Geçtiğimiz hafta Turizm ve Restoran Yatırımcıları ve İşletmecileri Derneği (TURYİD) Başkanı Kaya Demirer, Instagram’da Levent Erden’e konuk oldu ve yeme-içme sektöründe bizi nelerin beklediğini konuştular. “Artık barlarda bile yan yana ayakta durulamayacak fiziki mesafe nedeniyle” dedi Kaya Demirer.

İşte o sırada sevdiğimiz küçük ve samimi mekanların yaratıcısı Umut Evirgen ‘Ben yandım’ diye gülen suratlı bir yorum yazdı.
Mehmet Yaşin’den Rıza Büyükuğur’a sektörün duayenleri de yorumlarıyla katıldı canlı yayına... Herkes merakta, çünkü önümüzde büyük bir belirsizlik var.

Bu konuşmayı izlerken, artık nasıl mekanlara giderim diye düşünmeden edemedim. Evet, açıkhava mekanlar kesinlikle kazanacak. Teraslar, bahçeler tercih edilecek.

Peki ama hayat normalleşmeye başlayınca paket servis yapanlar dışında kimler kazanacak? Öncelikle zincir olmayan, sahibinin, işletmecisinin işin 7-24 başında olduğu mekanlar kazanacak.

Sadece işletmeciler de değil; servis elemanları da çok önemli, alışık olduğunuz yerde tanıdığınız bildiğiniz kişilere güvenebileceksiniz önce... İşte o yüzden ekibine en çok sahip çıkan mekanlar kazanacak.

Tabii bu durumda TURYİD’in temassız ödeme uygulamasıyla servis ücretini de kredi kartlarından almaya yönelik çalışmasıyla zaten çok zor günler geçiren servis görevlilerini daha da zor durumda bırakmamanın bir formülü bulunması gerekiyor.

Çevrim içi film festivali

Hayatımızı güzelleştiren şeylerden biri, İKSV’nin düzenlediği İstanbul Film Festivali... Bu yıl 39’uncu yılında pandemi nedeniyle iptal edilmişti.
Şimdiyse festivalden sevindirici haber geldi; gelecek yabancı filmlerden 15’inin Türkiye prömiyeri çevrim içi yapılacak, bu 15 projeyi internet üzerinden evlerimizde izleyebileceğiz.

Peki ama hangi filmler?

Burhan Qurbani’nin ‘Berlin Alexanderplatz’,
Amjad Abu Alala’nın ‘20 Yaşında Öleceksin’,
Ivan Ostrochovskı’nin ‘Hizmetkarlar’,
Fabienne Berthaud’ın ‘Daha Büyük Bir Dünya’,
Igort’un ‘5 Kusursuz Sayıdır’,
İlker Çatak’ın ‘Söz Senettir’,
Franco Loli’nin ‘Davacı’,
Jia Zhang-ke’nin ‘Deniz Mavileşene Dek Yüzmek’,
Stephanie Chuat ve Veronique Reymond’un ‘Kız Kardeşim’,
Andreas Horvarth’ın ‘Lilian’,
Milcho Manchevski’nin ‘Söğüt’,
Qualid Mouaness’in ‘1982’,
Janna Ji Wonders’ın ‘Walchensee Forever’,
Pietro Marcello’nun ‘Martin Eden’,
Sebastien Lifshitz’in ‘Küçük Kız’ adlı eserleri...

Dün itibarıyla her gün bir film gösterime girmeye başladı, festival 29 Mayıs’a kadar devam edecek. Her projeyi, beş gün içinde, telif hakları nedeniyle İstanbul’da izlemeniz lazım.

Başlattığınıza ara verirseniz de, bitirmek için 30 saatiniz var. Biletleri 9 TL, 15’ine birden kombine biletse 99 TL.

Çevrim içi gösterimlere yoğun ilgi oldu, kombine biletler hemen tükendi. Kontenjanı kalan filmler için tekli bilet satışları filmonline.iksv.org sitesinde devam ediyor.

Kaçırmayın!