Geri Dön
PazarVirajlı yollarda Artvin’den Trabzon’a

Virajlı yollarda Artvin’den Trabzon’a

Hopa Sarp arası tam bir tünel cennetiydi. Trabzon’a doğru çiseleyen yağmurda muazzam manzaranın tadını çıkara çıkara aşağıya indim. Karadeniz’de dağların hakkını vereyim derseniz herhalde birkaç ay yetmez.

Virajlı yollarda  Artvin’den Trabzon’a

34. gün

İstatistikler: Mesafe 300 km / Sürüş süresi 5 saat 46 dk. / Yol süresi 10 saat 15 dk. / En yüksek rakım 3756 m / En düşük rakım 1186 m / Hava 27-35 derece, güneşli, parçalı bulutlu, sağanak yağışlı.

Bu sabah zor bir vedayla saat 10.30 gibi yola çıktım. Şavşat-Artvin yolu çok ama çok eğlenceliydi. Tam döne döne Bağdat bulunur misali Çoruh Nehri bir solumda bir sağımda; onun yılankavi akışına uyan yolda virajları ala ala ilerledim. Tabii zırt pırt da fotoğraf çekmek için durarak… Nihayet Artvin’e yaklaşınca tırmanma başladı. Epey tırmandıktan sonra aynı şekilde Çoruh seviyesine kadar tekrar inişi yaptım ve iki gün önce sözleştiğimiz gibi Artvin Motosiklet Spor Kulübü Başkanı Hüseyin İnce kardeşimi aradım. Bu sefer tarif ettiği buluşma noktası için Artvin’in şehir merkezine tırmanmaya başladım. Gerçekten ilginç bir şehir. Hiç düzlüğü yok. Yukarıda Hüseyin İnce ve Anıl Yenigün kardeşlerimle buluştuk. Dünyanın en büyük Atatürk heykeline tırmandık motorlarla. Gerçekten heyecan verici bir deneyim oldu bana. Ardından ikramları eşliğinde güzel bir sohbet gerçekleştirdik. Hüseyin kardeşim ve yönetim ekibi kolları iyi sıvamışlar. Artvin’de artan kurye sayısının gereği onların güvenlikleri için bugün benden hemen önce Emniyet Müdürlüğü’nde toplantıdalarmış. Bravo kardeşlerime. Güzel gelişmelere imza atacaklar. Yolları açık olsun. Son olarak sticker seremonisinden sonra vedalaştık.

Virajlı yollarda  Artvin’den Trabzon’a

Şeker miyim eriyeyim?

Gün iyice ilerlediğinden Borçka Karagöl’e gitmekten vazgeçip direkt Sarp’a sürdüm. Artvin’den sonra önce Hopa’ya kadar sonra da Hopa-Sarp arası tam bir tünel cenneti! Tünel, virajlar, tünel virajlar derken Sarp’a vardım. 5 Haziran günü en batı noktasından terk ettiğim Karadeniz’le 14 Temmuz günü en doğu noktasında tekrar buluşmuş oldum. Aşıya rağmen korona testi istiyorlarmış. Öyle bir vakit kaybı yaşamak istemediğimden beni Bakü’ye davet eden dostum Murat Yumak’tan affımı istedim. Bakü de bir başka zamana kaldı. O halde Of’a sürebilirim. Öyle de yaptım. Rize’de fena sağanak yağmura yakalandım. Şimdiye kadarki Karadeniz tecrübem yağmur kısa yağar diyordu, ancak bu sefer öyle olmadı. Olmayınca da epey ıslandım. Şeker miyim eriyeyim dedim ve devam ettim yola. Akşam saat 20.30 gibi Of’taydım. Otele yerleştim ve kıyafetleri asarak kurumaya bıraktım.

Virajlı yollarda  Artvin’den Trabzon’a

Artvin’deki Atatürk heykeli.

35. gün

İstatistikler: Toplam mesafe 228 km / Aktif sürüş süresi 5 saat 4 dk. / Toplam sürüş 9 saat 9 dk / En yüksek rakım 1809 m / En düşük rakım -41 m / Hava yağmur, sis ve aşırı rutubet.

Bugün ilkokul yıllarından beri hep duyduğumuz Zigana Geçidi’ni görmeye gittim. Hava yağışlı olduğundan yağmurlukları baştan giydim (ve bütün gün üstümde kaldılar). Trabzon’a yaklaştığımda navigasyon daha iyi bir yol var dedi ve macera başladı. İyi yol dediğinin hatırı sayılır kısmı bu yağmurda rampa yukarı mıcırlı inşa halinde yoldu. Arabalar yavaş gidince ben de rampada sık sık yavaşlayarak zorlu tırmanışlar yapmak zorunda kaldım. Neyse ki gerisi dar ama asfalt köy yoluydu. Epey gittikten sonra Gümüşhane yoluna bağlandım ve tırmana tırmana Zigana Tüneli’ne… Tünelin çıkışında da tepeye ulaştım. Fotoğraf çektim ve birkaç bardak çay içip Hamsiköy’e gitmek üzere tekrar tünele daldım.

Virajlı yollarda  Artvin’den Trabzon’a

Büyüleyici dağlar

Zigana Tüneli’nden Trabzon istikametine giderken 3-4 km sonra Hamsiköy’e yol ayrılıyor. Dar, ancak asfalt, yeşilden söz etmeye sanırım gerek yok. Tatlı virajlı bir köy yolunda 9 km sürdükten sonra köye varılıyor. Bilmeyen birine uzaktan gösterseniz İsviçre der. Bakımlı, bol bol restoranları olan, sütlacı ile meşhur bir köy. İki kâse tereyağlı ve bol cevizli sütlacı gömdüm tabii! Sonra navigasyonu Maçka’nın az altına kadar köy yollarından gidecek şekilde ayarlayıp artık şiddeti bitmiş olan hafif çiseleyen yağmurda yolların ve muazzam manzaranın tadını çıkara çıkara aşağıya indim. Karadeniz’de dağların hakkını vereyim deseniz herhalde birkaç ay yetmez. Gerçekten büyüleyici!

Trabzon’a inince Ömer Faruk Demir kardeşimle tanışmak için Moto Garaj’da buluşmaya sözleştik. Böylece ilk fırsatta tanışmak istediğim Moto Garaj sahibi İlhan Öksüz kardeşimle de tanışma fırsatını yakalayarak bir taşla iki kuşu vurmuş oldum derken, mekâna geldiğimde daha önce Ani Harabeleri’nde karşılaştığım motosikletli gruptan Ünsal Karaçomak’ı orada otururken buldum. Keyifli bir sohbetle akşamın 7’sini bulduk. Aklınızda olsun, Trabzon ve çevresinde motosikletinizle ilgili bir sorun yaşarsanız Moto Garaj-İlhan Öksüz güvenebileceğiniz bir adres. Trabzon’dan Of’a parçalı bulutlu ama gündüz kadar kabus nem olmayan bir havada sürdüm, yemek işini halledip otel odama çekildim. Yarınki rotada benim için en zorlusu olan “Derebaşı virajları” var. Of-Bayburt-Araklı-Giresun. Uzun bir gün olacak. Görüşmek üzere, iyilikle kalın.

Merak edenleriniz için: Bütün rotalarım Wikiloc programında herkese açık şekilde Oskrom hesabımda kayıt altına alınıyor. Ayrıca yol maceramın daha fazla detayına Instagram: Oskrom ve Facebook Osman Kromer hesaplarından ulaşabilirsiniz.

Virajlı yollarda  Artvin’den Trabzon’a