Çağdaş Ertuna

Çağdaş Ertuna

cagdas.ertuna@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

Birkaç yıl önce, eski Fransa Başkanı Valery Giscard d’Estaing’in oğlu, Fransız tatil köyü zinciri Club Med’in CEO’su Henri Giscard d’Estaing ile Bodrum’da röportaj yapmıştım.

Dünyanın her yerine tatile gidebilecekken ailesiyle tatil için Bodrum’u seçmesine şaşırmış ve nedenini sormuştum.

“Bodrum’un dünyada güçlü bir repütasyonu var. St. Tropez’yle mukayese ediliyor. Tarih, kültür mirası, doğal güzellik, gece hayatı çok önemli. Bodrum ideal bir kombinasyon” demişti.

Ardından da eklemişti, “Fransa’daki Côte d’Azur’la karşılaştırınca Côte d’Azur’da insan eli değmemiş yer bulmak neredeyse mümkün değil. Her yer betonlaşmış. Bodrum’daysa kıyıdan giderken çok kısa bir süre sonra tamamen çevrenin korunduğu ormanlık alanlar görüyorsunuz.”

Haberin Devamı

Burnundan kıl aldırmayan Fransızlar bile ormanlık alanlarımızı övüyordu.

Üstelik bunu söyleyen herhangi biri de değil, Türkiye’nin AB’ye girmesine karşı çıkanların başında gelen siyasetçi bir ailenin üyesi.

Dışarıdan görünen manzara bu, peki ama içeride durum nasıl?

Yangın Olimpos’a sıçrayınca gündeme geldi

Her yaz aynı şeyleri tartışıyor, aynı şeylerden şikâyet ediyoruz.

“Bodrum mu, Çeşme mi daha popüler olacak?” sorusuyla başlayıp, haziran ayı boyunca “Sezon geç açılıyor, her yer boş” diye söyleniyor, sonra da, “Ama çok da pahalı” diye bir de ekleme yapıyoruz söylediklerimize.

“Bodrum’da sezon uzamalı, yoksa bu fiyatlara mahkumuz” diye tekrarlayıp duruyoruz. İşletmeciler ise “Bu yıl yabancı turist gelmeyecek” serzenişinde.

Bütün bunlar olurken her yıl düzenli olarak orman yangını haberleri geliyor.

Yangın yakındaysa ilgileniliyor, ateş düştüğü yeri yakıyor, biraz uzaktaysa gündeme dahi gelmiyor.

Geçen yıl Bodrum’da Yalıçiftlik ve Torba cayır cayır yanmıştı, bu yıl ise kötü haber Antalya’dan geldi.

İlk başta Adrasan’da olduğunu duyanlar çok da ilgilenmedi konuyla.

Kumluca’ya bağlı, Adrasan Seylemit mevkiinin popüler kültürde önemli bir yeri yoktu.

Ne zaman ki yangının Olimpos’a sıçrama tehlikesi ortaya çıktı, Olimpos’ta oteller boşaltılmaya başlandı, işte o zaman Bodrum-Çeşme tartışmaları yapan İstanbullular da konuya dahil oldu.

Haberin Devamı

Ne de olsa, Olimpos demek Kadri’nin ağaç evlerinden Olimpos Lodge’a İstanbullular için de bir kaçış noktasıydı.

Zamane çocukları denize bu kadar yakın yerlerde yangının niye söndürülemediğini hiç anlamadı, okulda öğrendikleri bilgilerin gerçek hayatta çok da işe yaramadığını görmek durumunda kaldı. Yangın, tüm çabalara rağmen 20 saatte söndürüldü, ne kadar büyük bir kayıp olduğunu anlatmak mümkün değil.

Sosyal medyada isyan edenler arasında tanıdık bir isim vardı, Okşan Atilla Sanön.

Profesyonel bir iletişimci olmanın da etkisiyle bir protesto başlattı, “Ormanlar cayır cayır yanarken yerine yapılan tesise tatile gideni de orada sahne alan sanatçıyı da kabul etmiyorum” dedi ve otel ve sahneye çıkan sanatçıların isimlerini sosyal medyada paylaşmaya başladı.

Konunun gündeme gelmesi önemli ama tabii otelde sahneye çıkan müzisyenleri protesto etmeye gelene kadar daha yapılabilecek çok şey var.

Yaz boyunca aynı “Bodrum mu, Çeşme mi?” tartışmaları yapacağımıza, aynı enerjiyi orman yangınlarına karşı seferberlik ilan etmeye kullansak çok daha iyi olacak.

Haberin Devamı

Yabancıların anlata anlata bitiremediği, elimizde son kalan hazineyi korumak için herkesin bilinçlenmesi gerekiyor.