Tadilatın mı var derdin var

Tüm dünyada en çok izlenen programların başında emlak tadilat programları geliyor. Aylar süren tadilatın sonunda gördüğümüz sonuç ekran başındaki seyirciyi kendi mülkünün tadilatı konusunda motive ediyor. Farkındaysanız herkes home dergilerini süsleyen sonucun peşinde, süreçte neler yaşandığını ancak işin içine girince anlıyoruz.

 

Bir dönem özellikle İstanbul’da al-sat dairelerden çok para kazanan yatırımcılar oldu. Daireyi baştan sona yenileyen yatırımcılar her seferinde yeni mülklerin peşindeydi. Ne zaman ki kentsel dönüşüm hızlandı, yenilerin sayısı arttı, birçok alıcı içi tadilatlı da olsa eski binalar yerine yeni olanları tercih etti.

Bu tercih son yıllarda al-sat mülklerin satış hızını da yavaşlattı. Mevcut evlerini değiştirme imkânı olmayanlar da tadilatı bir çözüm olarak görüyor. Fakat etrafımızda dinlediğimiz hikayeler, bizzat yaşadıklarımız nedeniyle tam “Tadilatın mı var, derdin var” durumundayız.

Bazı firmalar tadilat işi yapıyor, bazıları da yapılan tadilatı yeniden tadil etmek konusunda  faaliyet gösteriyor. Yani mülk sahipleri yarım kalan işleri başka firma bulup tamamlatmak zorunda kalıyorlar.  

Peki, evini yenilemek isteyenler ne yapmalı? Hangi konulara dikkat etmeli?

Seçeceğiniz firma için referanslar çok önemli ama internet referansları yerine çevrenizden bizzat tavsiye almanız önemli. Ne istediğinizi tam olarak karşı tarafa anlatmalısınız. Ve firmanın da ne istediğinizi anladığını teyit etmelisiniz.

İşi garantiye almanın en önemli kısmı sözleşme kısmı. Birçok usta buna yanaşmıyor. Çünkü o anladığı kadarını hayata geçirip bir an önce yeni mülklerin işlerini alma derdinde. Bu nedenle neler yapılacağını bir tadilat sözleşmesi ile netleştirmenizde yarar var. Sonrasında bir ihtilaf durumunda resmi makamlarca geçerliliği olan, içerisinde yapılacak işin bütün detayları yazan, firma bilgileri olan, imzalı ve kaşeli tam bir resmi form işe yarar.

Yaşanan sorunlarda tarafları bağlayıcı kuralların olması gerekmektedir. Söz ile ifade edilen, anlaşma yapılan tutarlar zaman içerisinde “aslında ben böyle demiştim, yok bir yanlış anlama var” ile başlayan cümleler sadece konuyu çözümsüz hale getirir.

Tadilat ve dekorasyon işleri için mutlaka birkaç firma ile görüşün. Bu sayede size sunulan fiyat teklifinde fahiş fiyat uygulanıp uygulanmadığını açıkça görmüş olursunuz. Genellikle teklif sunan firmalar işi bağlamak amacı ile ciddi indirim yapıyorsa, ya da fiyatı en dipte tutuyor olsa da siz ucuza kaçmayın. Çünkü ucuz malın zararı bir tadilatta nereden bakılsa iki katına çıkıyor. Zaman kaybının karşılığını saymıyorum bile.

Aynı zamanda size sunulan fiyat teklifinde yer alan işlerin kalem kalem yazılmasını sağlayın. Kullanılacak malzemelerin markalarını mutlaka inceleyin. Hatta verilen fiyat tekliflerinde kullanılan malzemenin kalitesini ve markasını mutlaka öğrenin ve sözleşmede yer almasını isteyin. Ucuz elektrik kablosu tadilat sonrasında yangına, ucuz su boruları daha fazla sorun çıkarabilir. Mesela bina tesisatı için kullanılan gider boruları birbirinden farklıdır. Pis su gideri ile diğer su boruları farklıdır. Bu boruların tek tip kullanılması maliyeti düşürecek gibi dursa da işlev olarak asla aynı ihtiyacı görmez ve kısa sürede olumsuz sonuçlar verir.

Bazı sözleşmelerde fiyat ortalama görünse de yapılacak iş sayısı az tutulabilir. Bu durumda firma yapılacak iş sayısını ekstra bir sözleşme ile arttırmaya gidebilir ve size ekstra bir maliyet çıkartabilir.

Sözleşmeyi yüz yüze yapın. Özellikle internet üzerinden fiyat aldıkları ve çok araştırmadan anlaşma yaptıkları firmalara evlerinin komple tadilatlarını teslim eden mülk sahipleri sonrasında haklarını hukuki yollardan aramaya çalışıyor. Mesela ben... Anneannemin Tokat’taki evinin çatısını yeni sistem çatı ile değiştirmek için bir firma ile anlaştım. Pazarlık bile yapmadım. Sadece tek istediğim ‘beni üzmeyecek şekilde organize olmaları ve işi zamanında söz verdikleri şekilde teslim etmeleriydi.” Ne mi oldu? Tadilata 12 Mayıs’ta başladılar. Araya yağmur, korona, seyahat, karın ağrısı girdi. Tam 75 gün geçti, 100 metrekarelik tek katlı evin çatısı bitmedi. Paranın da yüzde 90’ını ödedim. Biri ‘kelin ilacı mı’ dedi?