Yanlış bilinen deyim ve atasözleri

Türkçenin en büyük zenginliklerinden birisi de atasözleri ve deyimlerdir. Ancak bazen atasözü ve deyimleri yanlış kullanabiliyoruz. Biz de atasözü ve deyimlerin doğrularına Molatik olduk. Gelin birlikte bakalım…

Yanlış bilinen deyim ve atasözleri

1- Yanlış bilinen: Su küçüğün, söz büyüğün. // Doğrusu: Sus küçüğün, söz büyüğün.

1- Yanlış bilinen: Su küçüğün, söz büyüğün. // Doğrusu: Sus küçüğün, söz büyüğün.
İlk cümlede geçen su ile ikinci cümlede geçen söz arasında bir bağ kurun... Kuramadınız değil mi? Çok normal, çünkü saçma bir anlam çıkıyor ortaya! Ama doğrusunu okuduğumuz zaman bi' "Haaa!" oluyorsanız, doğru yoldasınız demektir 

2- Yanlış bilinen: Su uyur düşman uyumaz. // Doğrusu: Sü uyur, düşman uyumaz.

2- Yanlış bilinen: Su uyur düşman uyumaz. // Doğrusu: Sü uyur, düşman uyumaz.
Yine işin içine su karışmış! Ama makara yapmayı bırakıp bilimsel açıklamasını yapayım size: Sü, 'asker' demek. Yani deyimimiz diyor ki, "Asker uyur, düşman uyumaz." Biz de uyumayalım ve yanlış kurduğumuz deyimler uykusundan uyanalım.

3- Yanlış bilinen: Ana gibi yar, Bağdat gibi diyar olmaz. // Doğrusu: Ane gibi yar, Bağdat gibi diyar olmaz.

3- Yanlış bilinen: Ana gibi yar, Bağdat gibi diyar olmaz. // Doğrusu: Ane gibi yar, Bağdat gibi diyar olmaz.
Anasını çok seven sağır bir delikanlı zamanında duymamış da uydurmuş heralde! Deyimde aslında bahsedilen Ane, Bağdat'ta bir yar, yani uçurum. "Ane gibi uçurum, Bağdat gibi diyar olmaz" demiş atalar. Ne Ane'nin ana ile, ne de yar kelimesinin sevgili anlamındaki yar ile bir ilgisi yok.

4- Yanlış bilinen: Güzele bakmak sevaptır. // Doğrusu: Güzel bakmak sevaptır.

4- Yanlış bilinen: Güzele bakmak sevaptır. // Doğrusu: Güzel bakmak sevaptır.
Güzele değil güzel bakmak sevaptır.

5- Yanlış bilinen: Saatler olsun. // Doğrusu: Sıhhatler olsun.

5- Yanlış bilinen: Saatler olsun. // Doğrusu: Sıhhatler olsun.
Tıraş olduktan sonra berberin söyleyeceği iki şey var: Birincisi "Saçları yıkayalım mı?", ikincisi ise "Saatler olsun". Hah işte orada devreye girmeniz lazım. "Abicim o söz aslında öyle değil, şöyle" deyin ki, en azından bu yanlışı kendi aramızda çözebilelim.

6- Yanlış bilinen: Azimle sıçan duvarı delermiş. // Doğrusu: Azimli sıçan duvarı delermiş.

6- Yanlış bilinen: Azimle sıçan duvarı delermiş. // Doğrusu: Azimli sıçan duvarı delermiş.
En komik değişime uğrayan da bu olsa gerek. Çalışmayı, istikrarı öğütleyen deyimi tuvaletle bütünleştiren o mizahçı kim acaba, çok merek ediyorum.

7- Yanlış bilinen: Sıfırı tüketmek. // Doğrusu: Zafiri tüketmek.

7- Yanlış bilinen: Sıfırı tüketmek. // Doğrusu: Zafiri tüketmek.
Zafir, 'nefes' demekmiş, yani 'nefesi tüketmekten' bahsetmiş atalar. Ama tamam kabul ediyorum, yanlış bilineni orijinaline en yakın anlamlı olan bu... Uyduran iyi uydurmuş yani!

8- Yanlış bilinen: Eni konu // Doğrusu: Önü sonu

8- Yanlış bilinen: Eni konu // Doğrusu: Önü sonu
Eni ile konu ne alaka diye oturup hiç düşünmediniz ama yeri gelince söylüyorsunuz bedava lafı. Doğrusu 'önü sonu' arkadaşlar. Deyimin kullanılma yeri de 'bir şeyin etraflıcasını belirtmek'.

 
Bu makaleye ifade bırak