“ÖNCE ALLAH’A SONRA GÜL OĞUZ’A EMANET”

Filmde, insanın içine işleyen bakışlarıyla, mahzun yüzlü Kürt çocuğu Tahsin’i oynayan Hakan Arkal, Mardin’de yaşıyor. Cast için Mardin’e giden ve çocuklarla çekim yapan Çağan Irmak Hakan’ı görür görmez “Budur” demiş

‘Dedemin İnsanları’ gösterime girdiği ilk hafta sonundan gündeme oturdu, her mecrada yazılır, çizilir, konuşulur oldu. Hikayesinin sıcaklığıyla, anlatım dilinin yetkinliğiyle, en çok da oyuncularıyla. Diyaloglar aşağı yukarı şöyle gelişiyor: “Herkes ne kadar iyiydi değil mi?” “Çetin Tekindor muhteşemdi” “Ya o çocuklar?”
O çocuklar, filmin isimsiz iki yıldızı. Hakikaten hikayenin yükünü en çok sırtlayanlardan ve onlar bu kadar iyi olmasalar bu film bu film olamazdı. Geçen gün de değindim, çocukların çocuktan ziyade birer küçük ucubeye benzediği filmlerle büyümüş biri olarak diyorum ki, çok şükür artık oynayabilen çocuklarımız, ya da ‘oynatabilen’ yönetmenlerimiz var. Bence bu konuda Çağan Irmak bir numara. Belli ki çocuk oyuncularıyla çok iyi bir iletişim kuruyor ve onlardan maksimum verim almayı beceriyor.

Hakan Mardin’den bulunmuş
‘Dedemin İnsanları’nda ‘gavur’ çocuklarının kafasını taşla yaran, farklı olan hiç kimseye tahammülü olmayan bir ‘kötü tohum’dan dünyayı kavramaya başlayan olgun bir çocuğa dönüşümünü izlediğimiz Ozan’ı oynayan Durukan Çelikkaya mesela, hiçbir sahnede aksamıyor. Bir de insanın içine işleyen bakışlarıyla, mahzun yüzlü Kürt çocuğumuz var, Tahsin. Bu kadar mı doğal, bu kadar mı incelikli oynanır...
Birkaç dizide de rol alan Durukan’ı zaten biraz tanıyoruz. Peki Tahsin’i oynayan Hakan Arkal kimdir? Nereden çıkıp katılmıştır Çağan Irmak’ın ‘dedesinin insanları’na?
Yapım ekibinden sorduk soruşturduk, Tahsin’i bulmak için epey uğraştıklarını öğrendik. Önce cast ajansının bulduğu çocuklarla deneme çekimleri yapılmış, aranan yüz bulunamayınca doğuya gitmeye karar vermişler. Most Production’ın 2008 yılında ‘Sıla’ dizisi zamanında Mardin’in Nusaybin ilçesinde yaptırdığı Sıla İlköğretim Okulu’nun müdürüne başvurmuşlar. Cast görevlileri bölgeye gidip isteyen çocuklarla çekimler yapmış. Ve Çağan Irmak Hakan’ı görür görmez “Budur” demiş.

İlk kez denizi görmüşler
Küçük oyuncumuz 10 yaşında, Nusaybin’in Ocaklı köyünde yaşıyor, Sıla İlköğretim Okulu dördüncü sınıf öğrencisi. Annesi Suriyeli Kürt, Türkçe bilmiyor, babası tır şoförü. Yönetmen onu görüp beğenince, babası yanına 14 yaşındaki ablasını verip göndermiş oğlunu İstanbul’a. “Önce Allah’a, sonra Gül Oğuz’a emanet ederek”. Çünkü Gül Oğuz Sıla nedeniyle bir kahraman oralarda.
Ve küçük Hakan’la ablası, ilk kez uçağa binip İstanbul’a gelmişler. Arnavutköy sahilinden ilk kez denizi görmüşler. İstanbul Boğazı’nı. Ve provalar başlamış. Yönetmenle, ekiple, Durukan’la çok iyi arkadaş olmuş Hakan. Milas’ta çekimler başladığında hiç zorlanmadan kalkmış rolünün altından. Çalışmadıkları günlerde Çağan abileri onları su parklarına, plajlara götürmüş.
Galada Çağan Irmak’ın elini tutmuş gülümserken gördük Hakan’ı. Sonra yine uçtu, annesiyle kardeşlerinin kendisini beklediği Nusaybin’e. Yönetmen ve yapım ekibi, onunla iletişimi hiç koparmıyor, sık sık telefonla konuşuyorlarmış. Hakan da Durukan Çelikkaya gibi büyüyünce Çetin Tekindor olmak isteyecek mi bilmiyoruz, ama onun için şimdiden bir şeyler değişti, bu kesin.

Gala 1000 çocuk okuttu

Most Production-Ay Yapım ortak yapımı ‘Dedemin İnsanları’nın İstanbul galası, Türk Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) yararına yapıldı. Most Production daha önce de Yavuz Turgul’un ‘Gönül Yarası’ ve yine Çağan Irmak’ın ‘Prensesin Uykusu’ filmlerinin galalarıyla TEGV’e destek olmuştu. Sırf ‘Dedemin İnsanları’yla 1000 çocuğa eğitim olanağı sunuldu. Filmin İzmir galasıysa Ege Çağdaş Eğitim Vakfı (AÇEV) yararına yapıldı, bu sayede de Kardelen adlı bir eğitim aracı yola çıkıp birçok çocuğa ulaşacak.