.

İstanbul, farklı ülkelerden ilginç yabancılarla tanıştığımız eski güzel günlerine geri dönüyor.
Son günlerde Bohemian Rhapsody’nin yönetmeni Bryan Singer’ın yanı sıra iki ilginç isimle tanışıyorum.
Biri Gertrud Schneider, Avusturya’nın önemli kayak merkezi Lech’te Kristiania’nın sahibi.
Mine Kalpakçıoğlu sayesinde Nişantaşı’nda Vakko Bistrot’da bir araya geliyoruz, Dünya’nın En İyi 50 Kayak Oteli arasında üç numarada yer alan Kristiania’nın hikayesini Gertrud’dan dinliyoruz. Gertrud, Olimpiyat şampiyonu kayakçı Othmar Schneider’in kızı ve oteli babası kurmuş. Her biri farklı tasarlanmış 29 odalı butik bir otel Kristiania.
Kayak sezonu beş ay sürüyor, aralıktan nisana kadar. Şimdi ise yaz sezonunda da oteli açmayı planlıyorlar.
Gertrud, çağdaş sanatın öneminden bahsediyor ve 2023’te Lech’te Frieze ve Art Basel gibi önemli sanat fuarlarının bir mini versiyonunu yapacağını anlatıyor. Tabii Türk müşterileri ne kadar önemsediğini de ekliyor.
Yanımızda Saffet Emre Tonguç olunca söz ister istemez Avusturya’yla olan tarihimize geliyor.
Kahve ve kruvasanın Avusturya’ya Türkler sayesinde gittiğini konuşuyoruz uzun uzun.

İstanbulda iki ilginç yabancı

İkonik çantalar tasarlıyor

Son zamanlarda İstanbul’da tanıştığım diğer bir yabancı ise Fransız çanta tasarımcısı Renaud Pellegrino. Beymen Morini’de L’appart’ın düzenlediği yemekte bir araya geliyoruz. Kariyerine 1960’ların sonlarında Cannes’da ayakkabı tasarlayarak başlamış.
Elleriyle çalışmayı sevdiği için heykeltraş, ressam veya yazar olmayı çok istemiş, fakat nasıl olacağını bilemediği için çanta tasarladığını düşünmüş hep. Sonra 80’lerin başında Yves Saint Laurent için çanta tasarlama şansı olmuş ve yıllar sonra kendi markasını kurmuş. Lauren Bacall, Catherine Deneuve, Paloma Picasso, Ürdün Kraliçesi Rania, Emma Roberts ve Cyndi Lauper gibi ünlü isimler çantalarını kullanıyor.
“Moda sektöründe moda haftası takvimlerine bağlı yaşıyoruz ve bize zaman kavramının gerçekliğini hatırlatıyorlar. Bu yüzden benim için zamansız olmak çok önemli ve bunu tüm çantalarıma yansıtmaya çalışıyorum. Neredeyse 40 yıl önce tasarladığım Cardinal çantanın günümüzde hâlâ güncelliğini koruduğunu görmek beni mutlu ediyor. Mini versiyonundan günlük kullanıma uygun büyük boyuna, Cardinal hâlâ en çok satan ikonik çantamız” diye anlatıyor Pellegrino.
Şimdi çantaları İstanbul’da da satılıyor. “İstanbul, Doğu ve Batı’nın birleşimini temsil eden heyecan verici kültür; tarih, felsefe ve estetik bir karışım yaratıyor. Türkiye bana farklı sanat formlarını, tekniklerini, tarzları ve benimsediğim Akdeniz ilhamını hatırlatıyor. Farklı kültürleri bir araya getiren bir köprü olan Kapalıçarşı’da kaybolup yeni ilhamlar bulmak için sabırsızlanıyorum” diyor Pellegrino.