Geri Dön

“Sayımız az olduğu için çok değerliyiz”

Hava Harp Okulu 1992 yılından beri kız öğrenci kabul ediyor. İlk mezunlar binbaşı rütbesine yükselmiş durumda. Onlar, erkek egemen ordunun kadın havacı subayları olarak tarih yazmaya aday oldular

“Sayımız az olduğu için çok değerliyiz”

Kim çelik kanatları olsun istemez?
Onlar gerçekten çok istediler. “Kadından asker olmaz” sözlerine inat, Hava Kuvvetleri’ne pilot yetiştiren tek askeri okul Hava Harp Okulu’nun sınavlarına girdiler. Sınavda başarının ardından fiziki ve mesleki yeterlilik sınavlarını da geçince, erkek egemen ordunun kadın havacıları olarak tarih yazmaya aday oldular.
Okul, 1992’den bu yana kız öğrencileri kabul ediyor. İlk mezunlar da, binbaşı rütbesini hak etmeye başladı.
Aralarında, daha öğrenci olmasına rağmen köydeki dedesinin “Komutanım hoşgeldin” diye karşılanan da var, üniformalı kadın asker görmeye gelen komşuların akınına uğrayan da.
Bu arada, erkeksi üniformalarına rağmen, makyaj yapıyor, saçlarını uzatıyor, bakımlarını asla ihmal etmiyorlar. Hava Harp Okulu’na öğrenci kızlar için her hafta sonu bir kuaför çağrılıyor.
Yine de disiplinden asla taviz vermiyorlar. Neredeyse tam gün süren röportaj ve çekim sürecinde kimse bacak bacak üzerine atmadı, sesli gülmedi, emir gelmeden yemeğe dahi gitmedi.

“Topuklu ayakkabı giymeyi ve sivil giysileri özlemiyorum, üniformama çok alıştım”Mehtap Demir (Binbaşı)
Hava Harp Okulu’nun en kıdemli kadın subayı. Henüz 31 yaşında ancak orduda gösterdiği başarılardan dolayı hızlı terfi etti, birçok kez de ödüllendirildi. Aslen Ankaralı olan ve liseyi Gazi Lisesi’nde tamamlayan Demir, Hava Harp Akademisi’ne kızların alındığını bilmiyordu ancak üniversite sınavında üstün başarı gösterince ev adresine gelen davet mektuplarındaki “Yüksekleri hedefleyin” sloganının heyecanına kapılıp İstanbul’un yolunu tuttu.
1998’de Hava Harp Okulu’nda mühendislik eğitimi alarak mezun oldu. Ardından Kurmay Subay eğitimi aldı, Selçuk Üniversitesi Kamu Yönetimi bölümünde mastır yaptı ve yer hizmetlerinde görevlendirildi. Ailesinde başka asker bulunmayan Demir, “Ne eğitim, ne de çalışma sürecinde kadın olmanın zorluğunu hiç yaşamadım” diyor. Belli sınırlar dahilinde makyaj yapabildiklerini, sonuçta orduda yaptığı hizmetin iş hayatındaki bir kadının yaşamı gibi algılanması gerektiğini anlatan Demir, topuklu ayakkabı ya da sivil giysileri özlemediğini, üniformasına ve ayakkabılarına çok alıştığını anlatıyor.

“Sivil üniversiteden mezun olmama rağmen askeri okulda okurken hiç zorluk yaşamadım”
Şule Yüksel Ertuğrul Seçer (Üsteğmen)

Hacettepe Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı mezunu olan ve öğretmen olma hayali taşıyan 33 yaşındaki Seçer, sınıfındaki orduya mensup öğrenci arkadaşlarına özenince subay olmaya karar verdi. TSK’nın mesleki ve fiziki yeterlilik sınavlarına katıldı. İzmir Gaziemir’de altı ay havacılık eğitimi alan ve ardından Yeşilköy’deki Akademi’nin Yabancı Diller Bölümü’ne öğretim üyesi olarak atanan Seçer, sekiz yıldır orduda görev yapıyor. Aynı zamanda İstanbul Üniversitesi Yabancı Diller Bölümü’nde yüksek lisans eğitimini bitirdi, doktora başvurusunu da bu dönem yaptı. Eşi makine mühendisi olan Seçer “Evde otoriter değilim, eve hiç yansıtmıyorum. Sivil üniversiteden mezun olmama rağmen askeri okulda hiç zorluk yaşamadım. Sayımız az olduğu için çok değerliyiz, çok önem gösteriliyoruz” diyor.

“Babam beni sivil kıyafetle görünce kızıyor, evine gelen herkese üniformalı fotoğrafımı gösteriyor”
Burcu Aksu Duymaz (Üsteğmen)
TRT’de yayınlanan TSK ve havacılık belgesellerinden çok etkilendiğini anlatan Duymaz, Mersin Üniversitesi’nde Makine Mühendisliği bölümünü bitirdi, ardından Ege Üniversitesi’nde aynı bölümde yüksek lisans yaptı. Milli Savunma Bakanlığı’nda birlikte çalıştığı mühendis subayların etkisiyle ordunun açtığı sınavlara giren Duymaz, 2006’da kazandı ve altı aylık subaylık eğitiminin ardından Eskişehir Hava İkmal Bakım Merkezi’ne atandı. Şu an Hava Harp Akademisi’nde Plan Subayı olarak görev yapan Duymaz mühendislik derslerinde ise hocalık yapıyor. Duymaz “Orduya girmeden önce özel sektörde de çalıştım. Dışarıdaki şartlar daha çetin. Dışarıda daha çok kadın ve daha çok rekabet var” diyor. Askerlere gösterilen yoğun ilgiden çok etkilenen Duymaz “Babam da askerlere hayran. Sivil gidince ‘Neden üniformalı gelmedin’ diye üzülüyor. Eve her gelene üniformalı fotoğrafımı gösteriyormuş” diyor.

“Sayımız az olduğu için çok değerliyiz”

“Ablam denizci, ben havacı olacaktım”
Semahat Seydioğlu (21)

Aslen Giresunlu olan Seydioğlu: “Daha çok küçükken kararımı vermiştim, ablam denizci, ben havacı olacaktım. Burada sayımız az olmasına rağmen asla olumsuz bir davranış görmedik. Tam tersine bize çok iyi davranıyorlar. Burada belli bir kalitede insanlar yetiştiriliyor. Ve uçmak çok güzel. Henüz alımı yapılmayan GSF uçaklarını kullanmayı hayal ediyorum. Olmazsa jet pilotu olacağım, F-16’da uçmak isterim.”

“Bir kampta kızlarla kaplumbağa yedik”
Gizem Dervenoğlu (21)
“Dört kız kardeş olduğumuz için babamın askere gönderecek bir çocuğu olmaması içinde ukde kalmıştı. Böylece kalmasın istedim” diyen İzmirli Dervenoğlu, Havacılık Mühendisliği bölümünde son sınıfa geçti. Çok heybetli bulduğu için F-4 pilotu olmak istediğini, okuldaki erkekler ile “kanat arkadaşlığı” yaptıklarını söylüyor. Kamplarda başlarına ilginç olaylar geldiğini de öğreniyoruz: Aç kaldıkları için kaplumbağa yemek gibi mesela.

“Kadınlar pilot olamaz zannediyordum”
Elif Demir (21)
Artvinli Demir çocukken hep pilot olmak istediğini ancak kadınlar pilot olamaz sandığını anlatıyor. Bilgisayar mühendisliği okuyan Demir okul hayatını yadırgamadığını, disiplinli yaşamı sevdiğini ve uçmanın mükemmel olduğunu anlatıyor: “Eve gidince komşular beni ziyarete geliyor, ağzımdan çıkacak söze bakıyorlar. Attığım her adımda Türkiye’de tek olan okulumun adını taşıyor olmak hem çok gurur verici hem de çok büyük bir sorumluluk.”

“İlk yalnız uçuşum, hayatımın en muhteşem anıydı”
Zeynep Aras (21)

Kadir Has Anadolu Lisesi’nden mezun olduktan sonra uçaklara olan ilgisi nedeniyle sınavlara katılan İstanbullu Zeynep Aras Elektronik Mühendisliği bölümünde okuyor. “İlk başta adaptasyonda zorlandık ancak daha sonra yaşantımız çok farklılaştı. Hayatımın en muhteşem anı, ilk kez yalnız başıma uçtuğum andı” diyor.

“Lisemin karşısındaki askeri birliği hayran hayran izlerdim”
Büşra Genç (19)
Erzurumlu Genç lisesinin karşısındaki askeri birliği hayran hayran izlediği için arkadaşları ona gülüyordu ancak sınavlara başvurunca herkes çok şaşırdı. Sınavda çok heyecanlanmasına rağmen Elektronik Mühendisliği Bölümü’nü kazanan ve bu yıl ikinci sınıfa geçen Genç “Buradaki gerçek dostluk. ‘Devre’nin gerçek anlamını öğrendik. Kadın subayların duruşları bize örnek oluyor” diyor.

“Dedem beni görünce esas duruşa geçiyor”
Bengisu Esra Özdemir (20)
Ankaralı Özdemir, kadın subayların üniformalı duruşlarına hayran olduğu için okulun sınavlarına girdi. Ailesinin kararına çok şaşırdığını, annesinin başta biraz çekindiğini anlatan Özdemir şu an bilgisayar mühendisliği bölümü son sınıfa geçti: “Köye gittiğimizde dedem beni görünce ayağa kalkıp esas duruşa geçiyor ve ‘Hoşgeldin komutanım’ diye selam veriyor. Ailem her gördüğü uçağa el sallıyor artık. Eğitimimi bitirir bitirmez pilotluk yolunda ilerleyeceğim, hayalimde ise F-16 savaş pilotu olmak var.”

“Sayımız az olduğu için çok değerliyiz”

“Burada kardeş gibi olduk”
Rabia Kübra Yılmaz (20)
Sivaslı bir ailenin kızı olan ve ailesiyle İstanbul’da yaşayan Yılmaz milli piyango bayii babasının ısrarı ve çocukluğundan bu yana subaylığa ve üniformaya hayranlığı nedeniyle Hava Harp Okulu’nu tercih etti. Bilgisayar Mühendisliği bölümündeki okul hayatını şöyle anlatıyor: “Disiplinli olacağımızı bilerek geldik, o yüzden zorlanmıyoruz. Burada kardeş gibi olduk, sabahları birlikte kalkıyoruz, aynı şeyleri yiyor, aynı şeyleri dinliyoruz.”

Önce mühendis, sonra pilot oluyorlar
İstanbul Yeşilköy’de bulunan Hava Harp Okulu, 1912’de önce Hava Okulu adıyla açıldı. Bugünkü adıyla ilk kez Eskişehir’de kuruldu; ardından önce İzmir’e, 1967’de İstanbul’a taşındı. Havacılık, endüstri, bilgisayar ve elektronik mühendisliği alanlarında akademik eğitim veren okul, diplomasını alan başarılı öğrencilerini sağlık kontrolünden geçmeleri şartıyla kabul ettiği 1,5 yıllık eğitimin ardından pilot yapıyor. Pilotluk eğitimi almayanlar yer hizmetlerinde görev yapabiliyor. Şu an ilk mezun kadın öğrenciler binbaşı olmaya başladı, generalliğe yükselmeleri için ise önlerinde bir engel bulunmuyor.

Pelin Akil ve Anıl Altan çiftinden corona dansıOyuncu Pelin Akil ve eşi Anıl Altan corona virüs salgını nedeniyle ikizleriyle birlikte kendilerini karantinaya aldılar. Evde eğlenceli vakit geçiren çift, corona dansı yaptığı anlarını sosyal medya hesaplarından paylaştı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber