Aylarca Mikonos’a, Paris’e kaçtı söylentilerini dinledik, aylar sonra İstanbul’da yakalandı Deniz Seki.

Sanki müthiş gizli bir operasyon yürütülmüş, filmlerdeki gibi takipler kovalamacalar yaşanmış ve hiç olmayacak bir yerde yakalanmış gibi büyük bir başarıdan söz edildi.

Oysa hep birlikte gördük, Deniz Seki kaçmadı aslında...

Evet, teslim olmadı ama daha önce yaşadıklarından sonra, kendi dediği gibi “Hapishaneyi gördükten sonra”, ailesiyle bile görüşmesine izin verilmediği günlerde hapishane fotoğrafları bile gazetelere düştükten sonra, doğrusu kendi kendine gidip teslim olmasını kim bekleyebilirdi ki?

‘Kaderini yaşa ya da...’

Deniz Seki yakalandığında, belki de ilk defa bir firari yakalandığı için bu kadar üzüldük.

Nedeni belliydi: Hem suçlu olduğuna inanmadık, inanamadık, hem de suçlu olduğuna inandıklarımız dışarıda rahat rahat gezerken, onun bu kadar ağır bir ceza çekmesini anlamsız bulduk.

Kendisine zarar vermiş olabilir, böyle durumlarda hapis cezası yerine bir tedavi Bir rahat verelimsüreci de uygulanabilir diye düşündük.

Buna rağmen sanki ülkedeki bütün uyuşturucu sorunu Deniz Seki’den kaynaklanıyormuş ve uyuşturucu ticaretinin başında kendisi varmış gibi davrananlar oldu bu süreçte.

“Onu piyasadan silmek lazım” diyenler bile oldu.

Sonuç, Deniz Seki ağır bir ceza çekti.

Şimdi özgür kalmasına sayılı gün kala, tek konuştuğumuz, konser anlaşmalarından kazanacağı yüklü paralar.

Sanki o paralar demir parmaklıklar ardında geçirdiği günleri geri getirebilecekmiş gibi.

“Dünyada aşamayacağım bir yol olamaz/Bunu da unutma bir kenara yaz/O ne dedi, bu ne dedi diyene kadar/Kaderini yaşa ya da yenisini yaz” diyordu ‘Sözyaşlarım’da yer alan ‘AşkMüzikali’ şarkısında.

Şimdi, yenisini yazacak.

Bari bu dönemde bırakalım biraz nefes alsın, kazanacakları da boşuna çenemizi yormasın.

Şimdi Cappadox zamanı

Pozitifçilerin düzenlediği kültür, doğa, müzik, çağdaş sanat ve gastronomi festivali Cappadox bugün
başlıyor, 21 Mayıs’a kadar devam edecek.

Programda neler var?

Başlangıç sabahın ilk ışıklarıyla gün doğumu konserleri, yürüyüşler,
yoga ve açık hava etkinlikleriyle yapılıyor.

Müzik programında Rhye, Emma Shapplin featuring Mercan Dede, Acid Pauli, Kaan Tangöze, Peter Broderick & David Allred Duo, Ah! Kosmos, Kalben, Büyük Ev Ablukada, Ocean vs orientalis, İlhan Erşahin, Dead Combo, Lars Danielsson Duo, Kayhan Kalhor & Erdal Erzincan, Yasmine Hamdan gibi isimler var.

Küratörlüğünü Fulya Erdemci ve Kevser Güler’in üstlendiği çağdaş sanat programında ise bu yılın teması “Dünyadan Çıkış Yolları”nı yerli ve yabancı sanatçılar yorumluyor.

Peki ama kimler?

Alper Aydın, Annika Erikson, Deniz Gül, Erdağ Aksel, Chaupisat Kardeşler, Guillaume Bijl, Halil Altındere, Hector Zamora, İris Ergül, Karin Sander, Lara Favaretto, Mehmet Ali Uysal, Nermin Er, Serkan Taycan, Yasemin Özcan ve Yaşam Şaşmazer’in Cappadox’a özel ürettikleri, mekâna özgü yeni işler Uçhisar, Kızılçukur ve Avanos’ta sergilenecek.

Bir rahat verelim

Festivalin gastronomi programının başında ise şef Mustafa Otar var.

Piknik, Gurme Tadımlar gibi daha önceki yıllarda gerçekleştirilen deneyimlere bu yıl bir yenisi daha eklendi: Doğada Açık Ateşte Pişirme.

Cappadox Piknik’in bu yılki teması ise Anadolu’nun hikâyelere konu olan düğün yemekleri.

Gurme Tadımlar, Levon Bağış ile yemek kültürü araştırmacısı, yazarı Nilhan Aras’ın anlatımıyla Maara Konak’ta yapılacak.

Cappadox, bu yıl da Kapadokya’yı daha da ileri taşıyacak.