeren propolis özütünden yetişkinlerin günde en az 20 damla, çocukların 10 damla kullanması ve propolisli, arı sütlü, ham ballı karışımlardan da günde en az 1 tatlı kaşığı tüketilmesi önemli. Propolis ve arı sütü bağışıklığı desteklerken, virüslerin vücutta çoğalarak enfeksiyona yol açmasını da engelliyor.

Eğer enfeksiyona yakalanırsanız kullandığınız damla sayısını 4 katına kadar çıkarmanızda yarar var. Zira hastalık döneminde vücut daha fazla toksin ürettiği için bu toksinlerin atılımını sağlamakta da daha fazla antioksidana yani propolise ihtiyaç oluyor. Propolis doğada bilinen en güçlü antioksidanlardan biri ve düzenli tüketildiğinde vücuda detoks etkisi yaratıyor, vücudu bozulmuş hücrelerden, hücre atıklarından, bakteri, virüs ve mantarlardan temizliyor.

Propolisin koronavirüse etkisi
Propolisin koronovirüs üzerine etkisi ile ilgili Pavia Üniversitesi’nde yapılan bilimsel çalışmada, propolisin içeriğinde doğal olarak bulunan 5 farklı flavonoidin, çeşitli virüslere karşı etkileri araştırıldı. Çalışmada, koronavirus, herpesvirus, adenovirus ve rotavirus örneklerinin uygun şartlarda çoğalmaları sağlandı ve ardından elde edilen ham propolisten Acacetin, Kamferol, Krisin, Kuersetin ve Galanjin flavonoidleri izole edildi. İzole edilen 5 adet flavonoidin, sırasıyla bütün virüslerle etkileşimleri gözlemlendi. Çalışmanın sonucunda Acacetin, Kamferol, Krisin, Galanjin ve Kuersetin’in koronavirus dahil bütün virüslerin azalmasında etkili olduğu, Krisin ve Kamferol flavonoidlerinin de özellikle Herpes virüsünün çoğalmasını azalttığı görüldü. Araştırmacılar, propolisin bileşiminde bulunan fenolikler ve flavonoidler nedeniyle yüksek antioksidan, antimikrobiyal ve antienflamatuvar etki gösterdiğini ve bunun da hastalıklara karşı korunmaya ayrıca hastalık sırasında daha çabuk toparlanmaya yardımcı olduğunu kaydetti.

2003 yılında Güney Kore’de yapılan bilimsel çalışmada, propolisin antiviral ve antikanserojenik ve diğer pek çok biyolojik aktivitesinden sorumlu kafeik asit fenetil ester bileşeninin (KAFE) bağışıklık üzerindeki etkileri incelendi. Çalışmanın sonucunda KAFE’nin bağışıklığı düzenleyici etkileri olabileceği bilimsel olarak ortaya konuldu.


2014 yılında Kyushu Üniversitesi’nde yapılan çalışmada ise influenza virüsüne karşı propolisin etkinliği araştırıldı. Bu enfeksiyonu geçiren hastalar iki gruba ayrıldı ve bir gruba düzenli olarak propolis verildi ve propolis alan grubun hastalık semptomlarında daha hızlı bir iyileşme gözlendiği tespit edildi. Araştırmacılar, propolisin antiviral özelliğinden dolayı influenza virüsüne karşı etkin olduğunu ve grip semptomlarını azalttığı görüşünde.


Propolisli gargara

Virüs kaynaklı hastalıklarda C vitamininden zengin beslenmek, yeterli su tüketmek ve yüksek antioksidan özellik gösteren gıdalar ile bu gıdaların en başında gelen propolis tüketilmesi öneriliyor. Özellikle çocukların kreş ve okul gibi kalabalık ortamlarda enfeksiyona yakalanma riskinin çok yüksek olması nedeniyle çocuklara mutlaka el yıkama eğitimi verilmesi büyük önem taşıyor. Boğaz ve burun temizliğinin sabah akşam ılık su ile yapılması isteniyor. 1 bardak ılık suya 1 çay kaşığı tuz, 1 yemek kaşığı elma sirkesi ve 20 damla suda çözünebilir propolis karıştırarak boğaz ve burun için virüslere karşı etkili bir gargara hazırlanabiliyor.

Sağlıksız ve yetersiz uyku bağışıklığı vuruyor

Gribal salgın tüm hızıyla etkisini gösterirken bağışıklık sisteminin güçlü olması, korunmada kilit rol oynuyor. Sağlıklı bir uyku kuvvetli bir bağışıklık sisteminin olmazsa olmazı.
Nöroloji, Uyku Bozuklukları Uzmanı Prof. Dr. Murat Aksu, “Uyku sırasında hem santral sinir sisteminde hem de diğer organlarda bulunan bazı toksik maddeler vücut dışına atılabiliyor” diyerek, uykunun bağışıklığın kuvvetlendirilmesinde önemli rol oynadığını söylüyor.

Uykunun olumlu etkilerini gösterebilmesi için melatonin hormonunun yeterince salgılanmasının gerektiğini kaydeden Aksu bunun için de telefon, bilgisayar ve televizyondan yansıyan mavi ışıktan uzak karanlık ortamın şart olduğuna işaret ediyor.

Her sağlıklı insanın günde en az 6 saat uyuması gerektiğini de dile getiren Aksu, özellikle gece 23.00 ile 02.00 saatleri arasındaki uykunun çok önemli olduğunu söylüyor.

Yediklerimize dikkat edelim

Mevsim geçişlerinde birçoğumuz yorgunluk ve halsizlikten şikayet ederiz. Bu durum vücudumuzun susuz kaldığının ana göstergesidir. Su bunu engelleyen en büyük yardımcıdır. Bedenimizin ana kaynağı suyun yanı sıra bağışıklığı güçlendiren Omega-3 yönünden zengin olan somon ve ete kıyasla daha fazla demir içeren kakao tüketilebilir. Greyfurt, günlük C vitamini ihtiyacının büyük kısmını almayı sağlayarak bağışıklık sisteminin desteklenmesine yardımcı olurken vitamin ve mineral deposu olan elmaysa, halsizlikte ilk tercih edilmesi gereken meyvelerden.

Koronavirüse karşı önlemler basit

Koronavirüs, insan ve hayvanlarda soğuk algınlığı veya nezle olarak bilinen üst solunum yolu enfeksiyonuna en sık neden olan virüslerden biri. Virüsten nasıl sakınılacağını ve grip benzeri belirtilerden nasıl ayırt edileceğini bilmemekse herkes için endişe kaynağı.

Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Aslı Karadeniz, koronavirüsle ilgili “İnsandan insana solunum yolu, öksürük, hapşırık, dokunma, el sıkma, öpüşme, sarılma, mutfak gereçlerinden ortak yeme içmeyle bulaştığını biliyoruz. Ve hasta kişiyle yakın mesafeden konuşma bulaşmaya neden olabiliyor. Virüsün olduğu yüzeylere, cisimlere temas ettikten sonra elleri yıkamadan ağız, burun göze temas etmek de hastalığa neden oluyor.

Bu nedenle, ateş, öksürük ve nefes alma zorluğu varsa mutlaka doktora başvurulmalı” diyor ve alınacak önlemleri şöyle sıralıyor:

Eller su ve sabunla en az 20 saniye yıkanmalı veya el dezenfektanı kullanmalı.

Yüze, ağza, buruna yıkanmamış ellerle asla dokunmamalı.

Hasta insanlarla yakın temasta bulunmamalı.

Kapı kolu, telefon, klavye gibi ortak kullanılan ve sıkça dokunulan nesneleri sıkça temizlemeli ve dezenfekte etmeli.

Öksürük ve hapşırık sırasında ağız mendil ile kapanmalı, sonrasında mendili atıp el yıkanmalı.

Hastayken evden çıkmamalı ve dinlenmeli.

Kurt sürüsünün ortasında kaldı, canını böyle kurtardı Batman’ın Gercüş ilçesinde kurt sürüsünün ortasında kalan tavşan, ölümden kıl payı kurtuldu. O anlar güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber