Geri Dön
PazarModa yavaşladı, ya siz?

Moda yavaşladı, ya siz?

Artık satın almak out, kiralamak in. Trendler değil, çevre duyarlılığı başı çekiyor. Satın alacaksak bile ikinci el tercihler öne çıkıyor. Modanın ezberlerini bozan bu dönüşümü, sektörün önde gelen isimleri yorumluyor

Moda yavaşladı, ya siz?

Ceyda Ulukaya - Çok değil, belki iki kuşak önce giyim kuşam terzilerin işiydi. Şık ve kaliteli bir parça, senelerce giyilir, bazıları sonraki kuşaklara miras dahi kalırdı. Gelişen hazır giyim sektörüyle terziliğe de babaanneden kalan mantoya da veda ettik. Dolaplarımız, dünya ortalamasına göre sadece 7 defa giydiğimiz giysilerle doldu. Giysilerin yaşam ömrü kısalmakla kalmadı, üretimde çevreye verilen zararla moda endüstrisini dünyayı en çok kirleten endüstrilerden biri haline getirdi. Ancak artık bu tablo tersine dönüyor. Yavaş moda, ileri dönüşüm, geri dönüşüm, kiralama, ikinci el satış gibi uygulamalarla moda dünyası da artık sürdürülebilirliğe yelken açıyor, çevresel etkileri en aza indirecek yöntemlerin peşinde koşuyor. Ünlü moda tasarımcıları kıyafet kiralama servisleri sunuyor, lüks moda markaları kullanılmış ürünleri yeniden tasarlıyor. Modanın ezberlerini bozan bu dönüşümü sektörün önde gelen isimlerine sorduk.

Moda yavaşladı, ya siz

Gamze Saraçoğlu

“Büyük moda markaları dönüşüme ayak uydurdu”

Sürdürülebilirlik son yıllarda bir trende dönüşmüş durumda dersek yanlış olmaz. Fakat bu yaşadığımız çevreye daha duyarlı yaklaşmamızı sağlayan faydalı bir trend oldu. Şu anda bütün büyük moda markaları bu değişime ayak uydurmuş durumda. Artık pek çok marka sezonluk koleksiyonlardan ziyade senede bir kere koleksiyon çıkarmaya yönelik çalışmalar yapıyor ve bence bu durum önümüzdeki süreçte “fast fashion” dediğimiz kavramın sektördeki hakimiyetini büyük ölçüde azaltacak. Sürdürülebilir moda benim de yıllar önce markama adapte ettiğim bir anlayış ve bence çok önemli bir mesele.

Bu alanda sürdürülebilir moda anlayışını benimseyen yeni markalar başı çekiyor diyebiliriz. Mother of pearl, Pangaia ve Maggie Marilyn gibi yeni nesil markaların bu konuda güzel çalışmaları var. Bu örneklerin yanı sıra Stella McCartney de sürdürülebilirlik konusunda tüm sektöre örnek teşkil ediyor; “Başlangıç noktası tasarım değil, sürdürülebilirlik” sözüyle bizlere aslında önceliklerimizi hatırlatıyor. Mantardan üretilmiş deri, dönüştürülmüş okyanus plastiği gibi sürdürebilir malzemeler kullanarak teknolojiden faydalanırken çağdaş, duyarlı ve yeniden yazılmış bir moda anlayışı benimsiyor.

Sürdürülebilir moda aslında şimdiden çok şeyi değiştirdi, yeni teknoloji ve materyallerle daha da değiştirecektir fakat en büyük değişim tüketici psikolojisinde ve alışkanlıklarında yaşanıyor bence. Hızlı ve çok adetli üretilen, kolay erişilebilir ürünler artık pek çok insanı cezbetmiyor. Bunun yerine uzun süre kullanabilecekleri, daha zamansız ve kendilerini özel hissettirecek ürünlere ilgi gösteriyorlar; moda sektörü de bu yeni anlayışa hızla adapte oluyor.

Moda yavaşladı, ya siz

Tasarımcı Jean Paul Gaultier, 50 yıllık kariyerinde tasarladığı, 30 bin parçayı kiralamaya izin veren bir sistem başlattı. 150 dolar ile 700 dolar arasında değişen kiralama ücretine sahip parçalar arasında Madonna’nın ikonik kıyafetleri de yer alıyor.

Sinem Çelik, BluProjects Sürdürülebilirlik Danışmanı

“Asıl dönüşüm tüketimi azaltmaktan geçiyor”

Sürdürülebilir modayla kastettiğimiz, bir ürünün tasarım, üretim ve müşteriye ulaşımını kapsayan tüm süreçlerde çevresel ve sosyal etkilerin iyileştirilmesi. Bir marka, geri dönüşümlü iplik kullanıyor ama çalışanlarına adil koşullar sağlamıyor ya da atık sorunuyla ilgilenmiyorsa bütünsel bir sürdürülebilirlik stratejisinden bahsedemeyiz.

Moda yavaşladı, ya siz

Sürdürülebilirliği çok farklı şekillerde ele alabiliriz, onlardan biri de yavaş moda. Hızlı modayla hem ürünlerin ömrü azaldı hem de daha ucuza üretmek uğruna uzak pazarlara yönelim ve kompleks tedarik zinciri, iklim krizinin ana parametrelerinden karbon ayak izini yükselten bir unsur oldu. Ayrıca ürünlerin değeri düştü. 10 liraya tişört aldığımızda, bunun arkasında insanların ya da çevrenin ödediği görünmeyen bedeller olduğunu biliyoruz. Yavaş moda tüm bu süreçlere karşı duruş olarak gelişti. İhtiyaca göre üretilen, yakın bölgeden tedarik edilen ve tüketicisine saygılı bir şekilde ulaşan ürünü tanımlayan yeni nesil bir kavram.

Günümüzde hızlı modada olduğu gibi lüks modada da sürdürülebilirliğe dair bir hareket var. Dünyada sürdürülebilir lüks modayı yönlendiren en önemli aktör, Gucci, Louis Vuitton gibi markaları bünyesinde barındıran Kering Group. Tüm markalarının çevresel ve sosyal etkilerini ölçüyor ve paylaşıyorlar. Ayrıca birçok lüks marka re-sell uygulamasını devreye almış durumda. Bunun perakende aşamasında, iki yeni akımdan söz edebiliriz; ilki ikinci el satış. İkincisi ise upcycle dediğimiz ileri dönüşüm. Kullanılmış veya üretim fazlası ürünün farklı bir tasarımla yeniden hayata kazandırılması.

Modanın çevreye verdiği zarar konusunda artan farkındalık sonucu moda endüstrisi de sistemi değiştirmeye mecbur kaldı. Elbette bu hareket umut verici ancak yeterli değil. Asıl dönüşüm, tüketimi azaltmaktan ve ürün ömrünü uzatmaktan geçiyor.

Moda yavaşladı, ya siz

İngiltere Başbakanı Boris Johnson’la mayıs ayında evlenen Carrie Johnson (Symonds), düğünde My Wardrobe HQ adlı siteden 45 pound’a kiraladığı gelinliği giymişti.

Sürdürülebilir anlayışlar

Kıyafet kiralama

Vigga: Danimarka merkezli marka, aylık abonelikle çocuk, bebek ve hamile giysileri kiralıyor. Bu zamana kadar 130 bin adet giysi döngü içinde kullanılmış. Üretimde su tasarrufu ve daha az sera gazı emisyonu hedefleri var.

Rent the Runway: İkinci el lüks modanın önde gelen aktörlerinden biri olan marka, 700’den fazla tasarımcının parçalarını aylık kiralama seçenekleriyle sunuyor.

İkinci el satış

MUD Jeans: Ürünlerini 12 ay sonunda, yenisiyle değiştiriyor. Demode olma riskini ortadan kaldırıyor. Ürünler yüzde 23-40 oranında kullanılmış ve tekrar değerlendirilmiş kot kumaşından üretiliyor.

Patagonia: Sürdürülebilir modanın öncüsü kabul edilen marka, BM Çevre Programı’nın “Dünya Şampiyonu” ödülünün de sahibi. Yakın zamanda internet üzerinden satışlarda, ürünün kullanılmış alternatiflerini satın almaya yönlendiren uygulamayı hayata geçirdi.

Depop: İkinci el ürünlerin bizzat kullanıcıları tarafından satışa sunulduğu popüler çevrimiçi pazar ortamı, 21 milyon kullanıcıya sahip. Türkiye’de de Dolap, ModaCruz, Gardrops gibi benzer uygulamalar mevcut.

Ürün içeriği

Girlfriend markası denizdeki atık balık ağları ve plastiklerden üretim yapıyor. 25 adet plastik su şişesini geri dönüştürerek ürettiği taytları da ürün gamı içinde yer alıyor.

Mara Hoffman’ın “Climate Beneficial” serisinde kullandığı iplik, üretimde sürdürülebilir olmanın yanı sıra atmosfere saldığı karbondan daha fazlasını temizliyor.

Pangaia deniz yosunundan yapılmış kendi kendini temizleyen tişörtler; kır çiçekleri ile doldurulmuş montlar; bir çiçeğin DNA’sından yapılan laboratuvarda üretilen pigmentlerle sürdürülebilir ve akıllı tekstillerin sınırlarını zorluyor.

Mehtap Elaidi

“Yavaş moda stil sahibi olmayı getirecek”

Moda endüstrisi uzunca bir süredir bu değişimlerin sancısını çekiyordu ve pandemi bu süreci çok hızlandırdı. Aslında bir anlamda olması gereken değişimler hızla devreye girdi. Bu ve bunu takip eden gelişmeler modanın geleceğini oluşturuyor aslında: Tüketime dayalı üretimin artık başa çıkılması zor bir atık ürettiğinin bilincine daha fazla varılıyor ve sektördeki tüm oyuncular - hükümetler, STK’lar, markalar, üreticiler ve müşteriler - bunun farkında ve herkes üzerine düşeni yapmak için çabalıyor. Bence her yeni nesil sürdürülebilirlik olgusunu bir öncekinden daha fazla önemseyecek ve bu şekilde bugün daha çok “çaba“ şeklinde gelişim gösteren bu olgu yakın zamanda kalıcı hale gelecek. Gelmesi de gerekiyor çünkü bir pantolonu senelerce giyebiliriz ancak doğanın kendini yenilemesi söz konusu olduğunda maalesef seçeneğe sahip değiliz.

Moda yavaşladı, ya siz

Sürdürülebilir moda anlayışına uygun olarak örneğin Kering Grubu’nun geçtiğimiz yıl Vestiare Collective isimli ikinci el online siteye yatırım yapması önemli bir gelişme oldu. Kering Grubu yetkililerinin de söylediği gibi bugün alacağınız bir ürünün değeri sadece bugünkü fiyatı ile değil ikinci el değeri ile de ölçülebiliyor olacak. Bir ürünün ikinci elinin de belli bir değere sahip olması için de o ürünün kalitesinin iyi olması, tasarımının trendlerden biraz uzağa düşen zamansız bir dile sahip olması ve arkasında bir hikaye barındırması gerekiyor. Dolayısıyla, her değişiklik aynı zamanda bir dönüşümün de ilk adımı olacak.

Ben modayla ilişkimizin her zaman devam edeceğine ancak bir dönüşüm içine gireceğini düşünüyorum. Bugün moda ve giydiklerimiz bazen olduğumuzu bazen de öykündüklerimizin telaşını barındırıyor. Sanıyorum yavaş/sürdürülebilir moda anlayışı modayı trendlere bağlı takip etmekten çok bir stile sahip olmayı da beraberinde getirecek. Yani öykünmekten çok, olduğumuz kişiliğin yansıması haline bürünecek. Aynı zamanda müşterilerin de talepleri doğrultusunda ilerleyen bir anlayışa sahip olacağız diye düşünüyorum.

Özlem Süer

“Markalar olağanüstü duyarlı olmak zorunda”

21’inci yüzyılın moda tanımı artık sürdürülebilirlikten uzak düşünülemez. Doğaya karşı olmak yerine doğa ile iş birliği içinde olmak artık çok daha önemli. Döngüsel ekonomi, sürdürülebilirlik halihazırda var olan pandeminin hayatımıza girmesiyle farkındalığımızın arttığı ve tercih etmeye başladığımız yaklaşımlar. Tüketicilerdeki doğal ve iyi yaşama yönelik farkındalığın artması, çevre koruma bilincinin yükselmesi ile yeniden kullanımı olan, tamir edilebilen ya da onarılabilen, yeniden üretilebilen, geri ya da ileri dönüştürülebilen ürünler ve tasarımlar çok daha tercih edilir hale gelmesi oldukça doğal bir süreç. Markalar artık olağanüstü duyarlı olmak zorunda. Modanın eski tavrına radikal bir çıkış yaptığı bu yaklaşımlarla markaların daha üst bir çizgi yaratıyor. Aktif giyim markaları da daha çevre dostu seçenekler aramaya başladı. Sürdürülebilir kaynaklı, teknik kumaşlar ve yeni materyaller gibi girişimleri birçok markada görüyoruz. Ayrıca eskiden gelinlik ya da haute couture tasarımlarda tercih edilen kiralama da artık günlük giysilerde görülen bir uygulama haline gelmeye başladı.

Moda yavaşladı, ya siz

Sürdürülebilir modayı ilerleyen zamanlarda çok daha fazla konuşacağız. Hem daha az enerji hem de daha az kaynak harcayarak verimli üretimler yapmak, karbon ayak izi oranımızı düşürerek doğaya verilen zararı minimuma indirmek için harekete geçmek gezegenimizin geleceği için çok önemli. Bu bağlamda hem sürdürülebilir hem de akıllı tekstile rağbetin giderek artacağını düşünüyorum. Ben de küresel farkındalık yaratmanın bir parçası olarak, kalıcı, sürdürülebilir, doğa dostu bir yavaş moda anlayışını sahiplenmeye çok önem veriyorum.

Türkiye’de kıyafet kiralama 

Türkiye’de lüks kıyafet kiralama aboneliği sunan girişimlerden biri UnoMoi. Uzun yıllar Kanal D Ana Haber Bülteni sunuculuğu yapan Gözde Atasoy ile Ayşe Kefli’nin kurucusu olduğu platform, aylık 549 lira karşılığında envanterindeki günlük, outdoor, doğumgünü, davet, bohem, hamile gibi çeşitli kategorilerden 4 kıyafet kiralama imkanı sunuyor. Kıyafetlerde gerçek kürk kullanılmamasına özellikle dikkat ediliyor. Kiralanan ürünlerse atık oluşumuna karşı kendi üretimleri olan, tekrar kullanılabilir kıyafet çantalarıyla teslim ediliyor. Ürünlerin temizlendikten sonra konulduğu plastik poşetlerse geri dönüştürülmek üzere Ataşehir Belediyesi’ne gönderiliyor.

Benzer şekilde lüks kıyafet kiralama hizmeti sunan Davet Çok Elbisem Yok girişimi ise gelinlik dahil olmak üzere farklı konseptlerde kıyafet ve aksesuar kiralama adreslerinden biri. İkiz kardeşler Seda Yenigün ve Eda Franci’nin girişimiyle 2010’da kurulan marka, aynı zamanda Arnavutköy’de bulunan mağazası üzerinden randevulu olarak kıyafet deneme imkanı da sunuyor. Sitede, Galvan London, Alice Mc Call, Ronny Kobo, Raisa Vanessa gibi markalardan parçaların aralarında bulunduğu kiralık ürünlerin yanı sıra satılık kıyafetler de yer alıyor.

Çevre dostu lojistik önerisi

Finlandiya’da yayımlanan Environmental Research Letters dergisinde yer alan bir araştırmaya göre ise kıyafet kiralama modeli, kuru temizleme ve ulaşım faktörleri nedeniyle çevre üzerinde hâlâ olumsuz etkilere sahip. Araştırmada, kıyafet kiralama şirketlerinin lojistik süreçlerini daha çevre dostu yöntemlerle değiştirmesi öneriliyor.

Genç moda tasarımcıları KOZA’dan çıktı

Kariyerinin henüz başındaki genç tasarımcıları moda sektörüne kazandırmayı hedefleyen KOZA Genç Moda Tasarımcıları Yarışması’nın 29. final gecesinde ödüller sahiplerini buldu. İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) tarafından Ticaret Bakanlığı’nın destekleriyle düzenlenen yarışmada genç tasarımcı Asena Saban ‘Hackin The Socialism’ adlı koleksiyonuyla birinci, Yiğit Kemal Aydemir ‘Vinegar valentines’ adını verdiği koleksiyonuyla ikinci, Sahra Zeybekoğlu ise ‘Revival’ isimli koleksiyonuyla üçüncü oldu. Can Encin ise ‘Bahar Korçan Özel Ödülü’nün sahibi oldu. Yarışmanın birincisine 60 bin TL, ikincisine 30 bin TL ve üçüncüsüne 20 bin TL para ödülünün yanı sıra, 1 yıllık İngilizce dil eğitimi imkânı tanındı. Finale kalan tüm yarışmacılara ise Moda Tasarımcıları Derneği’ne 1 yıllık üyelik; İMA’da Moda Tasarımı ve Yönetimi Master Class Diploma Programı’na katılım hakkı ve sektörle ilgili uluslararası bir moda fuarını ziyaret imkanı sunuldu.

Final gecesi Mandarin Oriental Bosphorus, Istanbul’da düzenlenen ve başkanlığı Cem Altan’ın yaptığı yarışmanın jürisinde ise Moda Tasarımcıları Derneği Başkanı Özgür Masur ve Özlem Kaya’nın yanı sıra, moda Tasarımcıları Mehtap Elaidi, Giray Sepin, Gül Ağış, Nihan Peker, Niyazi Erdoğan, Sansım Adalı, Belma Özdemir, İstanbul Moda Akademisi Kreatif Direktörü Raf Stesmans, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Tekstil ve Moda Tasarımı Bölüm Başkanı Kemal Can, Bilgi Üniversitesi Tekstil ve Moda Tasarımı Bölüm Başkanı İrem Arıkan Ekşi, Marmara Üniversitesi Tekstil ve Moda Tasarımı Bölüm Başkanı Biret Tavman, Yeditepe Üniversitesi Tekstil ve Moda Tasarımı Bölüm Başkanı Müşerref Zeytinoğlu ile İpekyol Yönetim Kurulu Başkanı Nejdet Ayaydın, Network Moda Tasarımcısı Elif Cığızoğlu, Mavi Tasarım Direktörü Güney Oktar, LC Waikiki Yaratıcı Strateji Süreç Yöneticisi Yeşim Bağrışen yer aldı.