SKORER
PEMBENAR
CADDE
YAZARLAR

KURBAN BAYRAMI

.

ABONE OL
Milliyet Haber

‘Bugün ne yazayım?’ diye düşünürken, aklıma masanın üstünde dersler için biriktirdiğim yazılar geldi. Ne var ne yok diye karıştırırken, Şeyh-ül Muharririn Burhan Felek’in 1972 yılı Kurban Bayramı yazısının küpürüne denk gelince, “Fazla düşünmeye gerek yok” deyip, yazıdan seçtiğim kısımları aşağıda sizler için topladım. Tamamını okumak isterseniz, Milliyet arşivinde mevcut...

Dini tarafı

Kurban Bayramı’nın önce dini tarafına bir bakalım. Zilhicce ayının 10’uncu günü Kurban Bayramı’dır. Dört gündür. Zilhicce ayı Arabi senenin son ayıdır. Tarihimize, âdetlerimize girmiş bir takvim olan ve adına Türkler’in Arabi, takvimcilerin Hicri dedikleri ayları Arapça ve Türkçe isimleriyle aşağıya yazalım da bilmeyenler öğrensin…

Muharrem: Aşure ayı

Safer: Sefer

Rabiül-evvel: Büyük Mevlid

Rabiül-âhir: Küçük Mevlid

Cemâziyel-evvel: Büyük tövbe

Cemâziyel-ahir: Küçük Tövbe

Receb: Recep

Şa’bân: Şâban

Ramadan: Ramazan

Şevval: Bayram

Zilka’de: Aralık

Zilhicce: Kurban

Türkçe’de Kurban ayı dediğimiz bu ayın ayrı bir önemi de, hac dediğimiz zengin ibadetin bu ayın ilk 10 gününe tesadüf etmesidir.

Farz değil, vacip

İslam’ın şimdiye kadar okuduklarımıza göre en büyük bayramı budur. Araplar buna İydi-Ekber demişlerdir. ‘En büyük bayram’ demektir. Halk katında ise Şeker Bayramı daha neşeli ve sevinçlidir ve daha ziyade çocukların bayramıdır. Çünkü ne kadar ibadet olursa olsun, hayvan kurban etmenin bir hain tarafı vardır ki; o bayramın neşesini kırar. Bunu söylemek de hiçbir günah yoktur; ama vaciptir diye kurban kesilir.

Burada İslam’daki bir sosyal adalet noktasına işaret etmeden geçemeyeceğim. İslam’da ibadet beştir: Oruç, namaz, hac, zekât ve kelime-i şehadet. Hac ve zekât yalnız zenginlere farzdır. Ve ne acınacak şeydir ki; bizde birçok fakir para biriktirip, hacca gider.

Kurban Bayramı’nda her zenginin kurban kesmesi vaciptir. Bu, farzdan biraz daha hafif, fakat terki büyük günah olan tutumdur.

Zengin kimdir?

Bunu bana sorar dururlar. Tabii zamanına göre bir ölçü koymuşlar. Borcu harcı çıktıktan, geçimini hesaplandıktan sonra elinde 200 dirhem gümüşü olan kimsedir ki, 600 gram kadar eder. Çok para değil. Hacda da, zekâtta da böyle hesaplarlar. Hal bu ise gümüş zamanla iştira (satın alma) gücünü kaybetmiş, ucuzlamıştır. Bunu fakılarımız (okumuş kimseler) hesaplayıp, bugünkü miktarı bulmazlarsa İslam’ın zengini, gelir vergisinin asgari geçim indirimini tutamaz.

Kelimenin kökeni...

Kurban kelimesinin yakınlık manasındaki ‘kurb’ aslından geldiğini iddia eden tefsirciler çıkmıştır. Yani bu hayvan kesimiyle, Allah’a yaklaşmak niyeti ve isteği sağlanmak istenmiştir, derler. Bazıları da kurban kelimesinin Arapça olmadığını iddia ederler. İddia kelimede değil; harekettedir. Bu cahiliyet devrinde mesela Mısırlılar’da olduğu gibi putlara ve mevhûm tanrılara insan kurban etmenin önüne geçilmesi için tek Allah’lıların bulduğu vahşetten medeniyete geçiş çarelerinden biri, belki de yeganesidir.

Burhan Felek, 27 Ocak 1972, Milliyet

Kurban Bayramı vesilesiyle tüm okuyucularımıza sağlıklı, huzurlu, esenlik dolu günler dilerim.

Yazarın Diğer Yazıları

  1. KURBAN BAYRAMI
  2. HADES ÜLKESİNE İNEN YOLLAR-1
  3. ARZIN MERKEZİNE SEYAHAT: MAĞARALARIMIZ
  4. KARAVANA ATLAYIP NERELERE GİTSEK?
  5. BİR ÖZÜR BİR TEŞEKKÜR
  6. AYASOFYA’NIN GALERİ MOZAİKLERİ
  7. AYASOFYA MOZAİKLERİ
  8. AYASOFYA TANRISAL BİLGELİK
  9. GÜL KIRMIZISI PETRA’DA SANAL ADIMLAR
  10. 29 MAYIS 1453 KONSTANTİNOPOLİS’İN DÜŞTÜĞÜ GÜN

© Copyright 2020

Milliyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.