SKORER
PEMBENAR
CADDE
YAZARLAR
You are already subscribed to notifications.

ŞEHR-İ ISTANBUL’UN MİSAFİRLERİ ve SORUNLARI

.

ABONE OL
Milliyet Haber

24 Kasım’da bu yılın son kruvaziyer gemisinin ardından, “Şehr-i İstanbul yıllar sonra gelen misafirlerini olması gerektiği gibi ağırlayabildi mi?” diye sormuş ve gemi yolcuları, rehberler, turizm şoförleri, Kapalıçarşı esnafı ve turizmcilerle yaptığım sohbetlerde anlatılan sorunların bir kısmını aktarmıştım. Bu hafta kaldığımız yerden sorunları özetlemeye devam edelim.

En büyük sorun taksiler

İstanbul’da yaklaşık 18 bin taksi ve 52 bin taksi şoförü var. Mesleğini layığı ile yapanlar çoğunlukta olsa da İstanbul’a gelen yabancı misafirlerin şikâyet ettiği konuların başında taksiler ve talep edilen fahiş ücretler gelmekte. Özellikle Sultanahmet bölgesinde taksi bulmak ciddi bir sorun. Bu bölgeden taksiye binebilen yabancı misafirlerin en büyük şikâyeti ise taksimetre açılmaması ve kendilerinden istenen astronomik ücretler. Sultanahmet’ten limana gitmek için kimi taksicilerin 100 dolar ve üstü para istediği aktarıldı konuştuğum misafirler tarafından.

Çözüm basit esasında. Sultanahmet’te merkezi bir noktada oluşturulacak ve giriş çıkışların ilgili kolluk güçlerince kayda alındığı kontrollü bir taksi durağı ve burada yabancı misafirlerce en çok gidilen Galataport, Taksim, havalimanı gibi yerlere ödenecek tutarların ilan edilmesi. Böylece taksilerin yolcu seçmesinin önüne geçilir, misafir yaklaşık ne ödeyeceği konusunda önceden bilgi sahibi olur, duraktan iş alan taksiler ve gittikleri yerler kayıt altında olacağından şikayetleri çözmek ve çürük elmaları ayıklamak da kolaylaşır.

Kapalıçarşı ve Nuruosmaniye

Kapalıçarşı, İstanbul’un dünyaca ünlü bu alışveriş mekânı şikayetlerin yoğunlaştığı bir diğer nokta. Binlerce dükkânın yer aldığı, on binlerce kişinin ekmek kapısı, dünyanın ilk kapalı alışveriş merkezi, bazı kendini bilmezlerin yabancı televizyon kanallarına dahi konu olan sahtekarlıkları yüzünden kan kaybetmekte. Yabancı misafirlerin çoğunluğu ürünlerin kalitesizliğinden ve fiyat konusunda kandırıldıklarından şikâyet etmekte. İstanbullular’ın bile, artık kalitesiz ve taklit ürünlerin tezgâhları işgali ve fahiş fiyatlar nedeniyle Kapalıçarşı’ya uğramaz olduğu düşünülünce, misafirler hak vermemek elde değil. Kısaca az sayıdaki kendini bilmez, çoğunluğun rızkına mâni olmakta.

Özelikle kruvaziyer misafirlerinden gelen bir şikayet ise, Kapalıçarşı’ya varamamak!

Malum kruvaziyer misafirlerinin zamanı oldukça kısıtlı ve yaş ortalamaları ise hayli yüksek. Yüksek gelir grubu bu misafirler şehirde geçirdikleri birkaç saat içinde tarihi yerleri gezmenin yanı sıra alışveriş de yapmak istemekteler. Eskiden günün sonunda tüm misafirler Kapalıçarşı’ya en yakın iki noktadan birine, ya adı turistik ürünler satan ünlü mağazalar ile anılan Nuruosmaniye Caddesi başına ya da Beyazıt’a kadar otobüsler ile getirilir ve alışveriş için zaman verilirdi.

Ancak artık turist otobüslerinin bu noktalara girişi yasak. Sultanahmet’teki son ziyaret sonrası yaklaşık 1 km. yürüyerek çarşıya varmak ve sonrasında otobüsle buluşmak için yine aynı yolu geri yürümek anlamına geliyor. Yaşları ve bir kısmının yürüme zorluğu göz önüne alındığında bu zaman zaman gidiş geliş 50 dakikayı bulan hatta aşan, bir kısım misafir için ise eziyet verici bir yürüyüş demek.

Doğal olarak pek çoğu bu yüzden Kapalıçarşı’ya yürümek istemiyor, yürüyenler ise gidiş ve gelişte yolda kaybedilen zaman nedeni ile eskiden programlarda bir saat ve üzeri zaman ayrılan Kapalıçarşı’ya sadece kapısından bir bakıp dönmek zorunda kalıyorlar.

Ciddi döviz kaybı

Zaten farklı nedenler dolayısı ile son yıllarda ciddi şekilde azalan yabancı misafir sayısına bir de bu ve benzeri sorunlar eklenince, eskiden pek çok halı, kuyumcu ve deri mağazasının yer aldığı, özellikle halı dendiğinde adı dünyaca bilinen, Nuruosmaniye Caddesi’nde bugün sadece birkaç cesur mağaza kalmış durumda. Sonuç ülkemiz açısından ciddi bir döviz kaybı.

Cağaloğlu’nda turist araçları için oluşturulacak bir indi/bindi noktası, hem yorgun misafirlerin otobüsleri buluşmak için bir kez daha uzun bir yürüyüş yapmamalarını, hem de alışveriş için daha çok zaman kalmasını sağlar ki bu da hem bölge esnafına hem de ülke ekonomisine katkı demek.

Misafirler ve ilgili taraflarca dile getirilen sorunların devamı ve resmi makamların bu konulardaki çalışmaları ilerleyen günlerde yine bu satırlarda olacak deyip, bugünkü yazımızı da noktalayalım.

Yazarın Diğer Yazıları

  1. Kruvaziyer yolcusuna İstanbul bir eziyet!
  2. Rehberlerimize sahip çıkma zamanı!
  3. Bir altıncı yüzyıl İstanbul romanı
  4. Bir yemek, bir kitap
  5. Gıda atıklarıyla mücadele
  6. Kadınlar...
  7. Isparta yollarında...
  8. Biraz kültür, biraz sanat
  9. KÜLTÜR, TARİH, SANAT VE FATİH
  10. Fatih, şehr-i İstanbul'un kalbi