‘ESKİ BAYRAMLARI ÇOK ÖZLEDİK!’

Bu bayram, önümüzdeki günlerde daha iyi nefes alabilmek adına geleneklerimizden uzakta olmamız gereken bir döneme denk geldi. Cemiyet hayatının ünlü isimlerine “Bu sürecin size yansımaları nasıl?” ve “Eski bayramlarda en çok neyi özlediniz?” diye sorduk. İşte yanıtları...

Hasan İnsel: “Bayram deyince, düşüncemde aniden çok gerilere, çocukluğuma gidiyorum. Topağacı’nın aşağılarında, şimdiki Abbasağa Parkı’nda kurulan panayır yerine, oradan İsmail Amca’ma ve bana her bayramda zarf içinde verdiği ve bütün çocuk ekonomimi yukarılara çeken 500 TL’ye, bütün itirazlarıma rağmen mecburen giydiğim bayramlıklara gidiyorum. O zamanlar bir an önce bitsin diye dua ettiğim, şimdi ise bitmesin daha da uzasın diye dua edeceğim aile yemeklerini benden aldı korona. Yine de bunlar geçecek ve eski bayramlarımıza kavuşacağız. Bayramı bayram gibi kutlamayı ve en önemlisi insanları özledim.”

Pervin Ersoy: “Eski hayatımızın değerini, özgürlüğün, seyahat etmenin, sevdiklerinize sarılmanın, samimi ortamların ne kadar keyifli olduğunu anladık bu dönemde. Ve çok özledik kalabalık ortamları. Ama görünen o ki uzunca bir süre daha maske ve mesafeler hayatımızda olacak... Bayram aslında benim için sadece çocukluğumu ifade ediyor. Uzun zamandır yoğun şehir hayatında eski gelenek ve göreneklerin kalmadığını düşünüyorum. Çekirdek ailede kutlanıyor bayramlar ve tadı tuzu da yok maalesef. Bayram tatili diye bir olgu var artık... Şu günler geçince sevdiklerime bol bol sarılıp, onları daha çok dışarıda yemeklere götüreceğim. Gittiğimiz restoranları ve keyifli sohbetlerimizi çok özledim.”

Ebru Sanver: “Benim için bayramın anlamı seyahate gidilen günler değil. Ben bayram heyecanını bu yaşımda bile duyuyor ve tabii ki eskisi gibi olamamasına rağmen az da olsa güzel geleneklerimizi uygulamaya çalışıyorum. Mutlaka aile kabristanlarını ziyaret etmek, öğle yemeğinde birlikte olmak, torunlarımıza bayramı hissettirmek ve akraba-dost ziyaretlerini yapmak. Ne kadar anlamlı ve ne kadar güzel geleneklerimiz var. Keşke hiç kaybolmasalar.”

Prof. Dr. Zehra Neşe Kavak: “Türkiyemiz ve dünya zor bir dönemden geçiyor. Bayramlar her zaman milletçe tek vücut olduğumuz, tüm ailelerin bir araya geldiği keyifli buluşma günleri. Tabii her dönemin kendine has alışkanlıkları oluyor. Pandemi sürecinden bu yana eski günlerdeki gibi bayramı yaşamak ne yazık ki mümkün olamıyor. Temennim bir an önce bu süreci en az hasarla bitirip, sevdiklerimizle birlikte olacağımız, el ele vereceğimiz günleri yaşamak.”

Sarp Evliyagil: “Pandemi nedeniyle maalesef sosyal ortamlardan, aile büyüklerimizden uzak kaldık. Çekirdek ailemizle daha fazla vakit geçiriyoruz. Bu bayram eski bayramlara nazaran sönük geçse de ailece olmak huzurlu... Eşinle, çocuğunla beraber vakit geçirmek galiba bu pandeminin en pozitif tarafı oldu. Bu süreç bittiğinde eskisi gibi eşimizle dostumuzla keyif yapabileceğimiz ortamlarda olmayı arzu ediyorum, tabii ki büyüklerimizi ziyaretin ardından.”

‘ESKİ BAYRAMLARI  ÇOK ÖZLEDİK’

Jülide Önengüt: “Bu süreçte, pandemiden önce ne kadar sosyal bir hayatımız olduğunu ve aslında bu kadar sevdiğimiz yakınlarımızla kısıtlı zaman içinde beraber olabildiğimizi hissettim. Benim için artık sağlıkla geçen her gün bayram... Yaşadığım ve sevdiklerimle beraber nefes alabildiğim; her saniye için şükrediyorum. Şu günler geçince de insanların sevdiği, değer verdiği, yakınlarından kopmamasını ve onlarla mutlu olabilecekleri paylaşımlara zaman ayırmalarını diliyorum.”

Dilek Türker: “Bütün alışkanlıklarımız gibi bayram ritüellerimiz de değişti, aslında ikinci defa değişti diyebilirim. Küçüklüğümüzde bayram demek büyüklere ziyaret, el öpme, bayram tebrikleri ve harçlık toplama gibi ritüellerden oluşurdu. Sonra seyahatlere çıkılıp, bayram tebrikleri SMS’lere dönüştü. Şimdi de herkes kendi evinde, ailesiyle bir bayram geçirmek durumunda... Bu da bu zamanın hikmeti diyelim. Umarım dünya üzerinde herkes kendi sorumluluğunu idrak eder de gezegenimiz kurtulur. Sağlıkla geçireceğimiz nice bayramlar diliyorum.”

Serap Sarı: “Bu bayramı da maalesef ki aile büyüklerimizden, sevdiklerimizden ve dostlarımızdan uzak kutlayacak olsak da tek temennimiz, umarım bu son ayrı kalışlarımız olur. Kovid-19 sebebiyle yaşadığımız bu kapanma günleri bitince en çok arzuladığımız şey, sevdiklerimize sarılabilmek, yan yana sohbet edebilmek ve tekrar eskisi gibi ruhumuzu besleyecek seyahatlere çıkabilmek. Dünyanın ve ülkemizin ekolojik-ekonomik olarak iyileştiği bir gelecek diliyorum.”

Nejdet Ayaydın: “Yaklaşık bir yıldır maalesef pandemiyle yatıyor, pandemiyle kalkıyoruz. Bu hastalığa yakalanmamak için herkes gibi ben ve ailem de kendimizi izole ettik. Ancak 21 Mart tarihinde hastalığa yakalandık ve şükür atlattık. İki bayram oldu, annemin elini öpmeye gidemedim, tüm sevdiklerime sarılamadım ancak telefonla bayramlaşabildik. Maalesef bu sefer de öyle olacak. Eski bayramları yaşamak için lütfen herkes devletimizin açıkladığı kurallara uysun! Kovid-19 ne zaman biterse işte o zaman tüm bayramlar bizim olacaktır.”

Hanzade Özbaş Sultan: “Sevdiklerim, ülkem, tüm dünya için endişe etmekten çok yoruldum. Bir an önce herkesin aşılandığı sağlıklı günlerin geri gelmesini istiyorum. Önce sağlık, hemen yanında bereket ve doyasıya yaşanabilen sevgi, saygı, şefkat diliyorum. Mutlu bayramlar!”

Nuri Develi: “Sosyal olarak mesafeli olsak da sevdiklerimizle gönülden daha çok birbirimize bağlandığımız bir dönemden geçiyoruz. Bayram birliktelik demektir. Dilerim bundan sonraki süreçte de gönül bağımızın daha güçlendiği ve sosyal mesafeden uzak sevdiklerimizle yan yana olacağımız günler gelir.”

Zeynep Kartal: “Çocukluk yıllarımda yaşadığım bayramların coşkusu bir başkaydı. Annemin şeker koyduğu el emeği kolalı mendillerinin kokusunu hâlâ hatırlarım. Bayramlığımı giymek için heyecanlandığım anları anımsıyorum. Geleneklerine bağlı bir aile olarak hâlâ bayram kahvaltılarımızı, ziyaretlerimizi, hediyelerimizi atlamadan bayram ritüellerimizin büyük bir kısmını sürdürüyoruz. Uzun yıllardır yurt dışında yaşadığım için bayramların anlamı benim için çok özel ve değerli... Bu süreçte tüm dünyaya öncelikle sağlık diliyor, umutla sevdiklerime sarılmayı bekliyorum.”