Geri Dön
Pazar“Serseri değil, milli sporcuyuz”

“Serseri değil, milli sporcuyuz”

Sokaklardan olimpiyatlara uzanan kaykayı, milli takımdaki sporcuları Alparslan Ayhan ve Merve Nalçacı’yla konuştuk

“Serseri değil, milli sporcuyuz”

Ceyda Ulukaya -  Bu yıl Tokyo’da düzenlenen 32. Yaz Olimpiyatları’nda ilk kez temsil imkanı bulacak beş yeni branştan biri kaykay. Türkiye’de pek bilinmese de 2017’de Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nce listeye alınır alınmaz kurulan bir federasyon ve milli takım da mevcut. Alparslan Ayhan ve Merve Nalçacı da henüz yeterince tanınmayan hatta ön yargıyla yaklaşılan bu branşın milli sporcuları. Çocukluklarından itibaren kaykaya olan tutkuları, onları milli takıma taşımaya yetmiş, daha fazlasını başarmak için de yanıp tutuşuyorlar ancak imkanlar kısıtlı, destek yetersiz. İlk olmanın gururunu yaşasalar da olimpiyat trenine yetişememenin burukluğu içindeler. Onlarla Maltepe’deki Skatepark’ta buluşuyoruz.

Oyuncakla başladı

Alparslan, 20 yaşında. Kaykaya çocukken annesinin kırtasiyeden aldığı bir tür oyuncak kaykayla başlamış, 11 yaşında ilk profesyonel kaykayına kavuşmuş. O dönem yaşadıkları Pendik’te, kaykay etrafında bir hayat kurmuş kendine: “Kaykayı hobi olarak görmüyorum, bir yaşam tarzı benim için. Günde en az 6 saatimi parkta geçiriyorum. Kaykaydan keyif aldığım kadar başka bir şeyden keyif alabileceğimi düşünmüyorum.”

“Hayaldi gerçek oldu”

Aynı zamanda milli futbolcu olan Merve Nalçacı ise 27 yaşında. Kaykaya 6 yaşında, doğup büyüdüğü Almanya’da başlamış, Türkiye’ye döndükten sonra da devam etmiş. Milli takım seçmeleri ise hayatının dönüm noktası olmuş: “Bursa’da yarı olimpik bir park yapıldı ve seçmeler için orada yarıştık. Tabii çok heyecanlandık. Türkiye’nin ilk kadın milli kaykaycılarından biri oldum. Benim için hayaldi, gerçek oldu.”

Skatepark’ta kaymaya başladıklarında, kısa sürede etrafımızda mini bir seyirci kitlesi oluşuyor. Parkın, profesyonel amaçlı kaymak için şu an İstanbul’da tek alan olduğunu anlatıyorlar: “Skatepark herhangi bir inşaat firmasının yapabileceği bir şey değil, bu işin uzmanları var. Örneğin Beylikdüzü’nde bir park yapıldı ama çok hatalı. Kaykay sürmekten çok sakatlığa yol açacak türden. O yüzden sadece Maltepe’de antrenman yapabiliyoruz.”

Aslında kısmen antrenman yapabiliyorlar demek daha doğru. Skatepark halka açık olduğu için sık sık küçük çocukların alana girmesi nedeniyle sorun yaşıyorlar. Güvenlik ayrı bir gerginlik sebebi. Üstelik kapalı bir skatepark da olmadığı için yağışlı günlerde antrenman yapma şansları yok: “Yurt dışına gittiğimizde her ilçede bir skatepark ve bir kapalı park olduğunu gördük. Brezilya’da 6 yaşındaki çocukların ne kadar ileri düzeyde kaydığını görünce şok olduk. Yurt dışında ciddiye alınan, yatırım yapılan bir branş. Kaykaycılara serseri gözüyle de bakılmıyor.”

Peki Türkiye’de nasıl bakılıyor? 50’li yıllarda ABD’de doğup tüm dünyaya yayılan kaykaya bakışın hâlâ ön yargılı olduğunu anlatıyor Alparslan: “Annemin doktoru bana ne iş yapıyorsun diye sormuştu. Milli sporcuyum, kaykay kayıyorum deyince ‘Kaykay mı? Serserilik değil mi o, sokaklara grafiti çizip polisten kaçmıyor musunuz?’ dedi. Evet, kaykay sokaktan geliyor, sokak kültürünü taşıyor ama bu çirkin bir şey değil, serserilik değil. Tabii ki kaykayda serseri tipli insanlar olabilir ama futbolda, basketbolda da olabilir. Böyle tepkiler moralimi bozmuyor, çünkü kendimi biliyorum.”

“Ailem destekçim oldu”

Kadın kaykaycı olmaksa ön yargıları ikiye katlıyor. Merve “Bana serseri abla diyenler bile oldu” diye gülerek anlatıyor. Futbolda da benzer ön yargılarla karşılaştığı için artık topu nasıl göğüsleyeceğini iyi biliyor: “Çok laf atıyorlar ama takmıyorum. Erkek Fatma mısın ki top oynuyorsun, kaykay kayıyorsun dediler. Halbuki ne alakası var? Hangi sporda yetenekliysen onu yaparsın. Bu konuda ailem her zaman destekçim olduğu için şanslıydım.”

Milli takım olarak Brezilya ve Çin’e gittiklerinde hem mental hem sportif anlamda vizyonları değişmiş. Merve, “Federasyon bize kesinlikle çok şey kattı ama örneğin ABD’de Woodward diye bir kaykay kampı var, oraya ya da yurt dışında herhangi bir kampa gitsek büyük katkısı olurdu. En azından olimpiyat trenine yetişebilirdik. Yine de olimpiyatlar hayalde kalmayacak, ben inanıyorum” diyor.   

“Serseri değil, milli sporcuyuz”

Tokyo Olimpiyatları’nda bu yıl park ve sokak disiplini olmak üzere kaykay branşında 26 ülkeden tam 80 sporcu yarışacak. Merve Nalçacı, olimpiyat favorisinin 31 yaşındaki Avustralyalı kaykaycı Shane O’neill olduğunu söylüyor. Alparslan Ayhan’ınki ise Cory Juneau; “Çünkü kendine has bir stili var. Çok zor hareketleri çok rahat bir şekilde yapabiliyor olması onu izlemeyi daha da keyifli hale getiriyor” diyor

8 sporcu var

Kaykay Milli Takımı’nda şu an, açık yaş grubu olmak üzere iki kadın altı erkekten oluşan 8 sporcu yer alıyor. 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda, Ankara’daki Millet Bahçesi’nde açılması planlanan olimpik parkta düzenlenecek Türkiye Şampiyonası ise takımın genişlemesini sağlayacak.

bu haberleri kaçırma

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler