Kapadokya, artık Bodrum-Çeşme gibi hafta sonu destinasyonlarından oldu.
Nevşehir-İstanbul uçağında da, Ürgüp, Uçhisar, Ortahisar’da da birçok tanıdık isimle karşılaşmak mümkün.
Eskiden Peribacaları, yer altı şehirleri gezilirdi, balona binilirdi, şimdi ise nerede, ne yemeli, ne içmeli, nerede trekking yapmalı gibi farklı programlar konuşuluyor.
“Buraya İstanbul’dan daha kaliteli turist geliyor” diyor işletmeciler, ‘kaliteli’den kasıt daha çok para harcayan.
Nuri Bilge Ceylan’ın ‘Kış Uykusu’nun burada geçmesinin de etkisi var mutlaka.
Ama kabul etmeliyiz, esas değişim Argos’la başladı.
Argos, aslında Kapadokya’daki ilk lüks otel değildi ama tanıtımı özellikle İstanbullulara yönelik ve uluslararası yapılan ilk oteldi.
Nefis Peribacaları manzarasıyla da kısa sürede büyük ilgi gördü.
Buraya kadar gelenler Asmalı Konak’ın ilk bölümlerinin çekildiği Old Greek House’a öğle yemeğine, Muti ya da Ziggy’ye akşam yemeğine gitti.
Sacred House’un yıllar içinde ne kadar daha güzelleştiğine, her detayın ne kadar zevkle seçildiğine hayran kaldı.
İstanbul’dan transferler de başladı, The House Hotel Grubu Ortahisar’da Chapelle Cappadocia’yı açtı.
Kapadokya’nın birçok bölgesinde hummalı bir çalışma var, inşaatlar son hızla devam ediyor, her inşaat tedirginlik yaratıyor bünyede.Heyecanla bekliyoruz
Rezervasyon başladı
Yine de iyi şeyler de oluyor, Pozitifçiler geçen yıl Cappadox adlı bir kültür, doğa, müzik, çağdaş sanat ve gastronomi festivali düzenlemeye başladı.
Bu yıl “Gelin bahçemizi ekelim” temasıyla 19 -22 Mayıs tarihlerinde.
Festivalin sürpriz isimleri caz sanatçıları Sun Ra Arkestra ve Dhaffer Youssef. Diyarbakır Klasik Türk Musikisi Korosu’nun ilk ve tek Ermeni sanatçısı Udi Yervant, Ermenice, Kürtçe, Türkçe, Arapça ve Farsça şarkılarıyla Cappadox’ta.
Kapadokya’nın tarıma dayalı yaşam ve geçim modelinden turizme dayalı bir ekonomiye geçiş sürecine odaklanan Cappadox Çağdaş Sanat Programı Fulya Erdemci ve Kevser Güler küratörlüğünde Türkiye’den ve yurtdışından sanatçı ve işbirliklerini ağırlıyor.
Kapadokyalıların evlerinde pişen yemekler, Cappadox şeflerinin önderliğinde Bağlıdere (Aşk) Vadisi’nde kurulacak Cappadox Piknik’te tadılacak.
Cappadox’un gastronomi programında üç gün boyunca yer alacak Şeflerin Masası, Maksut Aşkar’ın, Şemsa Denizsel’in ve Avustralyalı Şef Sebbie Kenyon’ın çağdaş yorumlarıyla Maara Konak’ta sunulacak.
Doğa yürüyüşleri, bisiklet turları, yoga ve daha ilham verici çok seçenek var.
Geçen yıl Cappadox zamanında Mardin Bienali’ndeydim, gidenler anlata anlata bitirememişti. Bu yıl kararlıyım, kaçırmayacağım.
Biletler şimdiden satışa çıktı, otellerde yer bulmak giderek zorlaşıyor.
Biliyorum, önümüzü görmek zor, ama küçük mutlulukları kaçırmamak için bir an önce program yapmakta fayda var.