Sosyal medyada ne kadar bilinçliyiz?

Son yıllarda sosyal medya kullanımının giderek artması, hepimizi olmadığımız kişilere dönüştürdü. Hemen hemen hepimizin en az bir tane kullandığı bir sosyal medya hesabı var. Peki bu hesaplarımızı ne kadar bilinçli kullanıyoruz?

Sosyal medyada ne kadar bilinçliyiz?

Sizce de biraz abartmadık mı?

Sizce de biraz abartmadık mı?

Sosyal medya uygulamalarının her biri birbirinden farklı amaçlar taşıyor. Aslında buradan bakıldığında bu haberleşmeyi çok besleyen bir durum. Neredeyse dünyanın herhangi bir yerinde olan bir olaydan, gelişmeden anında haberimiz oluyor. İletişimin bu kadar güçlü olduğu bir çağda biz, sosyal medyayı iletişim kurmamak, aşağılamak, sanal şiddette bulunmak için kullanıyoruz. Sizce de biraz abartmadık mı?

Olmadığımız kişilere dönüştük

Olmadığımız kişilere dönüştük

Yalnızca birkaç saat boyunca minik bir gözlemle gördüğüm şey, geldiğimiz nokta içler acısı. Hepimiz olmadığımız kişilere dönüştük, yaşamadığımız hayatları yaşadığımıza inandırdık kendimizi. Bu kayboluşla birlikte gelen bazı psikolojik sorunlarla karşı karşıya kaldık. Daha mutsuz, daha doyumsuz kişilere dönüştük. Bunu kabul edelim ya da etmeyelim. Birilerinin belirlediği (!) çıtanın altında kalmamak adına çılgınca savaşıyoruz. Daha çok bir 'şey' olmak adına verdiğimiz çaba bazı kaygı bozukluklarını da beraberinde getirdi. Getirmedi değil...

Duygusal yorgunluk

Duygusal yorgunluk

Amacını aşınca bozulan her şey gibi, amacına uygun kullanmadığımız bu muhteşem güç ciddi anlamda bizi yordu. Artık her duyguyu daha fazla yoğun yaşar olduk. İnanmadığımız değerleri sırf çoğunluk kabul ediyor diye - topluluğun dışında kalmamak için - kabul ettik, çoğunluğun ideolojisine, zevklerine, isteklerine ayak uydurabilmek için kendimizden uzaklaştık. E haliyle de biraz yorulduk.

Siber zorbalık

Siber zorbalık

Değinmemiz gereken bir diğer büyük mevzu ise hepimizin ucundan kıyısından mutlaka maruz kaldığı siber zorbalık. Tabii bunların birbirinden farklı çeşitleri olsa da en büyüğü fiziksel görünüşümüzden geliyor. Sosyal medya platformlarında birbirini hayatı boyunca hiç görmemiş, birbirini hiç tanımayan insanların öyle kolaylıkla birbiri hakkında atıp tutuyor olması özellikle bunu yaralamak için yapıyor olması ne bileyim sizce de biraz vahşice değil mi? Basit bir durum gibi görünse de siber zorbalığa maruz kalmış ve bu sebepten dolayı kendi hayatına son vermek istemiş, psikolojik destek alma durumunda kalmış yüzlerce insan var.

Ben FOMO muyum?

Ben FOMO muyum?

Nedir bu FOMO diyecek olursanız hemen açıklayalım. FOMO (Fear of Missing Out) dünyadaki gelişmelerden habersiz olmanın, sosyal medya paylaşımlarından geri kalmanın, insanların aktiviteler yaptığını öğrenememenin sonucunda ortaya çıkan bir tür psikolojik rahatsızlıktır. FOMO, genellikle aşırı düzeyde sosyal medya kullanan insanlarda görülen bir rahatsızlık. Bu rahatsızlığa sahip bireylerde, sosyal medyadan birkaç saat uzak kalmak bile ciddi kaygılara sebep olabiliyor. Şimdi hiç inkâr etmeyin hepimiz FOMO olmuşuz haberimiz yok...

Sosyal medya depresyonu

Sosyal medya depresyonu

Sosyal medya depresyonu, sosyal medyanın aşırı kullanımından doğan birkaç yeni terimden biri. "Bir bu eksikti" dediğinizi duyar gibiyim. Depresyonun genel olarak kendisiyle mücadele etmek zorken bir de başımıza bu çıktı. Bu gidişle daha neler çıkar kim bilir. 
 

Amacımız şaştı

Amacımız şaştı

Zamanla içine doğduğumuz ve bizi şekillendiren bu dünyada birbirinden farklı zorlukla karşılaşıyoruz. Her gün yeni bir güncelleme ile dert yükleniyoruz sanki. Hepimizin mücadele etmekte zorlandığı durumlar olabiliyor. Önemli olan bu zorluklarla mücadele ederken neler yaptığımız aslında. Elbette kendimize boşluklar yaratıp dinlenmeli, kendimizle baş başa kalmalı ya da kafamızı dağıtmalıyız. Fakat bunu yapma biçimimiz bir sorundan bir başka soruna kaçış olmamalı.





İşte sorun da tam bu noktada doğuyor. Kimilerimiz hayatlarımızdan memnun olmadığımız için, kimilerimiz sorunlarımızdan uzaklaşmak ve bambaşka bir dünyada hissetmek için, kendimizden kaçmak için sosyal medyada hayat bulmaya çalışıyoruz. Üzgünüm ama bunu yapıyoruz, üstelik bunu yaparken bırakın tanıdığımız, sevdiğimiz insanları, asla kim olduğunu bile bilmediğimiz insanlara bir şekilde zarar veriyoruz. Her konuda bilinçli olmanın ne kadar önemli olduğunu vurgularken bile aslında hiç bilinçli değiliz. Sosyal medya çağın bize sunduğu büyük bir hediye aslında aşağılamak ya da yargılamak için değil haberleşmek, bir ağ oluşturmak, yeni insanları tanımak, keşfetmek için...

 

Bu makaleye ifade bırak