Geri Dön
PazarYelkenden çantayla dünyaya açıldı

Yelkenden çantayla dünyaya açıldı

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’nda düzenlenecek ‘Fashion Open Studio’daki tek Türk markası Huner’in yolcuğunu tasarımcısıyla konuştuk

Yelkenden çantayla dünyaya açıldı

ÖZLEM ÜLKÜ - Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP26 kapsamında, British Council ve Fashion Revolution’ın düzenlediği ‘Fashion Open Studio’, tüm dünyadan iklim değişikliği ve sürdürülebilirliği odağına alan moda markalarını ağırlıyor. 1-12 Kasım tarihleri arasında gerçekleşecek etkinlikte, onlarca tasarımcı arasında tek Türk markası olarak yer alan Huner, 30 Eylül’de dijital bir etkinlikle stüdyosunun kapılarını açtı ve ileri dönüştürülen yelken kumaşlarından ürettiği çanta ve aksesuarların yapım sürecini paylaştı. Markanın kurucusu Hüner Aldemir ile hem etkinliği hem yolcuğunu konuştuk.

266 tasarımcı arasından ilk 9’a girerek çalışmalarınızı tüm dünyaya gösterme fırsatı bulacaksınız. Bu projenin bir parçası olmak size neler hissettiriyor?

Bizim için çok heyecanlı bir süreç oldu. İstanbul’dan küçük ölçekli bir marka olarak tüm dünyadan geniş bir kitleye stüdyomuzu, tasarımlarımızı ve bizim İstanbul’umuzu gösterebilmek çok değerli bir tecrübe. Aynı şekilde diğer ülkelerden benzer işlere kafa yoran diğer yaratıcı insanlarla fikir alışverişi yapmak da bu sürecin çok ilham verici bir parçasıydı.

Herkesin dilinde olan “iklim krizi”ni artık moda endüstrisi de dikkate almaya başladı. Siz bunu nasıl yorumluyor, gelecek için neler düşünüyorsunuz?

Ben açıkçası tablo her ne kadar karamsar gözükse de gelecek için umutluyum. Bazı anlarda çok küçük bir çevre olarak çaba gösteriyor gibi gözükse de aslında hızla büyüyen bir akım ve insanların hayat tarzları yavaş da olsa değişmeye başladı. Biz de marka olarak elimizdeki kaynakları en iyi şekilde kullanmaya çalışıyoruz.

Yelkenden çantayla dünyaya açıldı

Tüm dünyadan iklim değişikliği ve sürdürülebilirliği odağına alan markaları ağırlayan etkinlikte siz neler paylaşacaksınız?

Biz bu etkinlik için ‘A Sail’s Journey to its Second Life’ (Bir Yelkenin İkinci Hayatına Yolculuğu) isimli bir video hazırladık. Malzeme alışverişinden, stüdyomuzdaki yaratım ve hatta kargolama aşamalarına kadar bütün süreci paylaşmayı hedefledik. Sonrasındaki katılımcılarla arta kalan parçaların değerlendirilmesi ve kargo aşamasındaki karbon ayak izimizin azaltılması gibi çözüm aradığımız problemleri tartışacağız.

“7 yaşımdan beri tasarımcı olmak istedim”

Daha çocuk yaşta dikiş dikmekle bağ oluşmasaydı aranızda yine yolunuz buraya çıkar mıydı?

Huner, marka olarak aslında biraz şanslı tesadüfler sonucu doğmuş olsa da ben 7 yaşımdan beri moda tasarımcısı olmak istediğimi biliyordum. Terzi bir ailede dünyaya gelmesem dikiş dikmeyi öğrenmem biraz daha uzun sürebilirdi sadece ama aynı işi yapmak isteyeceğime eminim. Sürdürülebilir moda dünyasına girmem ise 16. Venedik Mimarlık Bieanali için İKSV tarafından yapılan açık çağrıya sunulan Darzana projesinin ekibine dahil olmamla başladı. Projemiz seçilip sergi açılışında dağıtılmak üzere bir çanta tasarlanması gerektiğinde, Darzana’nın denizcilik ve ileri dönüşüm temalarını göz önünde bulundurarak çantaları kullanılmış yelken bezinden yapmaya karar verdim.