Romantik balayı seçenekleri...

24 Temmuz 2021

Malum nedenden dolayı ertelenen düğünler ve balayı programları sonunda birer birer gerçek oluyor. “İki bayram arası düğün olmaz” deyip erteleyenler de tatlı bir telaş içinde bayramın bitmesini bekliyorlar bugünlerde. Ve herkesin aklında bu yorucu sürecin bir an önce bitmesi ve düğünün hemen ardından, tüm yorgunluk ve birikmiş stresi atacakları balayı programı var. Nereden biliyorum derseniz, pek yakında dünyaevine girecek çok sevdiğim editörümün bayram mesajının altına eklediği “Yok mu bir balayı yazısı evlenecek çiftlere?” notundan...

Yurt dışı seçenekleri

Pandemi nedeniyle yurt dışı alternatifleri bu yıl da kısıtlı ne yazık ki. Mauritius, Filipinler, Barbados, Fiji, Bali, Seyşeller İtalya ya da Yunan Adaları gibi pek çok destinasyona gitmek henüz mümkün değil.
Ancak en az iki doz aşı olduysanız ve uçuştan önce son 72 saat içerisinde yapılmış PCR test sonucunuz negatif ise aralarında Maldivler, Jamaika, Hawaii, Bora Bora, Fransa, Güney Afrika’nın da bulunduğu 90’dan fazla ülkeden biri unutulmayacak balayı programınızın ev sahibi olabilir.
Unutmadan her ülkenin ek şartları olabileceğini ve gidilebilecek ülkeler listesinin de sürekli değişebileceğini ekleyelim. Güncel durumu Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün web.shgm.gov.tr adresinden ya da Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği, IATA’nın www.iatatravelcentre.com sayfasından takip etmek mümkün.

- Maldivler: Kum, deniz, güneş diyorsanız, burası cennetten bir köşe. Yıl boyunca güzel bir hava, lüks tesisler, lezzetli yemekler, kristal berraklığında bir deniz ve harika plajlar. Liste uzun. Hint Okyanusu’nda sadece 400’ünde yerleşim olan bin 200 ada ve adacıktan oluşan Maldivler’de, her turistik ada üzerinde tek bir otel bulunmakta. Akşam dışarı çıkıp bir yer de yeme şansı olmayacağı için mutlaka tam pansiyon rezervasyon yapın. Bir de sıkıntıdan kavga edip, balayı sonrası hemen boşanmak istemiyorsanız, 3-4 günden fazla kalmayın derim. Benden söylemesi.

- Fransa: Paris, en popüler balayı destinasyonlarından biri. Paris denince akla genelde hemen aşk ve romantizm gelmekte. Gün içinde şehrin sunduğu kültürel ve tarihi hazineleri elele keşfe çıkın. Akşamüstlerini ise ara sokaklara saklanmış gizli kafelerde ve lokantalarda diz dize Paris’in gerçek romantizmini yaşayın. Unutmadan otel seçerken beş yıldızın dıºındaki otellerde, beklentiniz söylenenin bir yıldızın altında olsun beklentiniz.

- Jamaika:

Yazının devamı...

Tatil önerileri ve uyarılar!

17 Temmuz 2021

Bayram öncesi bu son yazıyı hazırlarken, Türk turizmine yön veren, üç önemli meslek birliğinin, TÜROB, TUREB ve TÜRSAB’ın başkanı üç meslektaşımı arayıp, Milliyet okuyucuları için son dakika tatil önerilerini ve uyarılarını sordum. Onlar da bu yoğunlukta zaman ayırıp, düşüncelerini paylaştı. Ortaya kısa ama faydalı bilgiler içeren bu yazı çıktı. Her birine ayrı ayrı teşekkürler.

Müberra Eresin (TÜROB Başkanı): Güvenli turizm sertifikalı, pandemi kurallarına uyan, hijyen tedbirlerini tümüyle alan tüm tesislerimiz misafirlerini ağırlamaya hazır. Bayram tatili dönemi özellikle kıyı bölgelerde bir turizm hareketi sağlayacaktır. Antalya, Bodrum, Çeşme gibi tatil beldelerinin bayram döneminde dolu olması diğer yerlerin de dolu olduğu anlamına gelmiyor. Şehir otelleri, özellikle İstanbul otelleri bayram döneminde büyük ölçüde boş olacak.
Tatil planı yapmakta geç kalan veya yapamayan vatandaşlarımız da bayram tatili boyunca bulundukları şehrin tadını çıkarabilirler. Böylece şehir ekonomilerine turizm yoluyla katkı ve kültür turizmine de olumlu etki sağlayabilirler.
Bu arada bayram tatiline gidecek vatandaşların rezervasyonlarını güvenilir kuruluşlar üzerinden yapmalarını özellikle tavsiye ediyoruz. Özellikle bilinen büyük otellerin veya seyahat şirketlerinin kopyası siteler açan internet dolandırıcılarına dikkat etmeleri gerek. Tüketicilerin yaptırdıkları rezervasyonları mutlaka otelden teyit etmesini öneriyoruz.



Suat Tural (TUREB Başkanı): Dokuz günlük uzun bir tatil söz konusu ve acentalar bayramın ikinci hatta üçüncü gününde başlayan gezi programları düzenledi. Okuyuculara bu bayram tatili için önerim ülkemizin eşsiz güzelliklerini ve tarihini, profesyonel bir rehber eşliğinde keşfedecekleri bu gezi programlarından birine katılmaları olacak. Hangi turu seçerdin sorusunu ise, tercihim ya bir Karadeniz ya da bir Likya turu olurdu diye cevaplayabilirim. Turlara katılacak vatandaşlarımıza en önemli tavsiyem ise Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan ruhsatname ve TUREB’den çalışma kartı sahibi gerçek bir rehberle tura çıkmaları.

Yazının devamı...

Bayrama üç kala

10 Temmuz 2021

Pandemi hayatımızı altüst etti, etmeye de devam ediyor. Normalin tanımı iki sene öncesinden çok farklı artık. Tatiller de bundan nasibini aldı. Otel ve destinasyon tercihleri değişti. Hijyen öne çıktı. Çılgın eğlenceler ve tatilde sosyalleşme çabaları, yerini sakin ve dingin programlara bıraktı. Normalleşme sonrası bu ilk bayram tatilinde, açık havada daha çok zaman vadeden kültür turları, yerinde duramayanların; sakin koylardaki küçük oteller ya da mavi yolculuk ise kum-deniz-güneş diyenlerin tercihi oldu. Bu yıl da eğilim, diğer insanlarla mümkün olduğunca az iletişim kurmak.

11 günlük Kurban Bayramı tatil fırsatı

Eğer 1.5 gün izin alabiliyorsanız, 15 Temmuz Perşembe günü yola çıkıp 25 Temmuz’da geri dönebilirsiniz. Bu da 11 günlük uzun bir tatil demek.
Peki nereleri tercih ediyor yurdum insani diyordum ki Medya Takip Merkezi’nin yaptığı, yerli ve yabancı medyada en çok konuşulan tatil beldelerimiz, araştırmasının sonuçları düştü posta kutuma.

Türk basınının gözdesi Bodrum

Medya Takip Merkezi, haziran ayında 10 bini aşkın gazete, dergi, TV, internet ve sosyal medya’da yaptığı taramada, 29 bin 4 haber ile Bodrum gündeme en çok gelen tatil beldesi, olurken onu 10 bin 583 haber ve sosyal medya paylaşımı ile Çeşme izlemiş. Üçüncü 9 bin 354 haber ve sosyal medya paylaşımı ile Alanya, dördüncü 7 bin 325 haber ile Pamukkale ve beşinci ise hakkındaki 6 bin 977 habere ve sosyal medya paylaşımı ile Marmaris olmuş.

Yabancıların tercihi Fethiye oldu

Normalleşme adımları ile birlikte uluslararası turizmde yavaş yavaş hareketlenmeye başladı. Medya Takip Merkezi’nin sosyal medya takip servisi DigiLup verilerine göre; Türk turizm beldeleri, global çaptaki sosyal medya mecrasında, Türkiye’ye göre yüzde 83 daha az konuşulsa da 14 bini aşkın yorum ve paylaşıma konu olmuş. Listenin başında, 3 binden fazla paylaşıma konu olan Fethiye yer alırken, Türkiye’nin en popüler tatil beldesi Bodrum,

Yazının devamı...

İstanbul yine yeni yeniden

3 Temmuz 2021

Klavyenin başına geçtim ve hiç düşünmeden başlığı yazıverdim. Nereden geldi aklıma şimdi bu başlık diyordum ki, beynim normal işleyişine döndü, gülmeye başladım. Yolda dinlediğim Nilüfer’in albümünden etkilenen bilinçaltımın kısa bir süreliğine de olsa parmaklarımın kontrolünü ele geçirmeyi başarmasının sonucuydu bu haftaki başlık.

Hadi beni yine sev
Beni deli deli sev
Beni yine yeni yeni
Yine yeni yeniden sev

‘Yeniden Sev’ şarkısının nakaratındaki ‘Yine Yeni Yeniden’ cümlesi aynı zamanda sevgili Nilüfer’in 1992 yılında çıkardığı albümünün de adı. Nilüfer, yıllardır severek dinlediğim ve saygı duyduğum sanatçılar arasında. Umarım bir gün beraberce Şehr-i Konstantiniye’yi adımlar, dar ve loş sokak aralarında saklanan eski İstanbul’u ve onun ruhumu kâh şenlendiren kâh hüzünlendiren müziğini konuşuruz.

Yeni bir albüm, duru ve dinlendirici

Albümü hatırlamamın bir diğer nedeni de İstanbul Erkek Lisesi’nden arkadaşım, bir başka değerli müzisyen Hakan Kurşun. Sevgili Hakan da Nilüfer’in bu albümünde, yanılmıyorsam ‘Aman’ şarkısında, basgitar ve elektrogitar çalıyordu. Başarılı bir müzisyen bizim Hakan. EMI Türkiye Genel Müdürlüğü de yaptı, İTÜ ve Bilgi Üniversitelerinde hocalık da... TRT 3’de ‘Havada Müzik Var’ programını tavsiye ederim. Bir yandan da üretmeye devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde, ‘Worte in in meiner Hand’ yani ‘Elimdeki Kelimeler’ isimli sekiz parçalık yeni bir albümü çıktı Hakan’ın. İlk üç şarkının sözleri, ‘Holzkoffer’ ve ‘Die Reise zur Totenmesse’ adlarında iki Almanca şiir kitabı olan babası Kubilay Kurşun’a ait. Dinlemesi kolay, dinlendirici albüme YouTube, Apple ya da Spotify üzerinden ücretsiz ulaşmak mümkün. Bu arada unutmadan Kubilay Amca’nın ‘Holzkoffer’ adlı şiir kitabı, ‘Tahta Bavul’ adı ile Türkiye’de de yayınlanmıştı yıllar önce...

Yazının devamı...

KARAKAPLI DEFTERİME NOT ALDIKLARIM

26 Haziran 2021

Bu hafta oldukça yoğundu. Uzun bir aradan sonra, Fener ve Balat üzerine yapmakta olduğum akademik çalışma için yeniden İstanbul’daydım. Birbirinden kıymetli insanlarla görüştüm, pek çok yeni bilgi edindim. Bittiğinde güzel ve detaylı bir çalışma olacak gibi gözükmekte... Ah bir de bu semtlerle ilgili zengin bir arşive sahip olan Fatih Belediyesi yetkilileri konuyla ilgili bıraktığım mesajlara geri dönüş yapsalar!
Bu hafta aynı zamanda sınav haftası. Bizim üniversitede yıl sonu sınavları başladı ki bütünleme, tek ders sınavları ile temmuz sonuna kadar devam edecek. Bu hafta sonu bir de üniversite sınavları var. Tüm öğrencilerimin ve bugün TYT’ye girecek yaklaşık 2 milyon 600 bin ve yarın AYT’ye katılacak yaklaşık 1 milyon 800 bin genç kardeşimin zihinleri berrak, yolları açık olsun.

Bursa’da maziye nostaljik yolculuk

“Bursa, Hristiyanlığın ilk konsülünün yapıldığı yer, Osmanlı’nın ilk başkenti, ilk külliyelerinin ve hastanenin ev sahibi, şairlere ilham veren, krallara şifa dağıtan, Türkiye’nin dördüncü büyük kenti, sanayinin kalbi, patent başvurusunda üçüncü kısaca geçmişle geleceğin, şark ile garbın, muhafazakârlıkla modernitenin, dinlerle ticaretin buluştuğu yer” diye yazmışız bundan dört yıl önce. Yeniden bir Bursa yazısı zamanı geldi diyordum ki, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin e-postası geldi.
Bizim kuşağın anılarında yaşayan, günümüz gençliğinin hiç tanımadığı geçmişin mahalle kültürünü, bunu yaşamamış olan bugünün kuşaklarına anlatmak ve gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla Bursa Kent Müzesi, Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından bakkalı, berberi, mahalle kahvesi, jetonlu telefon kulübesi, simitçisi, şekercisi, gazozcusu, plakçısı ile 1970 ve 1980 yıllarından kalma bir mahallesine dönüştürülmüş. Dolayısı ile tez vakitte bir Bursa’ya uğramak gerek deyip, temmuz ayı içinde yapılacaklara ekledim.

Labofem

Fem Güçlütürk Boğaziçi’nden sınıf arkadaşım. Çılgın kelimesinin ete kemiğe bürünmüş hali. Lisede de aynıydı, üniversite de. Hâlâ da aynı. En son görüşmemizin üzerinden bayağı bir geçmiş. Fem Muğla’ya ben de Kuşadası’na göçmemiştik henüz diyeyim anlayın. Esasında yolum ne zaman Muğla tarafına düşse bir kahve içimi uğrayayım diyorum da, düşünceyi henüz eyleme çeviremedim. İstanbul’a gelmişken dostlarla da buluştuk. Laf lafı açtı, konu ben yokken İstanbul’daki evde yalnız kalan, sessiz dostlarımız bitkilere geldi. Bizim çiçeklerin bakımı üzerine sohbet ederken, yani hasbelkader öğrendim ki, sevgili Fem 16 Temmuz’dan itibaren ‘Labofem’in Bitki Atölyesi’ ile artık ekranlarda olacakmış. Her hafta yeni bir bitki ve o bitkinin hikayesi olacak dedi dostlar. Dediğim gibi hafta o kadar yoğundu ki, klavyenin başına geçtiğimde sabahın ilk ışıkları çalışma odasına konuk olmaya başlamıştı ve ben hâlâ bu hafta ne yazacağıma karar vermemiştim. Dolayısı ile de detayları almak mümkün olmadı. İlk fırsatta Sevgili Fem’i ziyaret etmek şart oldu deyip, yapılacaklar listesine ekledim hemen.

Yazının devamı...

TARIM TURİZMİ

19 Haziran 2021

Bilinmeyen bir kavram tarım turizmi... Bırakın sokaktaki insanı, turizme yıllarını vermiş meslektaşların dahi büyük bir kısmı bilgi sahibi değil böyle bir turizm şeklinin varlığından. Nasıl bir şeydir bu tarım turizmi, kapsamı, faydaları nelerdir diye araştırırken, yardım, bilgi ve notlarını benimle paylaşan eski dost, İstanbul Erkek Lisesi’nden ağabeyim, Faik Bayramoğlu’ndan geldi.

Tanımı nedir?

“Kelime anlamı olarak tarım; bitki ve hayvan yetiştirme, bitkisel ve hayvansal ürün elde etme, bu ürünlerin nitelik ve niceliklerini iyileştirme, bunları saklama, işleme, değerlendirme ve pazarlama bilimi ve sanatıdır” dedi Faik Ağabey ve arkasından ekledi: “Tarım ve hayvancılık tabiri tamamen yanlış; tarım kavram olarak zaten hayvancılığı da içinde barındırmakta.”

Anavatanı Anadolu

Ülkem öyle zengin ki, anlatınca yabancıları inandırmakta zorluk çekiyoruz. Yaklaşık 12 bin yıl önce, Fırat ve Dicle nehirleri arasında kalan bölgede, insanlık avcı-toplayıcı bir yaşam tarzından, yerleşik hayata, çiftçi-üretici düzene geçtiği ve çiftçiliğin Anadolu’dan batıya yayıldığı, yani Anadolu’nun tarımın ve tarım toplumlarının ana yurdu olduğu bugün kabul gören bir görüş. Hacılar, Çatalhöyük, Can Hasan, Çayönü, Aşıklı, Nevali Çörü, Cafer Höyük ve Hallan Çemi kazıları aklıma bu konuda ilk gelen yerler. MÖ 7-6 yüzyıla tarihlenen Bursa, Aktopraklık Höyük bir başka
önemli nokta, burada bulunanlar arasında tahıl öğütmeye yarayan aletler, taş gereçler var.

Dünya ve Türkiye

Bugün dünyada 55 üründe ilk 10 üretici arasındaymışız. Mesela fındık, kayısı, incir, kiraz, ayva ve haşhaşta dünya birincisi; karpuz, kavun, pırasa, balda ikinci; mercimek, elma, salatalık, yeşil biber, yeşil fasulye, kestane, Antep fıstığı ve çilekte ise üçüncüymüşüz.

Yazının devamı...

FARKLI BİR KAPADOKYA

12 Haziran 2021

Sevgili Barış Atay ve Şebnem Altın, geçtiğimiz günlerde Kapadokya’yı adım adım dolaştılar. Gezerken de aldıkları notları ve çektikleri birbirinden güzel fotoğrafları sağ olsunlar benimle de paylaştılar. Her ikisi de yurdumun iyi rehberleri
arasında... Barış’la dostluğumuz onun Galatasaray benimse İstanbul Erkek Lisesi’nde olduğum 80’lerin ortasına kadar gidiyor. Barış’a, “Ben bunları bir ara toparlar yazarım, haberiniz olsun” deyince, ‘O zaman bize kahve ısmarlaman lazım’ dedi. Tamam dedim anlaştık. Geçtiğimiz hafta yazıyı okuyan okurlar, “Biz de Kapadokya’ya gidelim diyoruz ama farklı bir program bulamıyoruz” deyince, o notları okurla paylaşmanın zamanı geldi deyip, oturdum klavyenin başına... Dolayısı ile aşağıdaki programı sevgili Barış ve Şebnem hazırladı, ben yazdım. Gezmesi size kaldı. Şimdiden iyi eğlenceler...

Gün 1

Keşfe Ürgüp’ün Cemil Köyü’nden başlıyoruz. Köydeki geç dönem kilisesinin fresklerine hayran kalacaksınız. Köyün çok iyi fotoğraf veren panoraması da kesinlikle hoşunuza gidecek. Günün ikinci ziyareti, Keşlik Manastır Kompleksi. Stefanos ve Arkalgelos kiliselerinin freskleri, nadir görülen kimi sahneleri ile muhteşem. Manastırın ayazması, oldukça iyi korunmuş yemekhane-mutfak kompleksi, sığınaklar, tünel geçişleri ise sizi büyüleyecek. Ama burayı özel kılan nedenlerden biri de, aileden kalan mülkü ciddi bir kültürel miras belleyip, aktaran Cabir. Birçok değerli hoca ile freskleri çalışmış olan Cabir mekana renk katıyor, hayat veriyor.
Bir sonraki durağımız Ürgüp Şahinefendi Köyü’nün yakınlarındaki Sobesos Antik Kenti. Ödenek çıkmadığı için kazı çalışmaları duran bu gizemli Roma Kenti Kapadokya’ya ayrı bir renk katmakta. 400 metrekare genişliğinde, tabanı mozaiklerle süslü, toplantı salonu, hamamı ile Kapadokya’da sıra dışı bir ziyaret noktası. Soğanlı Vadisi günün son ziyareti. Tahtalı Kilise, Geyikli Kilise, Karabaş ve yolun sonunda Saklı Kilise’yi gezmeyi unutmayın. Dere kenarı kafedeki hamaklar ise çok cezbedici.

Gün 2

Program, Tatların Beldesi’nde, kuş yuvası gibi kayalıkların yukarısına konumlanmış Yer altı Şehri ile başlıyor. Yer altı Şehri’nin hemen yanındaki kilisenin restore edilmiş freskleri ise kesinlikle etkileyici. Kasabanın ve vadinin görünümü nefesinizi kesecek. Bir sonraki durağımız Gülşehir’deki Karşı Kilise ya da gerçek adı ile Aziz Yahya Kilise’si bölgenin en etkileyici fresklerinden bir kısmına sahip. Sadece 3 km. ileride bulunan Açık Saray Harabeleri, tüf kayalar içine oyulmuş Roma Dönemi kaya mezarları, Kaya Kilise’leri ile önemli bir piskoposluk merkezi. Evler, kiliseler, yeraltı tünelleri ve içinden akan dere, ağaçlar ile 10 km. mesafedeki Çat Kasabası’na yürüyebileceğiniz muazzam bir rota.

Gün 3

Yazının devamı...

KAPADOKYA’DA İKİ ÖNEMLİ ETKİNLİK

6 Haziran 2021

Cuma günü Nevşehir Valiliği’nin davetiyle Nevşehir-Kapadokya Tanıtım Stratejisi Çalıştayı için Kapadokya’daydım. Kapadokya Alan Başkanlığı ve Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Turizm Fakültesi iş birliğiyle üniversitenin kongre ve kültür merkezinde düzenlenen çalıştay, turizm sektörünün yıldızlar geçidi gibiydi.
Açılış konuşmaları sonrası program Muharrem Sarıkaya’nın moderatörlüğünde yapılan ve Kayseri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kurtuluş Karamustafa, TUROB Başkanı Müberra Eresin, TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya, TUREB Başkanı Suat Tural, TÜROFED Başkanı Suriri Çorabatır’ın konuşmacı olduğu panelle başladı. Sonrasında ise Turizm Meslek Birlikleri ve STK temsilcileri, seyahat acenteleri, otelciler, rehberler, turistik ürün mağazaları, ülkemizin birbirinden değerli akademisyenlerinin moderatörlüğünde, Kapadokya’ya turist gönderen her ülke için ayrı ayrı tanıtım ve tutundurma stratejilerini belirmek adına farklı salonlarda fikir ve tecrübelerini paylaştı. Özetle uzun zamandır katıldığım en verimli çalışmalardan biriydi.
Tüm katılanlar adına bizleri davet eden Sayın Nevşehir Valisi İnci Sezer Becel’e ve bu çalışmanın akademik altyapısını hazırlayan Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekanı Sayın Prof. Dr. Şule Aydın ve emeği geçen tüm hocalarımıza bir kez daha kucak dolusu teşekkürler.

Uluslararası Turizm Filmleri Festivali

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkıları, Nevşehir Valiliği ve Nevşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde bu yıl Paşabağ’da gerçekleştirilen 6. Uluslararası Turizm Filmleri Festivali ödül töreninin de aynı gün olduğunu öğrenince, ona da bir uğrayalım dedik.
Daha önce dört kez İstanbul’da, geçtiğimiz yıl ve bu yıl ise Kapadokya’da gerçekleştirilen festivale,

Yazının devamı...