SKORER
PEMBENAR
CADDE
YAZARLAR
You are already subscribed to notifications.

New York usulü İtalyan mutfağı: Sorisso

.

ABONE OL
Milliyet Haber

İstanbul Boğazı’nın Rumeli Yakası’nın yeni gözdesi Kuruçeşme’de ulu çınar ağaçlarının altındaki terası, geniş ferah ve insanı dinlendiren salonu ve de değerli deneyimli şef, danışman Tolga Atalay’ın dizaynı ortaya hakikaten kıymetli bir yapıt çıkarmış: Sorisso. Buradaki üç ana unsur da başarılı mekan, yemek ve müzik, bunun yanında profesyonel, tecrübeli, misafir profilini tanıyan personel ve de geniş otopark ilavesi de cabası...
Daha içeri girer girmez sanki evinize, müdavimi olduğumuz bir mekana giriyormuşçasına rahat ediyorsunuz. Benim gittiğim gün açılışının ilk haftasıydı ve bunun izleri zaman zaman göze çarpıyordu. Eminim ki tekrar ziyaret ettiğimde çok farklı bir düşüncede olacağım. Burada hemen bir noktanın altını çizeyim; Tolga
Atalay gibi deneyimli bir danışman ile çalışmaları çok önemli...

İddialı bir mutfak

Son derece iddialı bir mutfak seçilmiş. Bu kültürün en ince detaylarına kadar inilmiş. Örneğin pizzalar ince, hafif kenarlı ve ekşi maya ile hazırlanmış. Tüm nitelikleriyle şef Raif Ertan’ın ekibinden çıkıyor. Bunu Amerikanvari ölçeklerde (yarım, tam, 2-3 kişilik) masaya servis edilmesinden, tadından ve duruşundan da anlıyorsunuz. Menüde ayrıca paillard di vitello (dana külbastı) veya ossobucco (dana incik) gibi klasik lezzetler de unutulmamış. Sevenleri için geniş bir mozzarella ve carpaccio çeşitleri de mevcut. Bu arada risottoları da unutmamamız lazım, menüye birçok farklı risotto da eklenmiş.

Şık ve hafif tatlılar

Tatlılara gelince, İtalyan restoranlarında genellikle ilk tercih ya tiramisudan ya da panna cotta’dan yana kullanılır. Ben de ilk olarak tiramisuyu tercih ettim. Şık bir çanak içerisinde geldi ve tabaklara konarken o kadar hafifti ki, kaşığı içine bıraktığınızda kendi ağırlığıyla aşağı kadar indi. Bunun yanında incirli connoli ve cheesecake de menüde mevcut.
Sonunda kahveli, karamelli ve saf sütlü Tolga’nın spesiyali olan affogato geldi ve ziyafet sona erdi. Barı, sohbet köşeleri, yemek salonları, bahçesi ile tam bir keyif mekanı, bana gençliğimin ünlü bir mekanını hatırlattı. Temennim buranın da müzikhol olmaması ve bu şekli ile kalmaya devam etmesi.

 

40 YIL HATIRLI LEZZETLER

Tarihte ilk kez kahvenin kavrulduğu fırının bulunduğu, Eminönü’nde yer alan, o dönemde Tahmis adı ile anılan Beta Yeni Han, A’la Kahve Evi’nde kahve tutkununlarını ağırlıyor. İstanbul’da kahvenin ilk işlendiği, depolandığı, kavrulduğu, öğütüldüğü ve satıldığı şık ve otantik mekanda, Geleneksel Türk kahvelerinin yanı sıra 30 farklı ülkenin kahve çekirdeklerinden hazırlanan imza lezzetleri bulabilirsiniz.
Burada dikkatimi çeken, bakır cezvenin sıcak kumda ısıtılmasıyla hazırlanan kumda Türk Kahvesi, farklı aromalarla birleştirilen kahveler ile kakule, damla sakızı, melengiç, keçiboynuzu, salep ve kremadan oluşan kervansaray kahvesi oldu.
Son olarak, bu lezzetin tarihine, kültürümüzdeki yerine ve ilk kez Mihrimah Sultan tarafından keşfedilen sarayın meşhur sütlü Türk kahvesinin ilginç hikayesine de tanıklık edebilirsiniz.

Bugünlerde koronavirüste vaka sayısı tehlikeli boyutlara yeniden geldi; aşı, aşı, aşı!

Yazarın Diğer Yazıları

  1. Geleneksel ve leziz: Ali Ocakbaşı
  2. Galataport'un Kirpi'si
  3. 'İhracatta hedefimiz büyük'
  4. Diyarbakır lezzetlerinin İstanbul durağı: Fırın-ci
  5. Hilton Kozyatağı'nın başarı öyküsü
  6. İtalyan mutfağının kalbi: Terrazza Italia
  7. WINETOLIA GÜNLERİ
  8. Akaretler'in Meksikalısı: W Istanbul
  9. Sanat ve lezzeti buluşturan mekan: Siete Cafe&Art Studio
  10. Fişekhane'nin yenisi: Ferida