İzliyoruz. Daha çok kişiye ulaşmak için, sözüm ona farkındalık yaratmak için neler neler yapılıyor...

Eskiden Ayşegül serileri vardı. Ayşegül okulda, Ayşegül piknikte, Ayşegül tatilde... Şimdi Elif Seda Sayan’da, Elif İstanbul Modern’de, Elif Hello!’da, Elif Dipnot TV’de... Herkese hitap edebilmek için her telden çalıyor. En azından emek verdiği kitabının tanıtımı için yapıyor bunu. Onaylarsınız onaylamazsınız önemli değil, ama kabul etmeli, ortada ciddi bir çalışma var. Düğmesine basılmış gibi oradan oraya koşturmasına saygı duyuyorum. Herkes yapamaz.

Bu ziyaretle övünülür mü?
Bir de düğmesine basılmış gibi her yerde olan ama tam olarak ne yaptığı belli olmayan biri var son günlerde hayatımızda, Nihat. Nihat Survivor’da, Nihat iftarda, Nihat şimdi de Somali’de... Amaç aynı, daha çok kişiye ulaşmak.
Somali’ye giden ünlüler arasına sonradan Ajda Pekkan, Sertab Erener-Demir Demirkan ve Muazzez Ersoy da katılmış. Hatta Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış, “Bu ziyaret ülkemizin küresel duyarlılığını tüm dünyaya gösterecek. Büyük ülkenin ve asil milletin güçlü devletinin duruş farkı budur” diye tweet’ledi bile.
Hepsinin iyi niyetli olduğuna eminim, ama bu ziyaretle bu kadar övünecek bir şey yok. Başbakan ve ekibinin dışında kimsenin Somali’ye gitmesinin Somalililer’e yararı yok. Başbakan’ın durumu tabii ki farklı. 20 yıldır hiçbir devlet başkanı Somali’yi ziyaret etmemiş. O yüzden bu Somali için önemli.

Vicdanını rahatlat, fotoğraf ver!
Peki Nihat Doğan’ın ya da Ajda Pekkan’ın Somali’de ne işi var? Keşke bu geziye katılmak yerine Somali için yapılan yardım kampanyalarını destekleyerek, Somali yararına ücretsiz konserler vererek yetinselerdi.
Onlara sorsanız, amaçları belli, farkındalık yaratıyorlar. Ama ne yazık ki Somali’ye giderek aslında Somalililer için bir şey yapmış olmuyorlar. Sadece kendi vicdanlarını rahatlatıyorlar ve de olay yerinde fotoğraf veriyorlar.

Bir kerede Angelina Jolie olunmuyor
Nasıl mı bu kadar eminim? Çünkü bundan 5 ay önce benzer bir iyi niyetle UNICEF’in aşı kampanyası için Doğu Timor’a gittim. Doğu Timor dünyanın en fakir ülkelerinden biri, hatta durumu Etiyopya’dan bile daha kötü. 20 saat uçuyorsunuz, Avustralya’ya yakın, Endonezya’nın dibindeki bu adaya ulaşmak için.
UNICEF ekibiyle birlikte gezerken kendinizi Angelina Jolie gibi hissediyorsunuz başta. Sonra bu çağda bunların yaşandığını görünce durum değişiyor. Aynı Güney Afrika’daki turistlere fakirlerin evlerini gezdirmeleri gibi saçma geliyor yaptığınız. Kendinizden utanıyorsunuz. Buraya kadar gelip de sanki hayvanat bahçesinde gezen turistler gibi o içler acısı hayatların içinde gezip hiçbir şey yapamamaktan kendinizi çok kötü hissediyorsunuz. Çünkü 2-3 günlük gezinizle onlara hiçbir şey vermiyorsunuz aslında. Tam tersine sadece sizin yol, konaklama, koruma ve yiyecek-içecek masrafınızla bile burada kaç kişinin aslında kaç gün karnı doyabilir, bunu görüyorsunuz. Düşündükçe geldiğinize bin pişman oluyorsunuz. Geriye sadece fotoğraflar kalıyor.
İşte bu yüzden bir kare fotoğraf uğruna o kadar masraf yapılacağına keşke bu ünlüler kafilesi başka bir şeyler yapsa diyorum.

Eskiden Ayşegül serileri vardı. Ayşegül okulda, Ayşegül piknikte, Ayşegül tatilde... Şimdi Elif Seda Sayan’da, Elif İstanbul Modern’de, Elif Hello!’da, Elif Dipnot TV’de... Herkese hitap edebilmek için her telden çalıyor. En azından emek verdiği kitabının tanıtımı için yapıyor bunu. Onaylarsınız onaylamazsınız önemli değil, ama kabul etmeli, ortada ciddi bir çalışma var. Düğmesine basılmış gibi oradan oraya koşturmasına saygı duyuyorum. Herkes yapamaz.

Ajda ve Nihat Somali’de

Bu ziyaretle övünülür mü?
Bir de düğmesine basılmış gibi her yerde olan ama tam olarak ne yaptığı belli olmayan biri var son günlerde hayatımızda, Nihat. Nihat Survivor’da, Nihat iftarda, Nihat şimdi de Somali’de... Amaç aynı, daha çok kişiye ulaşmak.
Somali’ye giden ünlüler arasına sonradan Ajda Pekkan, Sertab Erener-Demir Demirkan ve Muazzez Ersoy da katılmış. Hatta Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış, “Bu ziyaret ülkemizin küresel duyarlılığını tüm dünyaya gösterecek. Büyük ülkenin ve asil milletin güçlü devletinin duruş farkı budur” diye tweet’ledi bile.
Hepsinin iyi niyetli olduğuna eminim, ama bu ziyaretle bu kadar övünecek bir şey yok. Başbakan ve ekibinin dışında kimsenin Somali’ye gitmesinin Somalililer’e yararı yok. Başbakan’ın durumu tabii ki farklı. 20 yıldır hiçbir devlet başkanı Somali’yi ziyaret etmemiş. O yüzden bu Somali için önemli.

Ajda ve Nihat Somali’de

Vicdanını rahatlat, fotoğraf ver!
Peki Nihat Doğan’ın ya da Ajda Pekkan’ın Somali’de ne işi var? Keşke bu geziye katılmak yerine Somali için yapılan yardım kampanyalarını destekleyerek, Somali yararına ücretsiz konserler vererek yetinselerdi.
Onlara sorsanız, amaçları belli, farkındalık yaratıyorlar. Ama ne yazık ki Somali’ye giderek aslında Somalililer için bir şey yapmış olmuyorlar. Sadece kendi vicdanlarını rahatlatıyorlar ve de olay yerinde fotoğraf veriyorlar.

Bir kerede Angelina Jolie olunmuyor
Nasıl mı bu kadar eminim? Çünkü bundan 5 ay önce benzer bir iyi niyetle UNICEF’in aşı kampanyası için Doğu Timor’a gittim. Doğu Timor dünyanın en fakir ülkelerinden biri, hatta durumu Etiyopya’dan bile daha kötü. 20 saat uçuyorsunuz, Avustralya’ya yakın, Endonezya’nın dibindeki bu adaya ulaşmak için.
UNICEF ekibiyle birlikte gezerken kendinizi Angelina Jolie gibi hissediyorsunuz başta. Sonra bu çağda bunların yaşandığını görünce durum değişiyor. Aynı Güney Afrika’daki turistlere fakirlerin evlerini gezdirmeleri gibi saçma geliyor yaptığınız. Kendinizden utanıyorsunuz. Buraya kadar gelip de sanki hayvanat bahçesinde gezen turistler gibi o içler acısı hayatların içinde gezip hiçbir şey yapamamaktan kendinizi çok kötü hissediyorsunuz. Çünkü 2-3 günlük gezinizle onlara hiçbir şey vermiyorsunuz aslında. Tam tersine sadece sizin yol, konaklama, koruma ve yiyecek-içecek masrafınızla bile burada kaç kişinin aslında kaç gün karnı doyabilir, bunu görüyorsunuz. Düşündükçe geldiğinize bin pişman oluyorsunuz. Geriye sadece fotoğraflar kalıyor.
İşte bu yüzden bir kare fotoğraf uğruna o kadar masraf yapılacağına keşke bu ünlüler kafilesi başka bir şeyler yapsa diyorum.