Geri Dön

Tarihi köşkte bayraklar dalgalanıyor

İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi’nde kurulan Bayrakbilim ve Türk Bayrakları Müzesi, ay ve yıldızın tarihsel yolculuğunu anlatıyor

Tarihi köşkte bayraklar dalgalanıyor
Seyhan Akıncı

Görsel kültür tarihimiz üzerine araştırma yaparken Orta Asya’dan Akdeniz coğrafyasına kadar süregelen imgenin ay ve yıldız olduğunu fark eden Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğretim görevlisi Ömer Durmaz aynı zamanda 9 Eylül 2020’de kapılarını açan Bayrakbilim ve Türk Bayrakları Müzesi Müdürü. Bu iki sembolün ilişkisi ve temsil gücü üzerine araştırmalarını yoğunlaştıran Durmaz, her ülkede kurulu ulusal bayrak müzesinin ülkemizde olmayışından yola çıkarak Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nükhet Hotar’ın da desteğini alarak müzenin kurulmasına öncülük etti.

Koleksiyoncu, müzeci ve avukat Halûk Perk’in koleksiyonu müzenin hızla açılabilmesini sağlamış. Durmaz, müzede yer alan bayrak ve objelerin tarihi hakkında bilgiler veriyor:  “Birinci Dünya Savaşı, hemen her ülke için bayrağın temsil gücünün öne çıktığı bir milattır. Bayrağın kullanıldığı nesneler, kartpostal, afiş vb efemeralar hem savaşa maddi destek sağlamak için hem de propaganda amacıyla inanılmaz bir çeşitlilik ile üretilmiştir. Bu tarihi nesnelerin pek azı günümüze sağlam gelebilmiştir. Koleksiyonumuzda en eskiye giden eserler bu yıllara ait ve son derece değerliler. Ama bizim için koleksiyonumuzda manevi değeri yüksek en önemli eserler; Atatürk’ün önderliğinde kazandığımız Kurtuluş Savaşı’na ait bayraklar, ay yıldız temalı nesneler ve belgeler. Müzemizde ayrıca Orta Asya’dan günümüze on yedi Türk devletinin kullandığı sembol ve bayrakların tarihinin anlatıldığı interaktif özelliklere sahip özel bir salonumuz da bulunuyor. DEÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümü öğretim elemanlarının animasyonlar ve kiosk uygulamaları ile hazırladığı bu salonumuz ziyaretçilerimizin en beğendiği salonlardan biri.”

130 yıllık köşkte sergileniyor

Müzeye ev sahipliği yapan Eylül Köşkü 1890’ların sonunda İngiliz Barff Ailesi tarafından yaptırılmış. Köşk, ailenin kullanımından sonra eğitim kurumu olarak hizmet vermiş; geçmişte müdürlük, dekanlık gibi amaçlarla kullanılmış, son olarak da sosyal tesis olarak değerlendirilmiş. Üniversite yetkilileri tarihi köşkü restore ederek müze binası olarak koruma altına almış. 130 yıllık köşkün tarihi başlı başına bir müze olacak geçmişe sahip.

Müze şu an için salgın tedbirlerinin gerektirdiği çerçeve içerisinde açık ve hafta içi mesai saatlerinde ziyaret etmek mümkün. Durmaz, “Açık Arşiv” projesi ile yakın zamanda sanal müze olanaklarıyla da müzenin internet ortamında gezilebilir hale geleceğini söylüyor.

Tarihi köşkte bayraklar dalgalanıyor

Çocuklar ve dezavantajlı bireylere özel alan

Müze Müdürü Ömer Durmaz, “Çocuklarımızın müzenin anlatısına ortak olabileceği pedagojik bir ortam sağladık. Özel bir salonda eğitmenimizin yönetiminde bayrakların renkleri, biçimleri ve sembolleriyle ilgili mini oyunlar hazırlıyoruz. Çocukların keşfetme duygularını motor becerileriyle birleştiriyoruz ve bayrak bilgisini aşılıyoruz. Dezavantajlı bireyler için de Engelsiz Dokuz Eylül Üniversitesi Koordinatörlüğü’nün danışmanlığında akademik bir sorumluluk çalışması yürütüyoruz. Dezavantajlı bireylerimize olan saygımızı da fırsat eşitliği sunarak göstereceğiz” sözleriyle müzenin her kesim düşünülerek hazırlandığını ifade ediyor.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber