Dünyanın en önemli sanat fuarlarından biri Art Basel, sadece ticari bir organizasyon değil, aynı zamanda kültürel bir etkinlik. Yılda bir kez Basel, Miami Beach ve Hong Kong’da düzenleniyor.
Bu yıl 50’nci yılını kutlayan Art Basel, pandemi nedeniyle iptal edildi ve dijital platforma taşındı.
Bugün ise Art Basel Online Viewing Rooms’u gezmek için son şansınız.
Eskiden sanat fuarlarını gezmek için programlar planlanır, öncesine sonrasına yemek rezervasyonları yapılırdı, şimdi durum değişti
ama yine de koleksiyonerler arkadaşlarıyla ya da sanat danışmanlarıyla bir araya gelip evlerinde bilgisayarlarını yanyana koyup fuarı yine birlikte geziyorlar. Bu fuarın bir özelliği de Rupert Murdoch’un oğlu James Murdoch’un sahibi olduğu ilk edisyonu.
Murdoch, yakın zamanda Art Basel’in de sahibi olan MCH Group adlı şirketin 80 milyon dolar’lık bir yatırımla çoğunluk hissedarı oldu.
Hatırlarsınız, Art Basel’in sahibi MCH Group özellikle pandemi döneminde fuarların sadece dijital olarak gerçekleşebilmesi sonucunda büyük ekonomik sıkıntılar yaşadı, bu yüzden de yeni yatırımcılar arayışındaydı.
Sadece 21st Century Fox’un Disney’e satışından kendisi ve her kardeşi 2.2 milyar dolar kazanan James Murdoch gibi bir yatırımcı adayı elbette Art Basel için heyecan vericiydi.

Koleksiyonerler bilgisayarlarıyla buluşuyor


Ama tabii çağdaş sanatçılar fuar organizatörleri kadar bu duruma sevinmedi, özellikle Murdoch’ların ünlü politikacıları dinlediği telefon skandalından ve tabii Fox News’te CEO Roger Ailes’in Charlize Theron, Margot Robbie ve Nicole Kidman’ın başrollerinde oynadığı ‘Bombshell’ adlı filme de konu olan ‘MeToo’ hareketini büyüten taciz skandallarından sonra daha da zedelenen reputasyonları göz önüne alınınca. Unutmadan, bugün Art Basel’i gezmek isterseniz, www.artbasel.com/ovr sitesini tıklamanız yeterli.
Bir sonraki heyecanla beklenen online sanat fuarı ise 9-16 Ekim tarihlerinde gerçekleşecek Frieze London ve Frieze Masters.

Londra’da mekanlara erken kapatma zorunluluğu

Bodrum’da, Çeşme’de ve Göcek’te bitmeyen yaz devam ediyor, ama büyük şehirlerde sonbaharla birlikte karantina günlerinin başına dönüş de yavaş yavaş yaşanıyor. Evet, hiçbirimiz ilk günkü kadar korkmuyoruz Covid-19’dan, korksak bile en azından mart ayında olduğu gibi ne yapacağımızı bilemiyor değiliz.
Artık bir düzen kuruldu, önümüzde Covid-19’u iyi şekilde atlatan örnekler de var, tabii bir kez geçiren bir daha geçirmeyecek diye bir şey yok. Şimdi çok konuşulan ikinci dalga ile sosyal hayat da ister istemez etkileniyor. İngiltere tüm restoran, bar ve pub’ların her gece saat 22.00’de kapanmasına karar verdi. Bu uygulama tam altı ay boyunca devam edecek.
Bu da demek oluyor ki, iyi bir restorana gittiğinizde bile ana yemekle tatlınız aynı anda servis edilmek zorunda kalabilir ve tüm mekanlar aynı saatte kapandığı için, herkes aynı anda evine dönmek zorunda kalacağı için taksi bulmak imkansız hale gelebilir. Toplu taşıma araçlarının ise bu saatlerde çok kalabalık olmaması mümkün değil ve maske taktı-takmadı tartışmalarının olması da kaçınılmaz.
Şimdi İngiltere, bizim de zaman zaman tartıştığımız bu saat kısıtlamasını tartışıyor.
“Gece 10’dan önce Covid yokmuş, sonra mı çıkıyormuş?” diyorlar. Bakalım bize de benzer kısıtlamalar gelecek mi?