Geri Dön
Pazar“Vazgeçebilme gücümü keşfettim”

“Vazgeçebilme gücümü keşfettim”

Müzisyen Jehan Barbur, son teklisi “Olanlar Oldu”ya klip çektiği Bodrum’da geçen pandemi günlerini “Yüklerimi attım. Huzursuzluğu seçmemenin yollarını öğrendim. Sıkıldığım bir sürü şeyden vazgeçebilme gücümü keşfettim” diye anlatıyor

“Vazgeçebilme gücümü keşfettim”

Ceyda Ulukaya - Jehan Barbur, pandeminin kâbus gibi üzerimize çöken ağırlığına inat rengarenk bir klip çektiği “Olanlar Oldu” şarkısıyla karşımızda bu kez. Beş yıldır yaşadığı Bodrum’da, yakın arkadaş grubuyla, yazar Mine Söğüt’ün evinin bahçesinde çekilen klipte, “Hayat beni de boğdu, seni de” diyerek ortak hislerimize tercüman oluyor, bir yandan da “Dayan” diyerek güç veriyor. Barbur’la ILS Vision Music etiketiyle çıkan “Olanlar Oldu”dan yola çıkarak içinde bulunduğumuz dönemi, karantina günlerinde  yöneldiği takı tasarımcılığını ve büyük göç alan Bodrum’daki değişimi konuştuk.

“Olanlar Oldu”, ilhamını içinde bulunduğumuz pandemi döneminden mi alıyor?

Pandemi de hayata dair... Hatta artık hayat pandemiye dair.

Son türkü albümünüzü de düşünürsek, biraz daha pop, dinleyicilerinizin alışagel-diğinden farklı bir yorum olmuş. Sözler ağırlığını koruduğu halde. Bu tezatlık özellikle yaratmak istediğiniz bir etki miydi?

Hiç düşünmedim. Yani bir şarkı yazamadan evvel tarzı şu olsun, şöyle bir kategorize edeyim demem hiç. Duygum neyse, zaten kendine ihanet etmeden ortaya çıkacaktır.

Klipte yazar Mine Söğüt’ün de aralarında olduğu arkadaş grubunuz size eşlik ediyor. Çekimler nasıl geçti?

Birlikte yaşadığım arkadaşlarım... Mine’nin evi rengarenk. Ondan rica ettim bahçesinde çekelim diye klibi. O gün klip çekmesek yemek yerdik zaten beraber. Şunu demek istiyorum: En yakınlarımla olduk klipte. Zaten günüm gecem burada kiminle geçiyorsa. Tek başıma değil de benzer duyguları paylaştığım dostlarla olalım, birlikte söyleyelim şarkıyı istedim.

Sizin karantina günleriniz nasıl geçiyor? Bu süreçte öğrendim ya da fark ettim diyebileceğiniz türden çıkarımlarınız oldu mu?

Olmaz olur mu? Kendimle çok derinden yüzleşmeye devam ediyorum. Neleri isteyip neleri artık hayatımda istemediğim netlik kazandı. Kendime kurmakta olduğum sade hayat, sebebini buldu. Bir çok şeyimi değiştirdim. Yüklerimi attım. İlişkilerimi keskinleştirdim. Huzursuzluğu seçmemenin yollarını öğrendim. Sıkıldığım bir sürü şeyden vazgeçebilme gücümü keşfettim.

Bu dönemde psikolojik olarak en çok da belirsizlikten yorulduk. Sizin belirsizlikle mücadele etme yolunuz nedir?

Hayat zaten belirsiz bir yer. Kendi küçük hayatımda buna benzer çok dönem yaşadığım için müthiş bir sarsılma geçirmedim. Alışığım ne yazık ki dramlara, krizlere. Mücadele edeceğim bir durum değil bu. İçinde var olmaya çalışacağım bir hal, hepsi bu. O kadar dramatikleştirmek istemiyorum artık hayatı. Durumun yönetilememe haline çok kızgınım, ya da bu her neyse... İçindeki bazı merciler yüzünden bu şekilde durma zorunluluğum can sıkıyor. Hepsi bu... Yoksa bir yere sığınmama gerek yok. Yaşamaya çalışıyorum işte.

Bu sürecin yazarlar için üretken geçtiğini görüyoruz. Sizin de yazar tarafınızı düşünerek soralım, bu dönem üretkenliğinizi nasıl etkiledi?

Ben bu süreçte üretkenliği azalan biri oldum. Uzak kaldım üretmekten, sanattan. Bende durum birçoğuna göre ters tepti. Daha yaşama dair bir hal aldım. Sorgulamadan, üretmekten, yaratmaktan uzak. Sadece var olmaya dairim şu sıra.

Peki bir müzisyen olarak eski normale dair en çok neyi özlediniz?

Meyhanede dostlarıma sarılmak, içmek, masada şarkılar söylemek.

“Bodrum’a göçten mutsuzum”

Siz birkaç yıldır Bodrum’da yaşıyordunuz. Pandemi sürecinde Bodrum’a çok yoğun bir göç olduğunu, nüfusun 700 bini aştığını biliyoruz. Bu durum hayatınıza nasıl yansıdı? Bodrum’un veçhesi ne ölçüde değişti?

Ben bu göçten mutsuzum. İstanbul’daki hayatı idame ettirmeye gelen çok akılsız insan var. Aynı çirkinliği, yozluğu buraya taşımaya çalışıyorlar. Çok tatsızlar. Buradaki doğaya ayak uydurmaya çalışmaktansa, yine aynı saçmalıkla doğanın itaatini istiyorlar. Bu tür insanları saygısız, anlamsız ve anlayışsız buluyorum. Etrafımda görmek istemiyorum, zaten sırf bu yüzden geldim ya Gümüşlük’e... Şımarık insanlar... Neden yer değiştirdiklerini anlamadan, lüzumsuz bir konforu peşlerinden sürüklemeye çalışırken çehreyi bozuyorlar. Tez giderler umarım.

“Vazgeçebilme gücümü keşfettim”

“Takı dükkânı açtık, orada çalışıyorum”

Pandemi döneminde takı tasarımı yapmaya başladığınızı biliyoruz. Devam ediyor musunuz?

Devam ediyorum. Şu sıralar maddi anlamda da istihdamımı bu şekilde sağlıyorum. Küçük bir dükkân da açtık arkadaşlarımla. Adı “Kırmızı Dükkan”. Orada çalışıyorum. İnternet üzerinden de ürünlerimi paylaşıyorum.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler