Geri Dön
PazarToksik yüke karşı hangi destekler öne çıkıyor?

Toksik yüke karşı hangi destekler öne çıkıyor?

Bağışıklık sistemini güçlendirmede ozon terapisi, oksijen terapisi ve glutatyon kürleri gibi destek tedavileri öne çıkıyor. İç Hastalıkları Uzmanı ve Fonksiyonel Tıp uygulayıcısı Dr. Erkan Sarıyıldız her birinin işlevini ve faydalarını değerlendirdi.

Toksik yüke karşı hangi destekler öne çıkıyor?

Hepimizin bildiği gibi hem fiziksel hem de zihinsel toksik yükün çok yoğun olduğu bir çağda yaşıyoruz. Çok sevindirici bir gelişme olarak kişilerin hastalık gelişmeden genel sağlığı koruma bilincindeki gelişmeler proaktif davranmayı sağlayacak bazı destekleri de gündeme getirdi. Bu konudaki en büyük ivmeyi ise içinde yaşadığımız pandemi süreci sağladı. “Bağışıklığımı nasıl desteklemeliyim, vücudumu gelişebilecek hastalıklara göre nasıl korurum, daha uzun ve sağlıklı nasıl yaşanır, hangi vitaminleri almalıyım?” gibi sorular günlük hayatımızın içine dahil oldu. Bağışıklık için destek uygulamalara gelirsek ozon terapisi kan hücrelerinin ozonla karşılaşarak bağışıklık sağlayan maddeleri üretmelerini sağlayan bir yöntem. Vücudu ılımlı strese sokarak zorluklara hazırlanmasını sağlamak yolu ile humoral ve hücresel bağışıklığı desteklemektedir. Aynı zamanda doku oksijenasyonunu arttırdığı için iyileşme sürecine pozitif etki sunuyor. Glutatyon zaten vücudun ürettiği bir madde olduğu için yapılan uyulamalarla bağışıklık ve detoks sistemlerinin yeterli çalışmalarına destek olur. Vücudun stres altında kaldığı dönemlerde üretimin yetmemesi sonucu negatif dengede kalmasıyla bu fonksiyonlar zorlandığı için takviye olarak kullanılması gündeme getirilmiştir. Ağızdan alınması ile yeterli emilimin olmaması sebebiyle de damar yolu ile cilt yolu ile uygulamalar yapılabilmektedir. Oksijen terapisi ise  bulunulan ortamın havasının oksijen oranını artırmak süreciyle uygulanan bir sistemdir. Özellikle cilt gençleştirmede, vücudun desteklenmesinde kullanılmaktadır. Biz tıpta oksijen terapisini özellikle kronik solunum yolu hastalıklarında kan oksijen seviyesini normal tutmak için kullanmaktayız. Vücudun yaşamının devamlılığı için oksijene ihtiyacımız olduğunu hepimiz bilmekteyiz. Yüksek basınçlı oksijen tedavisi (Hiperbarik oksijen terapi) tıpta  vurgun yiyen insanların tedavileri için ortaya çıkmış ama şimdi özellikle anaerobik enfeksiyonların, kronik yaraların, ani işitme kaybı gibi durumların tedavisi gibi daha birçok hastalıkta destek için uygulanmakta. Rutin yaşam desteği için ben bu uygulamalara sıcak bakmıyorum.

Kimler yararlanabilir?

Stres altında yaşayan, riskli mesleklerde çalışan, sık hastalık geçiren, anti aging amaçlayan, koruyucu olarak destek almak isteyen kişiler, özellikle pandemi gibi genel toplumsal sağlığı tehdit eden durumlarda direnci yükseltmek amacıyla bu tedavilerden yararlanabilir. Yaş ve cinsiyet için bir genelleme yapmaktan öte, erişkinlerde sağlık durumlarınn değerlendirilmesi sonucu uygulamalara karar verilmelidir..

İnsan vücudu ince dengeler üzerine kurulu muhteşem bir sistem olduğundan ötürü, dengeyi etkileyecek her uygulama bir sağlık profesyoneli rehberliğinde uygulanmalıdır tabii ki. Bütünsel bakış açısına sahip her doktor bu uygulamaları yapabilir. Ozon terapi gibi uygulamalar için uzun bir eğitim süreci sonucunda sertifikasyona sahip hekimlerin uygulayabildiğini de unutmamalıyız.

Sağlık kuruluşunda olmalı

Bir kere her türlü uygulamanın bir sağlık kuruluşunda olması mutlaka önemli. Ozon terapisi için kişiler uygulama yapılmadan önce mutlaka Glukoz6 Fosfat Dehidrojenaz enzimi yeterliliği yönünden incelenip düzey uygun ise terapiye başlanmalıdır. Eğer enzim eksikliği var ise hastanın kan yıkımına sebep olacağımızdan ötürü bu tedavi uygulanamaz.