“Kültürün içine insanların ruhlarına sızabilecek yeni değer yargıları enjekte edebilecek en önemli araçlardan biri de sanattır bugün. Sinemadır, edebiyattır, tiyatrodur” demişti Nuri Bilge Ceylan, Cannes Film Festivali’nde ‘Kış Uykusu’ ile 2014’te Altın Palmiye’yi aldığında.
Dün 29 Ekim’de Columbia Global Centers Istanbul ve Columbia University Sakıp Sabancı Center for Turkish Studies’te ‘Sinemasıyla Türkiye’ film serisinde konu Nuri Bilge Ceylan’ın ‘Kış Uykusu’ydu.
Nobel ödüllü Columbia profesörü Orhan Pamuk da film sonrası konuk konuşmacılardandı. Pamuk’a film eleştirmeni-yazar Stuart Klawans, NY Film Festivali’nin direktörü, Columbia profesörü Richard Pena da eşlik etti.
Sırada Yılmaz Güney’in ‘Umut’ filmi var, 3 Aralık’ta.
Columbia Global Centers’ın duyurduğu bir diğer kültür sanat etkinliği ise Columbia University danışma kurulunda olan Vuslat Doğan Sabancı’nın kurduğu Vuslat Foundation’ın Venedik Bienali’nde Mimari Toplantıları programında düzenlenen ‘Generous Listening’ (Cankulağıyla Dinleme) sempozyumu. Bugün Teatro Piccolo Arsenale’de gerçekleşecek sempozyumda sanatçı Giuseppe Penone bir konuşma yapacak.
Diğer katılımcı konuşmacılar ise sanat tarihçisi ve küratör Chus Martinez, mimar Francesco Bergamo, 2021 Mimari Bienalin küratörü Hashim Sarkis, Tufts University Generous Listening and Dialogue (GLAD) Center direktörü Kenann McKenzie, MIT profesörü Caroline A. Jones.

Kış Uykusuna Orhan Pamuk yorumu

HÜRREM PORTRESİ 126 BİN STERLİNE SATILDI

Sotheby’s Londra’da 27 Ekim’de gerçekleşen İslam Dünyası ve Hint Eserleri Müzayedesi’nde Hürrem Sultan’ın bir yağlıboya portresi satışa çıktı. Yüzyıllardır Hürrem Sultan’ın portreleri konusunda karışıklık var. Kıbrıs Kraliçesi Caterina Cornaro’yla da kendi kızı Mihrimah Sultan’la da karıştırılıyor. Ama Cornucopia dergisinin son sayısında Julian Raby imzalı makaleye göre, bu konu açıklığa kavuştu.
‘Matteo Pagani’nin Hürrem Sultan (Roxelana) baskısı -’La Rossa’- ve şimdiki eser arasındaki benzerlikler açıklıkla görülüyor. Gözlerdeki, dudaklardaki ve çenedeki benzerlikler Pagani baskısında ve Floransa’da Uffizi Galeri’deki St. Catherine of Alexandria sanılan portrede de var, Uffizi’deki portenin aslında Hürrem Sultan’a ait olduğunu da kanıtlıyor.
Uffizi’de Caterina Cornaro portresi olarak sergilenen ve Titian ile özdeşleşen portrenin aslında Hürrem Sultan’a ait olduğunu artık biliyoruz. Pagani’nin 1550’de yaptığı baskı sayesinde. Daha önce Londra Kensington Sarayı’nda ‘Rossa Femme de Soliman Empereur des Turcs’ ve Kent’te Knole House’da da ‘Hürrem’ portrelerini görmüştük. Hürrem Sultan’ın yaşadığı dönemde Osmanlı İmparatorluğu yükseliş döneminde, gücünün zirvesindeydi ve Hürrem Sultan da bu dönemin merkezindeydi. Hürrem Sultan hayattayken de şöhreti Osmanlı İmparatorluğu sınırlarını aşmıştı. O dönemde Türkler dışında da çok tanınması ne kadar önemli ve güçlü bir figür olduğunu kanıtlıyor” diye özetlemişti Sothebys’ten Benedict Carter geçtiğimiz hafta konuştuğumuzda.
Bu hafta 100-150 bin sterlin fiyat aralığında satışa çıkan portre, tam 126 bin sterline satıldı.
Henüz eserin alıcısı açıklanmadı, bakalım Hürrem Sultan Türkiye’ye dönecek mi?
Yoksa ‘Muhteşem Yüzyıl’ın da etkisiyle büyük ilgi gördüğü Dubai’ye mi gidecek?

Kış Uykusuna Orhan Pamuk yorumu