Geri Dön
PazarMutant virüse karşı bilmemiz gerekenler

Mutant virüse karşı bilmemiz gerekenler

Günlük Kovid-19 vaka sayısı 50 binleri aştı, yoğun bakım servisleri alarmda. Üstelik koronavirüsün daha bulaşıcı olduğu bilinen İngiltere varyantı ana virüs haline geldi. Peki mutant virüsün önceki virüsten farklı olarak hastalığın seyrine etkisi ne?

Mutant virüse karşı bilmemiz gerekenler

Ceyda Ulukaya

Koronavirüs salgınında günlük vaka sayısının 50 bini aştığı, ölümlerin bugüne dek görülen en yüksek noktaya ulaştığı alarm verici bir haftayı geride bıraktık. Bu, kontrollü normalleşme sürecinin açıklandığı 1 Mart’ta yaklaşık 10 bin olan vaka sayısının yaklaşık bir ayda beş katına çıktığı bir tabloya işaret ediyor. Üstelik koronavirüsün daha bulaşıcı olduğu bilinen ve çocuklar dahil genç nüfusu etkileme kapasitesi yüksek olan İngiltere varyantı da bu süreçte ana virüs haline geldi. Peki, Türkiye’de ilk kez 1 Ocak’ta tespit edilen ve üç ayda hakim hale gelen mutant virüsün, hastalığın seyrine etkisi ne? Mutant virüsün daha ölümcül olduğu doğru mu? Önlemlerimizi nasıl güçlendirebiliriz? Uzmanlara sorduk.

İngiltere varyantının farkı ne?

Prof. Dr. Işkın Pınar Zarakol Hacettepe Üniv. Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı

Mutant virüse karşı bilmemiz gerekenler

İngiliz varyantı 2020’nin sonlarında İngiltere’de tanımlandı. Bu varyant, virüsün hücreye bağlanmasında rol oynayan diken proteini yapısında ve yanı sıra diğer virüs bölgelerinde gelişen çok sayıda mutasyon ile gelişti. Bu varyantın kişiden kişiye bulaşma yeteneği ve toplumda yayılma hızı daha yüksek. Enfekte olan kişilerde virüs düzeyinin daha yüksek bulunduğunu, virüsün vücutta daha uzun süre kaldığını biliyoruz. İngiliz varyantı ile gelişen hastalık daha önceki virüsle gelişen hastalığa göre daha ciddi seyirli olabiliyor. Kişiler bu virüs ile hastalandıktan sonra ardından ikincil bir başka enfeksiyonun görülme olasılığı da daha fazla. Daha önce geçirilen enfeksiyon veya aşı ile sağlanan bağışıklığın koruyuculuğu ilk çalışmalarda yeterli bulunmuştu. Ancak yeni çalışmalar, geçirilen enfeksiyon veya aşı ile sağlanan bağışıklığın koruyuculuğunun yeterli olamayabileceğini gösteriyor.

Tüm dünyada ilgi odağı olan başka varyantlar da mevcuttur. Bunlar içinde, ülkemizde de tespit edilen Güney Afrika varyantı da önemli bir varyant. Bu varyantın da kişiden kişiye bulaşma kapasitesi daha yüksek. Daha önce geçirilen enfeksiyon veya aşı ile sağlanan bağışıklığın bu varyanta karşı yeterli koruyuculuğu sağlamaya-bileceğini de biliyoruz. SARS-CoV-2 varyantlarının enfekte ettiği kişilerde sebep oldukları belirti ve bulgular açısından farklar henüz raporlanmadı ancak 20 yaş altındaki kişileri etkileme oranının arttığını söyleyebiliyoruz.

“Acilen frene basmak zorundayız”

Mutant virüse karşı bilmemiz gerekenler

Prof. Dr. İsmail Cinel Türk Yoğun Bakım Derneği Başkanı

Vakaların gitgide arttığı son dönemde ben yoğun bakımda şunu gözlemliyorum: Hastalar daha fazla tahrip olmuş akciğerle geliyorlar. Bu durumda da yoğun bakıma daha erken ihtiyaç duyuyorlar. Hastalarımızın çoğunu yoğun bakım sürecinde diğer dirençli bakteri ve mantarların da atağa geçmesi sonucu organ fonksiyon bozukluklarının artışı ve sepsis, septik şok ile kaybediyoruz. Mutant virüs öncesi dönemde yoğun bakıma giren hastaların yüzde 30’unu kaybediyorsak, şimdi daha ağır vakalarla yarısını kaybeder hale geldik. Ve yoğun bakım tedavisine gereksinim duyan hastaların yaş aralığı da 45-65’e geriledi. Vaka sayılarının artışıyla birlikte yoğun bakım yükü de artmaya devam ederse çok daha kötü günler bizi bekliyor. Vefat sayısının azalmaya başlaması, vaka sayısının zirveyi görüp düşmeye başladıktan en az 10 gün sonra oluyor. Biz şu anda zirveyi görmedik, her gün yukarı doğru tırmanıyoruz, ağır hasta sayısı ve ölümler artıyor. Dün 211 kişiyi kaybettik. Önümüzdeki günlerde 200’lü rakamlar yerine 300-400’lü rakamlar görmek istemiyoruz ama vaka sayısı artmaya devam ettiği için görme olasılığımız var. Ben, vefat sayısının çok daha fazla artacağına yönelik büyük endişe duyuyorum. Hâlâ farkında değiliz ama çok acil olarak frene basmamız gerekiyor.

“Problem mutasyon değil, önlemleri gevşetmek”

Mutant virüse karşı bilmemiz gerekenler

Prof. Dr. Gül Ergör Dokuz Eylül Üniv. Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı

Laboratuvarlardan bize gelen bilgilere göre, şu an mutant virüs oranı yüzde 70 civarında. Bunun da yaklaşık yüzde 65’i İngiliz varyantı. Geri kalan yüzde 5’lik kısımda Güney Afrika ya da Brezilya varyantı var, bu ikisini henüz ayırt edemiyoruz. Yüzde 30’u da salgının başından beri görülen koronavirüs. İngiltere’de yapılan çalışmalara bakarak mutant virüsün daha hızlı bulaştığını söyleyebiliyoruz ama Türkiye’de bunu doğrulayacak bir çalışma henüz yapılmadı. Artışın tamamen mutant virüsten kaynaklı olduğunu söylemek doğru olmaz; çünkü önlem almamıza rağmen bulaşıyor, maskeden geçiyor ya da daha uzak mesafeye yayılıyor diyebileceğimiz türden bir özelliği yok. Önlem almayı bıraktığımız zaman mutant olmayan virüs gibi mutant virüs de bulaşıyor. Varyantın olduğu yerde salgın önlenemez diye bir şey yok. İngiltere’de varyanta rağmen nasıl vakaları düşürdüler? Tam kapanma uyguladılar. Dolayısıyla problem mutasyon değil, önlemleri gevşetmemiz, kurallara uymamamız.

Mutant virüse karşı bilmemiz gerekenler

Mutant virüse karşı önlemler ne olmalı?

Kalabalık ortamlardan kesinlikle uzak durun, kişilerle aranızda iki metrelik mesafeyi koruyun.
Ellerinizi su ve sabun ya da en az yüzde 60 alkol içeren dezenfektanla temizleyin.
Yüzünüze tam oturması ve yanlardaki açıklığı kapaması için çift maske kullanın.
Kapalı mekanları sık sık havalandırın.
Aşı olsanız dahi maske, mesafe ve el temizliği kurallarına sıkı sıkıya uymaya devam edin.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler