Geri Dön

Online terapinin iki yüzü

Terapiyle özdeşleşen “divan” imgesi yerini bir laptop hatta tablet ve cep telefonlarına devredebilir mi? Dünya genelinde gitgide yaygınlık kazanan online terapi, yüzyüze terapiyle ulaşılamayan alanlara hitap ederken uygulamaya dair soru işaretlerini de beraberinde getiriyor.

Online terapinin iki yüzü

Deniz G., yaklaşık iki yıldır video görüşme yoluyla terapi alıyor. Terapistiyle haftada bir, anlaştıkları saatte bilgisayar başında buluşuyorlar. Deniz, seansları ev ortamında gerçekleştirmeye özen gösteriyor. Nadiren de olsa bağlantı sorunları yaşanması dışında, ilk birkaç dakikadan itibaren konsantre olduğunu ve ekran başında görüştüklerini unuttuğunu söylüyor. Terapiyi online ortama taşıma önerisi ise ilk iki ayın sonunda şehir dışına taşınması nedeniyle terapistinden gelmiş. Bir süre sonra kendisi de yurtdışına taşındığı için bu şekilde devam etme kararı almışlar. Mobil yaşama kolaylıkla uyum sağladığı için, yolda vakit kaybetmediği için ve seans sırasında masa başında not alma isteğini karşıladığı için terapiyi online olarak yürütmekten memnun olduğunu söylüyor: “Seansların yoğunluğundan bir şey kaybettiğini düşünmüyorum, ikimiz de o anda ve orada oluyoruz. Ama en baştan online başlamak nasıl olur, emin değilim.”

Online terapinin iki yüzü

Online sağlık hizmetlerinin bir parçası olarak giderek yaygınlık kazanan online terapi, teknolojik gelişmelerin gündelik pratiklerimizi kaçınılmaz olarak dönüştürdüğü uygulamalara bir örnek. ABD merkezli online danışmanlık servisi “Better Help”, bünyesindeki yaklaşık 2 bin terapist aracılığıyla, telefon ve video bazlı olmak üzere ayda yaklaşık 500 bin seans gerçekleştiriyor. İngiltere’de online terapi platformlarının ilk örneklerinden “Plus Guidance” ise 10 bin kullanıcıyı aşmış durumda. Platform aynı zamanda bünyesindeki psikologların eğitim durumlarını teyit ediyor ve online çalışmaya yönelik ek eğitimler sunuyor. Benzer örnekler Türkiye’de de hızla karşılık buluyor. Bunlardan biri, 11 yıl önce kurduğu “onlineterapist.com” sitesi üzerinden danışmanlık veren psikolog Dr. Meltem Kavcar Sırmalı. Ayda yaklaşık 50 online seans gerçekleştiren Sırmalı, yurtdışına giden danışanlarının kendi dillerinde terapi ihtiyacına cevaben siteyi kurduğunu anlatıyor: “Site kurulur kurulmaz da sağlık sebebi ile yaşadıkları mekanın dışına çıkamayanlar için önemli bir imkana dönüştü. Sonrasında devamı geldi; yaşadıkları yerde bir terapiste ulaşma imkanı olmayanlar, çevresel şartlar nedeniyle anonim kalmak isteyenler, taciz, tecavüz gibi büyük travmalar yaşamış ve destek almakta zorlananlar derken, online terapi çok önemli başka bir grup danışan için müthiş bir çıkış oldu.”

“Ek bir yöntem”

Bir sağlık hizmeti olarak yüzyüze terapiye göre daha hızlı ve kolay erişilebilen online terapinin tercih edilmesinde, nispeten makul fiyatlar da etkili oluyor. İnternet üzerinden küçük bir araştırmayla, ortalama yüzyüze seans ücretinin en az üçte birine denk gelecek bir ödemeyle online terapi hizmeti almak mümkün görünüyor. Bir de zaman tasarrufu söz konusu. Fakat bütün bunlar, online terapinin yüzyüze terapi standartlarını karşıladığını gösterir mi? Türk Psikologlar Derneği İstanbul Şube Başkanı Klinik Psikolog Dr. Serap Altekin, fiziksel engel ya da mobil yaşantı durumlarında psikolojik desteğe erişimi kolaylaştırsa da kritik anlarda krize müdahale imkanı tanımaması nedeniyle online terapinin riskli yanlarına dikkat çekiyor: “Eğer psikoterapi online uygulanacaksa; danışana mutlaka süreç, hizmetlerin yararları ve olası riskleri ile olası önlemler hakkında detaylı bir bilgilendirme yapılmalıdır.”

Türkiye Psikiyatri Derneği Telepsikiyatri Çalışma Birimi üyesi Uzm. Dr. Taner Yılmaz da online terapinin yüzyüze görüşmenin mümkün olamadığı durumları desteklemek için planlanmasının daha sağlıklı kabul edildiğini söylüyor: “Yüz yüze görüşme şansı varsa tercih mutlaka bu yönde kullanılmalıdır. Mümkünse ilk görüşmenin yüz yüze yapılması, sorun ve tedavi hedefi belirlendikten sonra online görüşmelere geçilmesi de düşünülebilir. Online görüşmelerin teknolojinin katkılarıyla daha önce ulaşılamayan alanlara ve kişilere hitap etmek için ek bir yöntem olarak kabul edilmesinin daha sağlıklı olacağı kanaatindeyim. Fakat kapsamlı ve iyi planlanmış bir ruh sağlığı yasasının hâlâ bulunmaması bu alandaki boşluğun planlanmasını da güçleştiriyor.”

“Davranışçı yaklaşıma daha uygun”

Tedavi sürecinde etkili olduğu kabul edilen “terapistle etkileşim” faktörü de uzaktan iletişimle tartışmalı hale gelen noktalardan biri. Bünyesinde dokuz psikolog barındıran “psikologofisi.com” platformu üzerinden hizmet veren psikolog Musa İbrahim Övgün de online ortamdaki temel zorluğu, “danışan ile danışmanın birlikte inşa etmesi gereken güven ortamının daha yavaş oluşması” olarak tanımlıyor. Bununla birlikte, her terapi yaklaşımının farklı yetersizlikleri olduğuna değiniyor: “İki nokta önem taşıyor. Birincisi danışan ve danışanın talebi. Örneğin danışan, psikanalitik bir çözümleme arıyorsa ve terapi bir divanda ilerleyecekse, şüphesiz ki online ortam buna hiç uygun değil. Buna karşın basit bir sorununa basit bir çözüm arıyorsa, pekala online ortam buna oldukça uygun olabilir.

İkincisi ise uzman arkadaşın kullandığı teknikler. Duygu odaklı yöntemleri kullanan ya da dinamik yaklaşımı benimsemiş bir uzman için online danışmanlık uygun olmayabilir. Ben davranışçı ve bilişsel okuldan bir psikologum. Bilişsel yönelimde temel amaç düşünceyi dönüştürerek duygu ve davranış dönüşümünü sağlamaktır. Şu ana kadarki deneyimim bu tekniklerin online ortamda da kolaylıkla uygulanabildiği yönünde.”

“10 dakikası 40 lira”

Online terapinin yaygınlık kazanması sonucu, “10 dakikası 40 lira” gibi etik açıdan tartışmalı uygulamalar barındıran siteler de ortaya çıkıyor. Dr. Taner Yılmaz’a göre, ruh sağlığı yasası eksikliği nedeniyle hizmet sunumundaki standartların belirlenemeyişi bu tür uygulamalara da zemin hazırlıyor: “Ruh sağlığı alanı, gerekli eğitim ve yeterliliğin kesinlikle aranması gereken bir alan. Online terapiye ihtiyaç duyuluyorsa terapi hizmeti veren kişilerin eğitim ve diplomaları mutlaka sorulmalı.” Dr. Serap Altekin de Türkiye’de 50 yılı aşkın zamandır talep edilen, psikologların hangi hizmetleri verebileceği ve bu hizmetlerin nasıl denetleneceğini tanımlayacak Bağımsız Psikolog Meslek Yasası’na tam da bu yüzden acilen ihtiyaç duyulduğunu söylüyor.

“Mahremiyet korunmalı”

Online terapi, görüşmelerin internet ortamında görüşme yoluyla yapılması nedeniyle kişisel verilerin güvenliğini de tartışmaya açıyor. Dr. Taner Yılmaz, görüşmelerde mahremiyetin her iki taraf adına korunması için alınabilecek önlemleri şöyle sıralıyor: “Görüşmelerin ortak bilgisayar, tablet ya da akıllı telefonlardan yapılmaması; görüşmenin kaydedilmemesi, eğer izne tabi olarak kaydedilecekse bulut teknolojileri gibi üçüncü alanlar yerine kişisel bilgisayarda saklanması, virüslere karşı koruyucu yazılımlarla önlem alınması gibi teknik detaylar mevcut. Buna ilişkin standartlar bir miktar oluştu, ileride eklenmesi gerekenler olacaktır. Bunun yanı sıra görüşmenin hep aynı yerde, aynı saatte ve terapi odası ciddiyetinde bir alandan yapılması da önemli.”

Magazin Haberleri Bülteni 19 Şubat 2020İşte magazin gündeminin öne çıkan gelişmeleri...

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber