Cem Yılmaz, Twitter’dan duyurdu, sağlık çalışanlarına moral vermek için ücretsiz gösteriler yapmak istediğini. Aynı günlerde SMA hastalığına da dikkat çekmek ve yardım sağlamak için önemli bir adım attı.
Bunun sonucunda haksız yere ağır eleştirilere de maruz kaldı, “Reklam yapıyor” diyenler oldu, onlara sert cevaplar verdi.
Elbette, Yılmaz’ın yardımseverliğiyle reklam yapmaya ihtiyacı yok.
Zaten öyle bir dönemden geçiyoruz ki, söz konusu reklam yapmak bile olsa, yardımseverlik şu anda çok değerli çünkü yardıma ihtiyacı olanların sayısı giderek artıyor ve ne amaçla olursa olsun yardım etmek gerekiyor. Artık reklam mı, değil mi tartışmaları bile çok eskidi.
Yeni düzende konuşacağımız şeyler bunlar olmayacak. Cem Yılmaz’a dönecek olursak, çok büyük bir yetenek, çok güzel işler yapıyor, sosyal medya gücünü yardımseverlik için kullanması harika, ama ne yazık ki her zamanki hatasını tekrarlıyor. Yine hakkında her söyleneni, her yazılanı fazla ciddiye alıyor. Sosyal medyada her yazılanı bu kadar ciddi almamak gerektiğini öğrenmek lazım. Özellikle de bir kamuoyu figürüyseniz... Yoksa kendi kendinize her okuduğunuzdan etkilenip, derin yaralar alıp giderek daha da agresifleştikçe maalesef size hakaret edenler kazanıyor ve kaybeden siz oluyorsunuz. Her ne kadar her şey iyi bir amaç için başlasa da... Unutmamak lazım, insan öfkeyle en büyük zararı kendi kendine veriyor.

HAYVANSEVERLERİN DESTEĞİNİ BEKLİYOR

“1, 3, 5 derken günlük beslediğim ve bakımını üstlendiğim köpek sayısı 18’i bulunca ve arabamdaki torbalar dolusu mama nedeniyle başka yer kalmayınca yaşadığım bir farkındalık anıydı. Ben elimden geleni yapıyordum ama fark ettim ki bireysel çabam artık yetmiyordu. Bu hevesi ve sevgiyi ise, beni 13 yıl boyunca kendinden çok ve karşılıksız seven, bana sevmeyi ve dostluğu öğreten, tek mutluluğu yanımda olmak olan köpeğim Darwin aşıladı. Neden sokakta yaşayan her köpeğin onu seven bir ailesi yoktu? Hepimiz her gün görüyoruz. Evsiz, sevgisiz, susuz, yemeksiz olsalar da, bizlere güvenleri kalmamış olsa da, yine de bir umutla avuçlarımızın ve gözlerimizin içlerine bakıyorlar. Onlar bizi görse de biz ne yazık ki çoğu zaman onlarla ilgilenmiyoruz ya da ilgilenemiyoruz.
Ülke olarak çok zor bir dönemin içinden geçerken, ekonomi, sağlık, eğitim, aile, arkadaş, kardeş, komşu derken, çoğu zaman, yaşadığımız bu güzel şehrin her sokağını, köşesini paylaştığımız diğer paydaşlarımızı, dört ayaklı arkadaşlarımızı unutuyoruz” diye anlatıyor İpek Kıraç, SemtPati projesinin hikayesini. SemtPati bir mobil uygulama, sokak hayvanlarını kayıt altına alarak ihtiyaçlarını tespit etmeyi ve yerel yönetimlerin veriye dayalı karar alma süreçlerini desteklemeyi hedefliyor. SemtPati, önce İstanbul’la başlıyor ve tüm hayvanseverlerin desteğini bekliyor.

MAÇKA PARKI’NDA SANAT PAZARI

Birçok sanatçı Covid-19 nedeniyle çalışmalarına ara vermek zorunda kaldı. Şimdi İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), sanatçılara destek olmak amacıyla düzenlediği etkinlikleri genişleterek sürdürüyor.
‘Sanat Sizden Mekan Bizden’ projesi kapsamında önce sahne sanatları alanında emek veren sanatçılara destek verildi, şimdi ise plastik sanatlarda çalışma yapan sanatçılar için düzenlenen Sanat Pazarı açılıyor.
Şişli Maçka Parkı’nda bugün ve yarın 10.00-18.00 saatlerinde ziyaret edilebilecek olan Sanat Pazarı’nda resim, heykel, fotoğraf, kolaj ve çeşitli tekniklerde çalışan 17 sanatçının 135 çalışması yer alacak.
Peki ama hangi sanatçılar?
Anıl Taşezen, Atila Aktürk, Batuhan Sürgen, Batuhan Türker, Beyza Durhan, Candan Umur, Deniz Çobankent, Eda Çığırlı, Elif Ece Alarcin, Furkan Armutçu, Hasret Şahin, Musa Agün, Nermin Yokuş, Nurgül Dökmeciler, Umut Erbaş, Ümit Dizdar ve Zelen Nuran Tosun.